1970 yılında meydana gelen 1970 Gediz Depreminin yıl dönümü kapsamında Gediz’de düzenlenen konferansta konuşan Üşümezsoy, özellikle Simav çevresine dikkat çekti.
Simav fayının henüz tüm enerjisini boşaltmadığını vurgulayan Üşümezsoy, bu hattın tek parça kırılması durumunda 6.5 büyüklüğünde bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. 2011 yılında yaşanan depremin süreci tamamlamadığını belirten uzman isim, “Bu fayın stresi bitmiş değil, risk devam ediyor” dedi.
Bölgedeki fay hareketlerini “piyano tuşları”na benzeten Üşümezsoy, riskin özellikle Simav, Sındırgı ve Gediz hattında yoğunlaştığını söyledi. Kütahya merkezinin ise coğrafi konumu nedeniyle daha düşük risk taşıdığını belirtti.
Öte yandan Emet ve Yeşildere çevresinde sık yaşanan sarsıntıların “deprem fırtınası” olarak değerlendirilebileceğini ifade eden Üşümezsoy, bu durumun büyük bir kırılmadan ziyade küçük ölçekli hareketlerin sonucu olduğunu söyledi.
Uzman isim, sıcak su kaynaklarının da fay hareketleri üzerinde etkili olabileceğini belirterek, bölgedeki sismik hareketliliğin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı.