Biz gazeteciler tarafız, tarafsız olamayız!

Abone Ol

Son zamanlarda basına yönelik “Tarafsız olun” eleştirileri yapılıyor.
Herkesin bir tarafı varken, “tarafsız kalan bertaraf olur” sözünün ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz.

Taraf olmak, dürüstlüğe engel değildir.
Önemli olan, neyin tarafında olduğunuzdur.
Aklıselim insanlar nazarında da, Allah indinde de kıymetiniz buna göre belirlenir.

Bizim davamız var, mefkûremiz var, ilkelerimiz var. Biz halkın sesiyiz.
Şuursuz ve duygusuz varlıklar gibi olamayız.
Biz haberde tarafsız, yorumda hürüz.

Bizim tarafımız bellidir:
Hak, hukuk ve adaletten yanayız. Dürüstlükten yanayız.

Biz körü körüne şahsi çıkarlarımız uğruna taraf olmayız.
Bizden menfaat bekleyenlerin yanında değiliz.
Evet, biz taraflı basınız.

Bize ne denildiği değil, bizim ne yaptığımız önemlidir.
Biz milletimizin tarafındayız.
Milletimizin ve devletimizin menfaatinin yanındayız.

Bizi biz yapan milli ve manevi değerlerimizin savunucusuyuz.
Hakkın ve hakikatin yanındayız.

Çok şükür ki vatan ve millet düşmanlarının, çıkar ve menfaat peşinde koşanların, hırsızların ve yolsuzların tarafında değiliz.

Hiçbir zaman heveslerimizin esiri olmadık.
Şahsi çıkar ve menfaat peşinde koşmadık.
Alavere dalavere ile makam ve mevki sevdasına kapılmadık.

Yalan olduğunu bile bile gerçekleri örtbas etmeye çalışanlara yazıklar olsun.
Doğru bilginin ve hakikatin yanında olmak bizim ilkemizdir.

Zaman “ama”lı cümlelerin zamanı değil.
Tarafsızlığa sığınma zamanı da değil.

Net ol!
Olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol!
Zaman taraflı olma zamanıdır.

**

BU NASIL BİR REJİM?

Devletler, halkının huzuru, güvenliği ve geleceği için çalışır.
Kendi halkı açken, sefalet içindeyken ülkesinin servetini bir avuç insan için harcamaz.

Güzellik dini İslamiyet’in neresinde insan öldürmek var?
Neresinde ilme, bilime ve medeniyete karşı olmak var?
Neresinde insan haklarına saygısızlık var?

Kadınlara her şey yasak. Sadece kocasının kölesi gibi görülüyor.
Bu nasıl bir rejim?

İslam ülkeleri neden ölümün, yokluğun, sefaletin ve savaşın adresi oluyor?
Neden Müslüman ülkelerde insanlar Cenab-ı Allah’ın verdiği ömrü huzur içinde yaşayamıyor?
Bebekler neden ölüyor?

Neden Ortadoğu’da insanlar ilimden, bilimden ve dünya nimetlerinden nasibini alamıyor?

Biz de bir Ortadoğu ülkesiyiz. Aynı coğrafyada yaşıyoruz.
Ancak demokrasi sayesinde huzur içinde yaşıyoruz.
Bilimden ve teknolojiden yararlanabiliyoruz.
Her konuyu tartışabiliyoruz.

Ortadoğu’da Türkiye’den başka hangi ülke 46 yıl terörle mücadele etti?
Ve bu mücadele sonunda ayakta kalabildi?

Gel de Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ü minnetle anma.

İran’ın dini lideri Hamaney’i eleştirenler var.
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski için de benzer değerlendirmeler yapılıyor.

Uluslararası güç dengeleri içinde yapılan yanlış hesapların bedelini halklar ödüyor.
Sonuçta yıkılan ülkeler, dağılan aileler ve büyük acılar kalıyor.

Cumhuriyet’ten bugüne ülkemizi yönetenlere minnet borçluyuz.
Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesine bağlı kalındığı için bu karmaşık coğrafyada ayakta kalabildik.

Onun için “Ne mutlu Türküm diyene.”

**

YİNE MASAL MI, GERÇEK Mİ?

“İl olacak ilçeler” haberi yeniden gündeme düştü. Heyecan yarattı.
Nazilli, aday ilçeler arasında 15’inci sırada yer aldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), nüfus, ekonomik yapı ve gelişmişlik kriterlerini esas alarak il olmaya aday 24 ilçeyi belirledi.

Açıklanan liste, uzun süredir il olmayı bekleyen birçok ilçede heyecan yarattı.
Ankara’dan bir ilçenin de adaylar arasında yer alması dikkat çekti.

Bu gelişme “Başkenten yeni bir il çıkar mı?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

İl olmak için yalnızca nüfus yeterli değil.
İlçelerin bağlı oldukları il merkezine uzaklığı, sosyo-ekonomik yapısı, altyapısı, kültürel ve tarihi değerleri de önemli.

Yapılan çalışmaya göre il olmak için:

  • Nüfusun en az 100 bin olması,
  • İl merkezine en az 30 kilometre uzaklıkta bulunması,
  • Şehirleşme, ulaşım, ekonomik çeşitlilik ve eğitim düzeyinin yeterli olması gibi 8 temel kriter aranıyor.

TÜİK verilerine göre bu kriterleri taşıyan bazı ilçeler şunlar:

  • Kozan (Adana) – 129.985
  • Kâhta (Adıyaman) – 120.378
  • Polatlı (Ankara) – 122.424
  • Bandırma (Balıkesir) – 149.469
  • Edremit (Balıkesir) – 121.437
  • Ergani (Diyarbakır) – 126.824
  • Yüksekova (Hakkâri) – 112.826
  • Elbistan (Kahramanmaraş) – 142.783
  • Lüleburgaz (Kırklareli) – 145.263
  • Ereğli (Konya) – 142.818
  • Midyat (Mardin) – 108.242
  • Ünye (Ordu) – 122.597
  • Cizre (Şırnak) – 133.908
  • Fethiye (Muğla) – 151.474
  • Nazilli (Aydın) – 153.879
  • Akhisar (Manisa) – 166.129
  • Erciş (Van) – 173.203
  • Ereğli (Zonguldak) – 174.619
  • Manavgat (Antalya) – 224.664
  • İskenderun (Hatay) – 246.639
  • Siverek (Şanlıurfa) – 250.100

Ancak unutulmamalı ki il olmak sadece teknik kriter meselesi değil; siyasi irade meselesidir.

Nazilli gerçekten il olacak mı?
Yoksa bu da bir heyecan dalgası olarak mı kalacak?

Yine masal mı, yoksa gerçek mi olacak?