Prof. Dr. Ercan, yaptığı açıklamada,''Duraysız bir yamacı geçici de olsa tutan, deniz kıyısındaki topuktur. Görülüyor ki, yine bilinçsiz kazılarla bu topuk kaldırılmıştır.'' sözlerine yer verdi.
Konuyu, sosyal medya hesabına taşıyarak, buradan kamuoyuna seslenen Jeofizik Yüksek Mühendisi- Jeolog, İTÜ E. Öğretim üyesi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, açıklamasında, ''Eski Kısmet Otel'in üzerinde bulunan karasal dil üzerinde yapılaşma ile kazı etkinlikleri sürdürülmektedir. Bu etkinliklerde, yamaçların dengeli, duraylı durumu yapılan bilim dışı kazılarla bozulmuş, son yoğun yağışlarla birlikte yamacın kaymaya karşı duran kayma direnci düşerek geniş boyutlu, hilal biçiminde, geriye doğru gelişmekte olan çok önemsenmesi gereken bir uçkun (yerkayması) gerçekleşmiştir. Uçkun ile birlikte, kaymanın baş, gövde ile etek alanı denize sürüklenmiştir.'' sözlerine yer verdi.
Ercan'ın açıklamaları şu ana başlıklar altında devam etti;
''YAMAÇ DUYARLILIĞI BİLİM DIŞI KAZILARLA BOZULMUŞTUR''
''Yapılan incelemelerde, yamacın dayanıksız, kayaçlaşmamış yamaç döküntüleri, ile ayrışık topraklardan oluştuğu görülmüştür. Bu birimlerin kaymaya karşı yaklaşık dönüşül (kritik) eğimi 13-140 iken, bilinçsiz yapılan yüzey kazımaları ile yamaç eğiminin yer yer 35 ile 450’ye vardığı gözlemlenmiştir. Kısacası, yamaç duraylılığı, bilim dışı kazılarla yaklaşık 2,5 ile 3 kat bozulmuştur. Ayrıca, duraysız bir yamacı geçici de olsa tutan, deniz kıyısındaki topuktur. Görülüyor ki, yine bilinçsiz kazılarla bu topuk, kaldırılmıştır. Bu ölçüde büyük yer yapılaşma/mühendislik yanlışının yapıldığı Kısmet alanında böyle bir yamacın kaymadan durması şaşırtıcı olurdu.''
''YER KAYMASI DOĞUDAKİ YAPILARA DOĞRU GENİŞLEME EĞİLİMİNDEDİR''
Kısmet Otel inşaat alanında oluşan yer kaymasının, doğudaki yolun bir bölünü de etkileyerek, doğudaki yapılara doğru genişleme eğilimi gösterdiğini vurgulayan Prof. Dr. Ercan, oluşumu engellemek için alınacak ivedi önlemleri de şu şekilde sıraladı;
''Tüm kazı işlemleri durdurulmalıdır. Kaymanın taç kısmına ivedi çelik perdeler çakılmalı, ya da ön gerilmeli soketler takılmalı, ya da betonarme kazıklardan bir perde ile bunun önüne dayanak yapılmalıdır. Yereldeki sığ sular barbakanlarla toplanarak alanda yeni kaymaları etkilemeyecek biçimde uzaklaştırılmalıdır. Kayma alanından oyulan toprak topuk, yerine kayalardan oluşan özgül ağırlığı büyük kayaç ya da betonarme bloklu yapay topuk oluşturulmalıdır. Alanda, yerinde jeofizik-jeolojik-jeoteknik incelemeler yaparak ileri önlemler alınmalıdır. Açılacak sığ kuyular içine inclinometreler koyarak kaymanın işlerliği izlenmelidir. Tüm bu işlemler bitmeden, kayma alanında önlemler dışında işlem ile yapılaşma yapılması yasaklanmalıdır. Önlem olarak arkadaki yapılar, boşatılabilir. Kayma alanı yeniden yapılaşmaya açılamaz. Bu bölge doldurularak uygun yamaç eğimi verilerek, üzerlerine derin köklü ağaçlar dikilerek yeşil alana dönüştürülmelidir. Yapılaşma Yönetmeliği'ne göre her yapılaşma öncesinde, Jeolojik-Jeofizik-Jeoteknik araştırma projesi yapılmalıdır. Projenin, uyum ve uyumsuzluklarının incelenmesi gerekmektedir.''