Bir ülke, kurucusunu çocuklarının hayatından neden çıkarmak ister?

Abone Ol

Türkiye’de bir dönem sessiz sedasız kapandı. Yıllardır öğrencilerin emeklerinin karşılığı olan karne sistemi kaldırıldı. Yetmedi; o karnelerin en üst köşesinde yer alan, bu ülkenin kurucu lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün resmi de artık yok.

Bu sadece teknik bir değişiklik mi? Hayır. Bu, sıradan bir eğitim düzenlemesi hiç değil.

Karne; bir çocuğun yalnızca notlarının yazılı olduğu bir belge değildi. Aynı zamanda disiplinin, emeğin, sorumluluğun ve hedef koymanın sembolüydü. Öğrenci için bir muhasebe, veli için bir pusula, öğretmen için ise emeğinin somut karşılığıydı. Şimdi yerine getirilen “gelişim raporları” ise ölçmeyi belirsizleştiren, başarıyı muğlaklaştıran bir sisteme dönüşmüş durumda.

Asıl dikkat çekici olan ise karneden Atatürk’ün resminin kaldırılmasıdır.

Atatürk bu ülkenin herhangi bir tarihi figürü değildir. O, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusudur. Eğitimi “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller” yetiştirme hedefiyle şekillendirmiş bir liderdir. Onun resminin yıllarca karnelerde yer alması bir süsleme değil, bir mesajdı:
“Bu ülkenin geleceği sizsiniz ve bu Cumhuriyet size emanet.”

Bugün o mesaj bilinçli ya da bilinçsiz şekilde siliniyor.

“Çocuklar Atatürk’ü zaten derslerde görüyor” demek bu eksilmeyi hafifletmez. Çünkü mesele görmek değil, hissetmektir. Karnesini alan bir çocuğun göz hizasında duran Atatürk fotoğrafı, devletin çocukla kurduğu sembolik bir bağdı. O bağın koparılması, sadece bir görselin kaldırılması değildir; ortak hafızanın törpülenmesidir.

Üstelik bu ülkede Atatürk’ün adı ve resmi söz konusu olduğunda yapılan her “sadeleştirme”, her “yeniden düzenleme” toplumda haklı bir kuşku yaratmaktadır. Çünkü geçmiş tecrübeler bize şunu öğretmiştir:
Atatürk çoğu zaman bir anda değil, adım adım görünmez kılınmaya çalışılır.

Eğitim, ideolojiler üstü bir alan olmalıdır denir. Doğrudur. Ancak Cumhuriyet’in kurucusunu eğitimden sembolik olarak dışlamak, ideolojisizlik değil; bizzat ideolojik bir tercihtir.

Bugün karne yok. Yarın belki okul duvarlarındaki resimler “gerek yok” denilerek indirilecek. Sonra törenler sadeleştirilecek. Ardından isimler…

Sorulması gereken soru şudur:
Bir ülke, kurucusunu çocuklarının hayatından neden çıkarmak ister?

Bu ülkenin çocuklarının Atatürk’le sorunu yok. Onunla sorunu olanlar, onu çocuklardan uzak tutmak isteyenlerdir.

Ve bilinmelidir ki; Atatürk’ü karneden silebilirsiniz ama bu milletin hafızasından silemezsiniz. Çünkü Atatürk bir fotoğraf değil, bir fikirdir.
Ve fikirler, silgiyle yok edilemez.