Bizim Medeniyetimiz, hayvanlara şefkati emreder

Abone Ol

Artık sokak köpekleri kabak tadı vermeye başladı.
İnsanlar bu sebeple teravihe gidemez oldular.
Bırakınız tenha köşeleri, ana caddelerde guruplar halinde dolaşan köpeklere kim dur diyecek?
Daha net bir soru: Sokaklar kimin?
Merhamet adı altında kuralsız merhametin bedelini kim ödeyecek?
Köpeklere çare bulun demek, hayvan karşıtlığı mı oluyor?
Bu, hayvan merkezli merhametin insan merkezli merhamete dönüşmesini engelleyen düzen nereye kadar sürdürülebilir?
Halbuki hayvanları sevmek, onları özgür bırakmak değildir.
Onların güvenliğini sağlamaktır.
Hayvan merkezli merhamet; belirli bir kurallara bağlı olursa bir anlamı olur.
Artık o hale gelinmiş ki toplumdaki “hayvan sevgisi” anlayışı toplum hayatının her alanına yayılmış durumda.
AVM’lerden otobüslere kadar her tarafı sarmalamış, tehlikeli bir hal almış.
Bu hal hem kul hakkına riayetsizlik hem de hayvan hakkına…
Peki bizim Medeniyetimizin hayvana bakışı nasıl?
Pergelin sabit ucunu inancımınız merkezîne alırsak çözüm bulmak daha da kolaylaşacaktır.
İslam Medeniyeti, bırakınız insana insan gibi muameleyi; insan dışı varlıklara şefkatle bakmamayı büyük günahlardan sayar.
Bu huşta bizim yegâne rehberimiz ise Resûlullâh (s.a.v.) Efendimiz’dir.
Eğer biz Müslümanlar O’na tabi olabilseydik bugünkü vahim hallerimizin hiçbirine maruz kalmaz idik.
Meselâ, Resûlullâh (s.a.v.) Efendimizin hayvanlara bakışını kendimize rehber edinseydik, onları ezebilir miydik?
***
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir.
O, insanlara merhametli olduğu gibi hayvanlara da son derece merhametli olmuş ve ashâbına da onlara merhameti tavsiyede bulunmuşlardır.
Hayvanların aç ve susuz bırakılmamasını, fazla yük yükletilmemesini, dövülmemesini, ateşle veya vurmak için hedef yapılarak eziyet edilmemesini tavsiye etmişlerdir.
Resûlullâh (s.a.v.) bir gün hayvanlarının üzerinde durup bekleyen bir topluluğa rastladı. Buyurdular ki:
“Hayvanlarınıza, onları yormadan güzelce binin ve (ihtiyacınız olmadığı zaman da) onları dinlendirin. Yollardaki, çarşı ve pazardaki konuşmalarınız için kürsü edinmeyin (üzerlerinde durup lakırtı etmeyin). Nice binilen hayvan vardır ki, sırtına binenden daha hayırlıdır ve AllâhüTebâreke ve Teâlâ’yı ondan daha çok zikretmektedir.” (Müsned-i Ahmed)
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hz. Âişe’yi daha önce hiç binilmemiş bir deveye bindirmiş ve ona “YâÂişe! Bu deveye yumuşak davran. Çünkü yumuşak huyluluk kimde olursa onu süsler ve kimden çıkarılırsa da onu lekeler.” (Sünen-i EbûDâvûd)
İbn-i Ömer (r.anhümâ) bir tavuğu hedef dikerek ok atan beş on gence rastlamıştı.
Bu gençler İbn-i Ömer’in (r.anhümâ) geldiğini görünce dağıldılar.
Hz. İbn-i Ömer (r.anhümâ):
“Bu tavuğu kim dikti? İyi biliniz ki Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir tavuğu (veya herhangi bir hayvanı) böyle hedef dikerek öldüren kimseye lanet etti.” demiştir. (Sahîh-i Buhârî)
Resûlullâh (s.a.v.) bir deve gördü.
Açlıktan sırtı karnına yapışmıştı:
“(Açlık, susuzluk, yorgunluk gibi hallerini) anlatmaktan aciz olan bu hayvanlar hakkında Allah’tan korkun. Sağlam oldukları zaman onlara binin, kesmeye elverişli oldukları zaman da onları (kesip) yiyiniz.” buyurdular. (Sünen-i EbûDâvûd)
***
Medeniyet olmak; “modern”likle değil; gerçek manada inancına tabi olmakla mümkündür.
Hülasâ; Bizim Medeniyetimiz, hayvanlara şefkati emreder.
HAMİŞ-1: Bu konuya komplo teorisi zaviyesinden bakmayınız. Hadiseye farklı açıdan bakmanızı tavsiye ederiz. Soykırımcı ABD-İsrail katil devletlerin İran’a saldırmaları akla şöyle bir suali getiriyor: Acaba; İran molla rejimi adına (Kasım Süleymani gibi) hareket eden birilerinin Sünni Müslüman coğrafyada işledikleri cinayetlerin ceremesini masum İran halkı mı çekiyor? Acaba bu savaş, molla rejiminin kaybolan itibarının yeniden ayağa kaldırma projesi mi? Böylesi bir kanlı proje olur mu demeyiniz; dünya neler gördü.
Hameney’in ölümü şii taraftarları nezdinde mazlum ve “şehit” mertebesine yükseltmiştir. Bu hal kime yarıyor? İran muhalefetine mi yoksa rejime mi?
Tefekkür sahiplerinin idrakine arz edilir. Ama ne olursa olsun masum İran halkının acılarını paylaşıyor, lanetli devletlerle mücadelesinde dua ediyoruz.
HAMİŞ-2: Okuyucularımın mübarek Ramazan-ı şerif bayramını tebrik eder, Bütün Müslüman aleminin uyanışına vesile olmasını Cenab-ı Hakk’tan niyaz ederiz.