İlahi Şenol Hoca!
Fasulyenin hikâyesi mi olur?
Olur kardeşim, olur.
Hem de bal gibi olur.
*
Okullar ara tatile girdiğinde, her yıl olduğu gibi birkaç günlüğüne eşimin memleketi Balıkesir’in Gönen ilçesindeydik. Oradaki ailemiz, önceden belediyelik, şimdilerde mahalleye dönüşmüş pirinç diyarı Sarıköylüdür.
Bu, karın ufak ufak atıştırdığı soğuk bir kış gününde, Sarıköy’deki bağ evinde, toprak kapta pişen bir aşın öyküsüdür. Kayınvalidemin lezzetli ellerinde pişen bu kuru fasulyenin üç yüz yıllık bir miras olduğunu nereden bilebilirdim ki?
*
Gelelim şimdi merak ettiğiniz fasulyeden hikayeye
Yıl 1740 .
Rusya’dan Balıkesir’e göç eden Don Kazakları, ilk olarak Manyas Gölü kıyısındaki Kocagöl’e yerleşirler.
Osmanlı’ya sığınan bu insanlar, yeni bir hayat kurarken geçmişlerini de yanlarında taşır. Getirdikleri fasulye tohumları, bu göl kıyısında toprağa düşer.
O gün atılan tohum, sadece bir ürün değil, bir hatıradır.
Yıllar geçer. 1962’de Don Kazakları bölgeden ayrılıp ata topraklarına dönerler. Giderlerken geride kalan şey yalnızca evler değildir. Fasulye tohumları bu topraklarda kalır.
O günden sonra Manyas Kazak Fasulyesi, bölge insanının emeğiyle yaşamaya devam eder. Bugün coğrafi işaretle tescillenmiş olması, aslında bir resmî belge değil; uzun süren bir sahiplenmenin kaydıdır.
Bu fasulye çevre ilçelerde ekilse de özü; Kocagöl, Salur, Hamamlı, Kızıksa ve Akçaova köylerindedir.
Manyas Gölü’nün suları çekildiğinde, mayıs ve haziran aylarında toprak ortaya çıkar. Ekim yapılır, hasat sonbaharı bulur.
Ne fabrika görür ne makine…
Ayıklanır, güneşte kurutulur ve olduğu gibi kalır.
Mutfağa girdiğinde de aynı sadelik devam eder.
Klasik kuru fasulyeden çok daha hızlı pişer ve çok daha lezizdir. Akşamdan ıslatıldığında yarım saatte hazır olur.
Belki de bu yüzden Manyas Kazak Fasulyesi değerlidir.
Çünkü o;
Toprağa sabırla bakmanın,
Geçmişe saygı duymanın
Değerli mirasa sahip çıkmanın ürünüdür.
Bir gün bir sofrada bu fasulyeyi yerken, bilmediğiniz bir geçmişe de kaşık sallarsınız.
Gölün kıyısında atılan bir tohum, yıllar sonra kalbinize dokunur.
İşte bazı miraslar böyle sessizce yaşar, yaşatılır…
Sahip çıkanlar var olsun.
Bu topraklarda o tohumları getirenler nur olsun.
Bir gün herkese bu lezzeti tatmak da nasip olsun.
Sağlıcakla…