Cumhurbaşkanı Aydın’da, “Hizmete Devam” dedi

Abone Ol

2000 yılından günümüze kadar 8 kez Aydın’a gelen Sayın Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı sıfatıyla 9’uncu kez Aydın’ı ziyaret etti.

Aydın’ın bağrına bastığı Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın Atatürk Kent Meydanı’nda toplanan halka hitap etti.
Kış günü ve soğuk havaya rağmen meydana alınmayan bir grup vatandaş da alana gelmişti.

Meydanda beklenenden çok daha fazla kalabalık vardı.
Büyükşehir Belediye Başkanı, AK Parti İl Başkanı ve parti yönetiminin yüzleri gülüyordu.
Hepsi de çalışmalarının karşılığını almış görünüyordu. Milletvekillerinin de toplanan kalabalıktan son derece memnun oldukları belli oluyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın’da ilk kez AK Partili bir belediye başkanı tarafından karşılandı.

Son olarak 10 Ocak 2025 Cuma günü Aydın’a gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin 8. Büyük Olağan Kongresi’ne katılmıştı.
Bir yıl aradan sonra, 2026 yılı Ocak ayında yeniden Aydın’a gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kent meydanında vatandaşlarla buluştu.

Halka hitabında Aydın’a havaalanı müjdesi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan,
“Merak etmeyin; ülkemizde ve çevremizde her türlü terör bitecek, huzur gelecek” dedi.

“Biz proje üretiyoruz, CHP laf üretiyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Biz Hatay’a 455 bin konut yaptık, Hatay’a sahip çıktık. Özgür Özel ne diyor? ‘3 yıl sonra Hatay’a sahip çıkacağız’ diyor. Gülünç duruma düşüyorlar. Halka sundukları tek bir proje yok. Emeklileri kışkırtmaktan başka yaptıkları bir şey yok.”

Çeşitli açılışların ardından tören sona erdi.
Dünkü Aydınlıların Cumhurbaşkanına gösterdiği ilgiden sonra CHP, Aydın’da erken seçim ister mi bilmiyorum.

Sayın Cumhurbaşkanının Aydın ziyaretinden son derece mutlu duygularla ayrıldığını düşünüyorum.

**

BAYRAĞIMIZA DOKUNMAYIN, YANARSINIZ!

İç siyasette yaşanan kavga ve kargaşa, dış düşmanlara fırsat veriyor.
Huzur ve barış için milletimiz ve devletimiz çok şeye katlanıyor.

Huzurumuzdan, ekmeğimizden fedakârlık ediyoruz.
Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözü millî idolümüzdür” diyoruz.

Bu iyi niyetimizi kimse yanlış anlamasın.
Yanılıp da millî değerlerimize kimse dokunmasın, vatanımıza göz koymasın. Koyamaz.

“Ayrıştı” denilen bu millet, gerektiğinde şahin olur.
Bayrağımıza uzanan elleri yakar, yapanları bin pişman eder.

Milletimizin bayrağı ve bağımsızlığı için verdiği mücadeleyi dünya çok iyi bilir.
Bayrağımıza yapılacak saygısızlığı asla affetmez.

İstiklâl Savaşı’nda Atatürk ve ordusu bunu tüm dünyaya göstermiştir.

Bayrak, milletimizin üzerinde titrediği bir değerdir. Bağımsızlığımızın sembolüdür.

Sınırda yaşanan ve bayrağımıza yapılan saygısızlığın muhataplarının YPG ve SDG olduğu açıklandı.
Türk bayrağının indirilmesi ve yakılması milletimizi galeyana getirdi. Ancak Türkiye bu provokasyona gelmedi.

Her şeyi Kürtler adına yaptıklarını iddia eden bu hain terör grupları, Kürtlere en büyük ihaneti yapmaktadır.

Bu kirli ve sapık ellere güven olmaz.
Biz bunlarla mı “Terörsüz Türkiye”yi yaşayacağız?

Milletimiz, dış güçlerin desteklediği bu hainleri çok iyi tanıyor ve biliyor.
Türk ve Türkiye düşmanı bu yapılarla kalıcı huzur sağlanamayacağını da çok iyi biliyor. Buna rağmen barışı arıyor.

Barış ve huzur için son ana kadar sabrediyor, sabredecek.

Terör örgütleri inşallah Türkiye’nin bu kararlı duruşunu anlar ve ayağını denk alır.
Yoksa Türk ordusunun kendilerine ne yapacağını çok iyi bilirler.
Yeter ki sabrımızı taşırmasınlar.

**

ÜLKEDE ÇİRKİN NEFRET SİYASETİ BİTMELİ

Türkiye’de toplum sokağa itiliyor.
Şiddet, uyuşturucu ve kumar tehlikesi giderek büyüyor.

Ne yazık ki iktidar ve muhalefet acımasızca birbirini suçluyor, hakaret ediyor.
Gazi Meclis’te hizmet yerine kavga var. Toplum bundan derinden etkileniyor.

Bir düşünün…
15 yaşındaki bir çocuk, 14 yaşındaki arkadaşını bir kafede göğsünden bıçaklayarak öldürüyor.
Bu acı olay tüm Türkiye’de gündem oldu. Şu cesarete bakın!

Daha da vahimi; öldüren gencin arkadaşları, ölen çocuğun ailesini tehdit ediyor.
Biz bu noktaya nasıl geldik?

İnanılmaz olaylar yaşıyoruz. Ancak toplumun gözünden kaçan önemli bir nokta var:
Kimse bu yaştaki çocukların kafede ne işi olduğunu sorgulamıyor.

Yine beş yıl önce boşanan ama aynı evde yaşamaya devam eden anne-baba kavga ediyor.
Anne evi terk ediyor.
Çılgına dönen baba, 8 ve 6 yaşındaki iki öz çocuğunu öldürüp intihar ediyor.

Bu akıl ve mantık dışı olaylar maalesef ülkemizde yaşanıyor.

Hele hele milletin yakından tanıdığı ünlülerin kumar ve uyuşturucu içindeki yaşamları toplumun midesini bulandırıyor.
Türkiye bu olamaz.

Ülkenin dört bir yanı adeta uyuşturucu deposu hâline gelmiş durumda.
Bunu güvenlik ve emniyet güçlerimizin her gün yaptığı operasyonlarda görüyoruz.

Uyuşturucu artık kilo ile değil, tonlarca yakalanıyor.
Denetimsizlik arttıkça şiddet ve uyuşturucu olayları da artıyor.

Sanki yaşananlar bu ülkenin sorunu değilmiş gibi davranılıyor.
Siyaset adeta çökmüş durumda; olan biten kimsenin umurunda değil.

Partiler millet için değil, kişiler için çalışıyor.
Topluma kötü örnek olmaya devam ediyorlar.

Ülkenin sorunlarının çözülmesi gereken Meclis’te milletvekilleri kıyasıya kavga ediyor.

Beyler, yeter artık!
Millet nefreti sınırına dayandı. Bu ülke hepimizin.

Biraz da milletin birlik ve beraberliği için siyaset yapın.

Bu ayrışmanın bir tık sonrası nereye varır, bir düşünün.
Sizin millete yaptığınızı Yunan gavuru bile yapmadı.

Bu işin sonu, üzülerek söylüyorum, millî felakete gider.
Bunu kim ister?

**

PARTİLERİN KAYITLI ÜYELERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın internet sitesinde yayımlanan bilgilere göre, Türkiye’de 188 siyasi parti faaliyet göstermektedir.

Üye sayısı bakımından ilk sırada 11 milyon 543 bin 301 üye ile AK Parti yer almaktadır.

AK Parti’yi, 1 milyon 922 bin 757 üyeyle CHP takip etmektedir.

TBMM’de grubu bulunan partilerden;
MHP’nin 498 bin 21,
İYİ Parti’nin 391 bin 731,
DEM Parti’nin 16 bin 228,
Saadet Partisi’nin 314 bin 86 kayıtlı üyesi bulunmaktadır.

Yeniden Refah Partisi’nin üye sayısı 652 bin 933,
Demokrat Parti’nin 309 bin 27,
DEVA Partisi’nin 125 bin 962,
Büyük Birlik Partisi’nin ise 113 bin 675 olarak kayıtlara geçmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nde kapatma davası devam eden HDP’nin üye sayısı ise 3 bin 668’dir.

Anahtar Parti’nin 105 bin 342,
Anavatan Partisi’nin 22 bin 517,
Gelecek Partisi’nin 60 bin 494,
Türkiye İşçi Partisi’nin 35 bin 547,
Türkiye Komünist Partisi’nin 7 bin 9,
Vatan Partisi’nin 12 bin 311,
Zafer Partisi’nin 71 bin 84,
Demokratik Sol Parti’nin 22 bin 763,
Hür Dava Partisi’nin 15 bin 949,
Bağımsız Türkiye Partisi’nin ise 14 bin 450 üyesi bulunmaktadır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, siyasi partilerin üye sayılarını her yıl ocak ve temmuz aylarının ilk haftasında güncelleyerek kamuoyuyla paylaşmaktadır.