Didim

Didim’deki Apollon Tapınağı’nın gerçek hikayesi ortaya çıktı! Sanıldığı gibi değil

Aydın'ın turistik ilçesi Didim ile özdeşleşen ve adını “Dıdyma” antik kentinden alan Didim’de bulunan Apollon Tapınağının kurulma fikri “hadi tapınak yapalım” demesiyle ortaya çıkmış bir fikir olarak kabul edilmezken, Tapınağın siyasal ve prestij rekabeti, tanrılara anıtsal mimariyle yaklaşma isteği sonucu yapıldığı ifade ediliyor.

Abone Ol

ÖZEL HABER | Aydın'ın Didim ilçesinde bulunan ve her yıl yerli ve yabancı yüzbinlerce turistin ziyaret ettiği Apollon Tapınağının kurulma fikri “tanrıya kalıcı bir ev yapma” fikri ile ortaya çıktığı öğrenildi. Didim’deki Apollon Tapınağı, antik Yunan dünyasının en büyük ve en iddialı kutsal yapılarından biri olarak karşımıza çıkarken, bu devasa tapınağın yapılması, tek bir kişinin “hadi tapınak yapalım” demesiyle ortaya çıkmış bir fikir değildir. Aksine, bu yapı Miletos toplumunun yüzyıllara yayılan kolektif, siyasal ve dinsel bir kararının sonucudur. M.Ö. 8.–7. yüzyıllarda Didim’de henüz bir tapınağın olmadığı, bu bölgenin ise tapınaksız bir kutsal alan olduğu öğrenildi.

O dönemde tanrı, bir yapı içinde değil, doğanın kendisinde algılanıyordu ve dolayısıyla “tanrıya bir bina yapalım” düşüncesi henüz ortada yoktu. M.Ö. 7.–6. yüzyıllarda, Arkaik Dönem’de İon’da büyük bir zihinsel dönüşüm yaşandı. Bu dönüşüm kentlerin zenginleşmesi, deniz ticaretinin artması, kentler arası siyasal ve prestij rekabeti, tanrılara anıtsal mimariyle yaklaşma isteği doğdu. İşte bu noktada, “tanrıya kalıcı bir ev yapma” fikri doğdu.



Didim ise kutsal alanı, siyasal olarak Miletos’a bağlıydı. Miletos’un artan zenginliği ve gücü, bu kutsal alanın da anıtsallaştırılmasını mümkün kıldı. Tapınağın inşası Miletos aristokrasisinin desteğiyle, kent meclisinin onayıyla, Branchidai (Brankhidler) rahip ailesinin dini otoritesiyle ve Apollon kehanetinin meşruiyeti altında hayata geçirildi. Bu süreç, bireysel bir karar değil; toplumun tamamının katıldığı siyasal dini bir mutabakat olarak karşımıza çıktı.