Çanakkale Savaşı’nın yalnızca bir askeri zafer değil, milletin bağımsızlık ve birlik ruhunun en güçlü simgesi olduğunu vurgulayan Özmen, şehitlerin emaneti olan Türkiye’yi daha ileriye taşımanın en büyük sorumluluk olduğunu ifade etti.
“BU DESTAN MİLLETİN İNANCIDIR”
Özmen, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü’nün 111. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi: “Tarih sahnesinde bazı duraklar vardır ki; orada sadece kan ve barut değil, bir milletin kaderi, haysiyeti ve bağımsızlık inancı yazılır. Bundan tam 111 yıl önce, yedi düvelin çelikten zırhlarına karşı etten ve kemikten bir kale inşa ettiğimiz o mukaddes destanın adıdır Çanakkale. Çanakkale; vatan toprağının her bir karışının, bedeli kanla ödenmedikçe asla teslim edilmeyeceğinin tüm dünyaya ilanıdır. "Çanakkale Geçilmez!" nidası, sıradan bir askeri parola değil; mazlumun zalime, milli iradenin emperyalizme karşı kazandığı eşsiz bir direniş manifestosudur. Edirne’den Kars’a, Diyarbakır’dan Trabzon’a, Halep’ten Üsküp’e kadar coğrafyamızın dört bir yanından gelerek aynı siperde omuz omuza şehadete yürüyen kahramanlarımız, bizlere sadece askeri bir zafer değil, kıyamete kadar yıkılmaz bir "kardeşlik ve birlik ruhu" emanet etmiştir. O topraklarda koyun koyuna yatan yüz binlerce kahraman, bugün üzerinde özgürce nefes aldığımız Türkiye Cumhuriyeti'nin sarsılmaz temeli, bağımsızlık tapumuzdur.”
“MİRASLARI ONURUMUZ, EMANETLERİ BAŞIMIZIN TACIDIR”
Özmen mesajında, “Çanakkale, Türkiye Cumhuriyeti'nin yazıldığı önsözdür” sözleriyle destanın tarihsel önemine dikkat çekti. Milletvekili olarak taşıdığı sorumluluğa vurgu yapan Özmen, “Gazi Meclisimizin bir mensubu, aziz milletimizin bir vekili olarak şunun derin bilincindeyim: Bizlerin omuzlarındaki en büyük sorumluluk, 111 yıl önce Çanakkale’de toprağa düşen o gencecik fidanların kanlarıyla yeşerttiği bu ülkeyi, onların aziz hatırasına yakışır şekilde muasır medeniyetlerin en zirvesine taşımaktır. Bu eşsiz destanın 111. yıl dönümünde; başta Anafartalar Kahramanı, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, "Söz konusu vatansa gerisi teferruattır" diyerek bir gül bahçesine girercesine toprağa düşen tüm aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve derin bir saygıyla anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. Mirasları onurumuz, emanetleri başımızın tacıdır” ifadelerini kullandı.