Olay, geçen yıl 5 Temmuz’da saat 03.30 sıralarında Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Yavuzköy Mahallesi’ndeki bir gazinoda meydana geldi. Özbekistan uyruklu Muattar Alıeva (35), çalıştığı gazinoda tabancayla başından vurulmuş halde bulundu. İhbar üzerine adrese jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Durumu ağır olan Alıeva, ambulansla Köşk Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı ancak doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı.
Olayın ardından başlatılan soruşturmada işletme sahibi Reşit Y. gözaltına alınırken, jandarma ekipleri E.K. (32), A.D. (34), K.K. ve A.Ç.’yi de gözaltına aldı. Şüpheliler, işlemlerinin ardından Aydın Adliyesi’ne sevk edildi.
Şüphelilerden Reşit Y. “Kadına karşı kasten öldürme”, A.D. kamera görüntülerini sildiği, E.K. ise suçta kullanılan silahı yok ettiği iddiasıyla “Delilleri yok etme” suçundan tutuklandı. Diğer iki şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. E.K. ve A.D., avukatlarının itirazı üzerine tahliye edildi. Soruşturma sürecinde İ.Y.’nin (38) de delilleri yok ettiği belirlendi.
Soruşturma kapsamında 40 kişinin ifadesine başvurulmasının ardından işletme sahibi Reşit Y., E.K., A.D. ve İ.Y. hakkında iddianame hazırlandı. İddianamede Reşit Y. hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilirken, diğer üç şüpheli için ise 5 yıla kadar hapis cezası istendi. Davaya ilişkin ilk duruşma görülürken, sanıklar ve avukatları mahkemede hazır bulundu.
“HEDEF GÖZETMEDEN SIKTI”
İlk kez hâkim karşısına çıkan sanık Reşit Y., maktulle aralarında günübirlik bir gönül ilişkisi olduğunu belirterek olay anını şu sözlerle anlattı:
“Muattar gazinoda konsimatris olarak çalışırdı. Ben de kendisiyle 5-6 ay geçici hevesle birlikteliğim olmuştu. Bu ilişki geçici hevesle olup sürekli bir birlikteliğe dayanamamaktadır. Sevgilim değildi. İnsan sevdiğini başkasının masasına göndermez. Olay günü ben müdüriyet odasında kameradan müşterileri izliyordum. Bu sırada müşteri Ahmet Ç’nin masasında bulunan Muattar’ın saçını çekerek toka attığını gördüm. Aşağıya inip Ahmet’i uyardım. Bu nedenle tartıştık ve Ahmet’e tokat attım, korumalar da onu hırpaladı. Korumaların onu hırpalaması nedeniyle devamlı müşterimiz olduğu için kendisini özür dilemek maksadıyla yeniden gazinoya davet ettim. Masasına içki ve Muattar’ı gönderdim. Üç saat oturdular. Ahmet, kasaya geldi, hesabın fazla geldiğini ve parasının olmadığını söyledi. Ben de kendisini müdüriyete davet ettim. Birlikte yukarıya çıktık. Kendisine nasihatta bulunup her gece gazinoya takılmasının yanlış olduğunu ifade ettim. Yukarı çıkarken işletme ortağı Metin K. bana silahı vermişti. Yukarıya çıktığımızda silahı masanın üstüne koymuştum. Garsondan içki getirmesini istedim. Ahmet’e Muattar ile ilişkisini sordum. Dışarıda görüştüklerini ve Kuşadası’na gidip birlikte denize girdiklerini söyledi. Olaydan 2 ay önce de arabadayken de Ahmet, telefonda Muattar’a ‘biz senle birlikte olmadık mı’ diye sordu. Muattar ‘birlikte olmadık’ demişti. Olay akşamı ben Ahmet ile konuşurken Muattar elinde içki bardağıyla odaya girdi. Ben ona dışarı çıkmasını söyledim. Muattar’ın, Ahmet’ın bana bir şeyler anlatacağından şüphelenerek geldiğini düşünüyorum. Ahmet ile ilişkisinden dolayı Muattar’a kendisinden ayrılacağımı söyledim. ‘Bir daha beni arama’ dedim. Bu sırada celallendi. Hedef gözetmeksizin sıktı. Silahı elinden almak istedim. Silah bir kez daha patladı. Muattar yere düştü. Oradakilere ambulans çağırmalarını söyledim. Ambulans gelene kadar da tampon yaptım. İlk defa başıma böyle bir şey geldiğinden eve gitmedim. Kardeşimin evine gittim.”
“BU OLAYDA MAĞDUR OLAN BENİM”
Sanık, olayda mağdur olduğunu belirterek, “Ben maktüle ateş etmedim. Ateş etmem için bir nedenim yok. Zaten sağ elimi kullanıyorum. Bu elimden yüzde 90 raporluyum. Bu olayda mağdur olan benim. Onu ben vurmadım. Ruhsatlı 2 tüfeğim dışında silahım yoktur. Bugüne kadar başka hiçbir olaya karışmadım” dedi.
Mahkeme başkanının otopsi raporuna ilişkin sorusu üzerine ise sanık, “Ben 1.82 metre boyundayım. Muattar benden kısaydı. Elinden silahı alırken silah patladı. Rapordaki bu hususun nedenini bilmiyorum. Suçsuz ve günahsız yere cezaevinde yatmak istemiyorum. Beraatımı istiyorum. Vicdanınıza sığınıyorum” ifadelerini kullandı.
İFADELER ÇELİŞTİ
Sanık E.K. ifadesinde, “Muattar yaklaşık 1 senedir orada çalışıyordu. Patronumuzun bu kadınla ilişkisi olduğunu biliyordum. Ahmet de sürekli gazinoya gelirdi. Ahmet, Muattar ile masada otururken kadının saçını çekti. Korumalar onu dışarıya çıkardı. Sonra Reşit ile Ahmet tekrar içeri girdiler. Ahmet ile Reşit müdüriyete birlikte çıktı. Ben garson olarak içeriye içki getirdim. Sonra çıktım, olayı görmedim” dedi.
Mahkeme başkanı, E.K.’nin jandarmadaki ifadeleriyle çelişkili beyanlar vermesi üzerine, “Biri mezarda kemikleri sızlıyor. Biri de belki boş yere cezaevinde yatacak. Bu yüzden senin hakkında yalan ifade vermekten suç duyurusunda bulunursak bana kızma” diyerek tepki gösterdi.
Sanık A.D., “Üç yıldır orada çalışıyorum. Reşit ile Muattar arasında 4-5 aydır ilişkileri vardı. Kıskanç bir bayandı. Konsimatris olarak çalışırdı. Olay anında orada değildim. Oraya geldiğimde Refik, ‘Niye kendini kıydın’ diyordu. Kamera kayıtlarını ben silmedim. Ben laptopu yerden kaldırdım. Bu yüzden jandarma beni sorumlu tuttu” dedi.
Sanık İ.Y. ise, “Gazino amcama ait. Olay günü kapı girişinde bekliyordum. İçerisini koruma sorumluluğu bendeydi. Olayın olduğu sırada tartışma duydum. Silah sesi duydum. Yukarı çıktığımda amcam Refik tampon yapıyordu. Emrah’ın ‘Al bu silahı ortadan kaldır’ diye niye söylediğini bilmiyorum. Ben silahı görmedim” ifadelerini kullandı.
“YA SEN BENİ VUR YA DA BEN KENDİMİ”
Tanık olarak dinlenen Ahmet Ç. ise, “Muattar ile iki kez dışarıda görüştüm. Çilek işiyle uğraşırım. Param olunca gazinoya giderim. Son zamanlarda gazinoya çok sık gidiyordum. Haftada iki üç kez gazinoya giderdim. Masaya Muattar geldi. Elimi omzuna atmıştım. Ben saçına dokundum. Kafası arkaya doğru eğilmişti. Çektim gibi anlaşıldı. Reşit masaya geldi. ‘Neden saçını çekiyorsun’ dedi. Dışarıya çıkardılar, korumalar bana vurdu. Reşit beni müdüriyete çıkartıp çok fazla gece kulüplerine takılmamam konusunda uyardı. Telafi etmek için tekrar bana masa açtırdı. Bayan tekrar masaya geldi. 2 saatten fazla oturup eğlendik. Muattar 7-8 içki içti. Hesap fazla gelmişti. O kadar param olmadığını söyledim. Reşit geldi. Kasa kalabalık diye beni müdüriyete çıkardı.
Silahı belinden çıkarıp masaya koydu. Biz konuşurken Muattar içeri geldi. Reşit abi ona dışarı çık dedi. O da ‘Sen beni nasıl kovarsın’ dedi. Sonra da ‘Ya sen beni vur ya da ben kendimi vururum’ dedi. Silahı alıp tetiğine asıldı. Bu sırada bir el ateş etti. Reşit silahı almak istedi. Bu sırada silah bir kez daha patladı. Ben oradan kaçtım” dedi.
MAHKEMEDE GERGİN ANLAR
Mahkeme başkanı, tanık Ahmet Ç.’ye yönelik olarak, “Adam senin yüzünden tutuklu. Kaç aydır içeride yatıyor. Seninle ilgili üç yerde swap çıktı. Ya silahı sen sıktın ya da yanındaydın” diye sordu. Tanık Ahmet Ç. ise, “Jandarma beni korkuttu. O gün alkollüydüm. Korktuğum için o gün farklı beyanlarda bulundum. Muattar o gün çok alkollüydü. Benim Muattar’la ilişkim yoktu. Şaka amaçlı birlikte olduğumuzu söyledim ama olmadık” dedi.
Üzerinde bulunan atış artıklarıyla ilgili soruya ise, “Bulunduğumuz oda küçüktü. Bu yüzden üzerime gelmiş olabilir” yanıtını verdi.
Olayla ilgili hazırlanan kriminal raporda, Reşit Y.’nin sağ ve sol elinde atış artığı tespit edildiği ve yakın atış olduğunun belirtilmesi üzerine Ahmet Ç., “Silah sürekli Muattar’ın elindeydi. Reşit ona müdahale etmek istedi. Silah ikinci sefer patladığında ben kaçıyordum. Silahın maktule olan mesafesini görmedim” dedi.
MAHKEME KEŞİF KARARI ALDI
Tüm ifadelerin ardından mahkeme heyeti, olay yerinde keşif yapılmasına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.