İzmir Selçuk doğumlu olan Soprano Selma Sallıoğlu, ailesi ile birlikte ortak olduğu göçebe hayatında Selçuk, Bursa, Ankara, Argenta (FE), Sirmione (BS), İstanbul'da ki yaşamlara da dahil olur. Ortaokul eğitiminden sonra, anne ve babasının yanına, İtalya'ya taşınan Sallıoğlu, dünyaca ünlü tenorlar Luciano Pavarotti’nin hocası Emma Raggi Valentini, Andrea Bocelli’nin hocası Alain Billard’dan özel dersler alır. Başarılı Türk kadını ve Soprano Sallıoğlu'nun, Selçuk'tan İtalya'ya uzanan hayatı, bugün dünya sınırlarını aşan bir azim ve başarı hikayesine dönüştü.
SOPRANO 'ÜST' ANLAMINA GELEN 'SOPRA' KELİMESİNDEN GELİR
İtalyanca kökenli Soprano kelimesi, operada, klasik müzikte kadın sesleri arasında en tiz ve en parlak ses aralığıdır. Orkestradaki en ince sesi çıkaran çalgılar için de kullanılır. "Üst" anlamına gelen "sopra" kelimesinden gelir. Operalarda, başrol karakterlerini üstlenir ve soprano kendi içinde Koloratur Soprano, Leggero Soprano, Lirik Soprano, Dramatik Soprano, Spinto Soprano olarak gruplara ayrılır. Kadınlarda orta incelikte ses mezzo-soprano, en kalın sesin alto olmasıyla kadın sesleri de 3'e ayrılır. Soprano Selma Sallıoğlu, bu grup içinde en yüksek notalara rahatça ulaşabilen, hızlı ve zor pasajları keyifle söyleyebilen bir ses olarak bilinen leggero koloratur sopranodur.
MESLEĞE BABASININ ARACILIĞIYLA BAŞLAR
Baba Mehmet Sallıoğlu, Selma Sallıoğlu'nun adını, Selma Güneri hayranlığından dolayı bizzat kendisi koyar. Kendisi dini eğitim almış bir hafızdır. Aydın ve modern bir kişi olarak ailesinden büyük destek gören sanatçı Sallıoğlu, mesleğe, babasının, İtalya'da kendilerine ait olan halı mağazasına gelen soprano olan müşterisi Sandra Mongardi ile tanışmasıyla başlar. Böylece, ilk şan hocası ile tanışarak, mesleğe ilk adımını atar.
SELÇUK'TAN İTALYA'YA UZANAN PAHABİÇİLMEZ YETENEK
Turizm ve ticaretle uğraşan ve bir ayağı İtalya'da olan bir aileden gelen Sallıoğlu'nun, İtalya serüvenine başlangıç hikayesi bu noktada kolay olur. Ortaokul eğitiminden sonra, anne ve babasının yanına, İtalya'ya taşınan soprano, kendini bu alanda geliştirmek için yeteneklerinin üzerine kararlılıkla giderek, ailesinden aldığı maddi ve manevi desteği de karşılıksız bırakmaz. Sahne sanatlarına büyük ilgisi ile gelişimine yön veren Sallıoğlu, yazılı kültürle güçlü bir bağ kurmak için yazma becerilerini de kısa zamanda geliştirir.'Sanat sadece şarkı söylemekten ibaret değil; söz yazmak, üretmek ve sahnenin farklı alanlarında var olmak bu bütünün ayrılmaz parçalarıdır.' sözleri ile sanatın hayatında varoluş hikâyesinin ne denli güçlü olduğunu vurgulayan soprano Sallıoğlu, yalnızca tiyatral bir metin olmayan ve müzikle iç içe geçen çok katmanlı bir yapıya sahip olan Libretto (opera metni) yazmaya başlar. Bu süreçte aryalar, düetler, trio, kuartet ve koro bölümleri için sözler yazarak ne kadar ileriye gidebileceğini keşfeder. Farklı bir kültürün içinde kendini keşfetme şansı yakalayan Sallıoğlu, yeni bir dil öğrenmek, sosyalleşmek ve yeteneklerinin farkına varmanın getirisini kariyerinin mihenk taşı olarak kullanarak, başarısını ülke dışında perçinlemeyi başarır.
HOCASININ PAVAROTTİ'NİN HOCASI OLDUĞUNU GAZETEDEN ÖĞRENİR
İtalya'da başladığı hayatına birçok başarı sığdıran soprano Sallıoğlu, Verona’da Evaristo Felice Dall’Abaco Konservatuarı Şan bölümünden mezun olur. İtalya eğitimleri sırasında ve Admission olduğu dersler esnasında, kendisine ders veren hocası Emma Raggi Valentini'nin, Pavarotti’nin hocası olduğunu gazeteden öğrenen Sallıoğlu, Andrea Bocelli ile de yine bir ders esnasında karşılaşma şansı yakalar. İlk sahne deneyimini, 16 yaşında operetlerde korist olarak ve sonrasında ‘Hair’ müzikalinde rol alarak başlar. Opera ve popüler müzik dalında Venedik’ten Roma’ya birçok konser ve sahne performansıyla gönülleri fethetmeyi başaran genç soprano, Roma’da tüm sözleri kendisine ait olan İlayda (Sanat Adı), Omnia Fluunt adlı bir albüm ve İstanbul’da, Özkan Turgay ile ‘İlayda Gökyüzünü Boyarım’ adlı ikinci albümünü çıkarır. Crossroads Kısa Film Festivali’ne ‘Ekomen’ adlı filmle katılan Sallıoğlu, senaryosunu yazdığı filme oyunculuk ve şarkılarıyla hayat verir. Kurucusu ve direktörü olduğu 'Mutluluk Korosu' ile de çok sayıda konser veren Sallıoğlu, piyano ve çello yanında akustik gitar ve bendir çalarak, şarkı sözü yazmaya devam ediyor.
İLK ALBÜM VE DÜNYA LİSTELERİNE DAMGA VURAN ÇALIŞMALAR
Sözleri kendisine ve müzikleri Piero & Massimo Calabrese kardeşlere ait olan "İlayda - Omnia Fluunt" adlı çalışma Sallıoğlu'nun ilk albümü olarak Roma'da çıkar. Dijital platformlarda tüm dünyada yayımlanan albüme, Omnia Fluunt yani Latince "her şey akıp gider" anlamına gelen 'İlayda'ismini verir.İkinci albümü, İstanbul'da Özkan Turgay ile hazırladıkları ve "İlayda Gökyüzünü Boyarım" adıyla dinleyiciyle buluşur. 2023 yılında ise Selçuk'taki göçebe kuşlardan ilham alarak çok sesli bir beste yapan Sallıoğlu, söz ve müziği kendisine ait olan, "Göçebe Kuşlar" ile "We Wish You a Merry Christmas için yazdığı ve Türkçe sözlerden oluşan yeni yıl şarkısıyla 18 ülkede dijital platformlara damga vurur. Mozart'ın "Bir Dahi Doğuyor", Bach'ın "Sihirli Müzik Kutusu' ve Vivaldi'nin "Masal Müzesi gibi çocuklara yönelik sahne projelerinde eğitimci ve oyuncu olarak yer alan Sallıoğlu, Kültür merkezlerinde ve okullarda da sahne alarak tutkusunu gelecek nesillere aktarmayı başarır.
14 DİLDE ŞARKI SÖYLÜYOR VE FARKLI ENSTRÜMANLAR ÇALIYOR
Farklı tarzlarda ve 14 farklı dilde şarkı seslendiren Soprano Sallıoğlu, ''Benim için ilham tek bir yerden gelmiyor'' sözleri ile farklı diller, kültürler ve duyguların birbirini beslediğini, müziğin kendisi için hayatı ifade anlamı olduğunu belirtiyor. Sanatçı, piyano dışında viyolonsel, akustik gitar ve bendir ile sahne performansları sergilemeye devam ediyor. Koç Üniversitesi'nde gerçekleşen, oda müziği resitaline de imzasını atan Sallıoğlu yeni besteler, şarkı sözleri, stüdyo kayıtlarıyla müzik hayataını yoğun olarak yaşamaya ve yaşatmaya devam ediyor. Kendisini, Opera kökenli bir ses virtüözü olarak tanımlayan Sallıoğlu, açıklamalarında, operanın kendisinin gözbebeği olduğunu belirtiyor. Müzik dışında, hayatın farklı alanlarında adım attığı proje çalışmaları ile mariftlerini hayatla ve sanatseverlerle buluşturmayı sürdüren soprano Sallıoğlu, sanata duyduğu tarifsiz aşk ve tutkusunu, ''Sanatın iyileştirici ve birleştirici gücüne inanıyorum, hayatının içindeki küçük mucizeleri notalara dönüştürmeye devam ediyorum. Benim hikâyem aslında hiç bitmiyor. Çünkü her şarkı, benim için yeni bir başlangıç.'' sözleri ile özetliyor.