Semih Çakır, bilinmeyenlerini ve özel yaşantısını SES'e anlattı

Aydın’da iş insanı Semih Çakır, işletmesini yaptığı iki akaryakıt istasyonuyla kente değer katıyor. Çalışkan ve mütevazı kişiliğiyle tanınan Çakır, yıllardır AYGİAD yönetiminde de yer alarak kente hizmet etti. İki dönemlik yönetim kurulu üyeliğinin ardından geçen Şubat ayında AYGİAD’ın yeni başkanı seçilen Çakır, spor kulübü başkanlığı görevinde bulunarak da kent futbolunun yükselmesine destek verdi. Aydın’a olan sevgisiyle tanınan Çakır ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. ‘Size Dair’ adlı köşemizin 13’üncü konuğu olan Çakır, kendisine dair bilinmeyenleri ve özel yaşantısını gazetemizin muhabiri Mehmet Kavas’a samimi bir dille anlattı.

*Kendinizi tanıtabilir misiniz?


Babam 1970 yıllarında Almanya’da işçiydi. Bu anlamda ben de 1978 yılında Almanya’da doğdum. İlkokul yaşıma kadar Almanya’da yaşadım. Daha sonra Aydın’a dönerek ilkokulu Sultanhisar’da okudum. Orta ve lise öğrenimini de Aydın’da tamamladım. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunuyum. Şu anda bir tane Efeler’de bir tane de Sultanhisar’da olmak üzere iki adet akaryakıt istasyonu işletiyorum. İki dönem Aydın Genç İş İnsanları Derneği’nde yönetim kurulu üyeliği yaptıktan sonra şu anda derneğimizde başkanlık görevini yürütüyorum. Geçmiş yıllarda amatör futbol kulüplerinden Aydın İdman Yurdu’nda kulüp başkanlığı yaptım. Evliyim ve iki kız çocuk babasıyım. Orta seviyede İngilizce biliyorum.

*Hayatınızda bir dönüm noktası var mı? Gerek hayatınızda gerek kariyerinizde size etki eden bir kişi var mı?


Babamın bizim aile için verdiği en doğru kararlardan birinin Almanya’dan Türkiye’ye dönmek olduğunu düşünüyorum. Kaydım yapılmıştı ve ben Almanya’da ilkokula başlamak üzereydim. Babam, Semih, Türkiye’de yetişsin, Almanya’da kültür çatışması arasında kalmasın şeklinde verdiği karar, benim hayatımın bir dönem noktası oldu. Ayrıca ulusal devlet yapısına doğru hizmet eden, topluma ve yaşadığı topraklara fayda sağlamış her şahsiyetten etkilenirim.

*Hayatınızın olmazsa olmazı dediğiniz üç şey nedir?


Aile, milli devlet yapısı, güven ve samimiyet. Ayrıca denge kelimesi benim hayatımda çok önemli. Her şeyim dengeli. İlişkilerdeki denge, kullanımdaki denge benim olmazsa olmazlarımdandır.

*Hayatta bir pişmanlığınız var mı?


Üniversitedeyken layıkıyla çalışmadım. Daha kalıcı izler bırakabilecek sektörde çalışıp daha farklı deneyimler yapabilirdim. Ayrıca ben iyi futbol oynardım. Bu anlamda üniversite yıllarımda İzmir’de büyük takımlarda oynamak istedim. Ama bunun yerine bir alt takımlarda deneme yapmam gerekiyordu. Bunun da bazen pişmanlığını yaşıyorum.

*En sevdiğiniz huyunuz nedir?


İnsanlara güvenme huyumu seviyorum. Bazen zararı olsa da bu huyum, en sevdiğim huyum diyebilirim.

*En sevmediğiniz huyunuz nedir?


Herkesin hayatta konforunun artmasını istiyorum. Bu anlamda kimseye hayır diyemiyorum. O nedenle bu huyumu sevmiyorum.

*Bu konuda yetenekliyim dediğiniz bir alan var mı?


İnsan ilişkileri konusunda yetenekli olduğumu düşünüyorum. Empati konusunda yetenekliyimdir, bir olayı veya kişiyi iyi yorumlarım. Onun penceresinden bakarım.

*Neye tahammülünüz yok. En çok neye kızarsınız?


Dinlememeye tahammülüm yok. Yanlış bir şey konuşsa da sözünü kesmeden insanlar birbirlerini dinlemeli. Hangi konumda olursa olsun insanların birbirlerini dinlemesi gerektiğini düşünüyorum. İsrafa da hiç tahammülüm yok. Günlük hayatımızda her konuda israfa karşıyım.

*Aydın’ı tek kelimeyle anlatsanız ne dersiniz?


Aydın’da doğup büyüyen, ataları olan herkes çok şanslı insanlar. Aydın her açıdan çok verimli bir şehir. Aydınlı olmaktan sevinen ve övünen birisiyim. Aydın için o kadar güzel söz söylenmiş ki bize söylenecek söz kalmamış. Her açıdan muhteşem bir şehir derim.

*Bir toteminiz var mı?
Ben farkında olmadan yönlenme gibi bir şey oluyor. İlk kez yaptığım davranışları daha sonra farkında olmadan yine aynısı yapıyorum. Örnek vermek gerekirse, bir makamda ilk bir yere oturduysam daha sonra geldiğimde de oraya oturuyorum. Yer değiştirince sanki kendimi iyi hissetmiyormuşum gibi oluyor. Bu davranışıma kendim de anlam veremiyorum. Totem demeyelim ama arkadaşlarla maç izlerken o an yaşadığımız bir davranışımızın olumlu bir yansıması olduysa maç boyunca onu sürdürebiliyoruz.

*Hangi takımı tutuyorsunuz? En beğendiğiniz sporcu?
Galatasaraylıyım. Canlı olarak gördüğüm en büyük yetenek Ronaldinho. Mete Gazoz’u da beğeniyorum.

*Ne tür müzik dinliyorsunuz? En beğendiniz ses sanatçısı?
Arabesk, halk müziği ve özgün müzik dinlerim. Orhan Gencebay ve Müslüm Gürses’i beğeniyorum.

*En son izlediğiniz dizi ya da film? En beğendiğiniz sinema oyuncusu?
Yakın siyasi tarihle ilgili belgeseller izledim. Kadir İnanır, Gülşen Bubikoğlu, Uğur Yücel ve Şener Şen en beğendiğim oyuncular arasındadır.

*Hayatta en sevindiğiniz an?
1993 yılında Şampiyonlar Ligi’nde Galatasaray, Manchester United’ı elemişti. Bir de Aydınspor, Fenerbahçe’yi Kadıköy’de 6-1 yenmişti. Bu iki zamanda da çok sevinmiştim.

*Hayatta en üzüldüğünüz an?
Ortamda saygısızlık oluştuğunda üzülürüm.

*Elinizde sihirli bir değnek olsaydı, dünyada neyi değiştirirdiniz?
Barınma sorunu yaşamayan bir insanlık oluştururdum. Barınmanın doğal bir hak olarak verilmiş olması gerektiğini düşünüyorum. Barınma, açlık, sevgi ve yaşam hakkının en ön planda sosyal bir hak olarak insanın mücadele vermeden elde etmesi gerektiğini düşünüyorum.

*Dünyanın 8’inci harikasını seçmeyi size verselerdi, nereyi seçerdiniz?
Bütünüyle Aydın, İzmir ve Muğla derim.

*Bir şeyi icat etmek isteseydiniz bu ne olurdu?
Arabayı ben icat etmek isterdim.

*En sevdiğiniz yemek?
Ocak kızartması.

*En sevmediğiniz yemek?
Yemek ayrımı yapmam, her yemeği yerim.

*Günlük hayatta kullandığınız en sık kelime nedir?
90’lı yıllar.

*Çocukluğunuza dair en çok neyi özlüyorsunuz?
Sokak kültürünü özlüyoruz. Futbol başta olmak üzere sokakta oynadığımız tüm oyunlara özlem duyuyorum.

*Sizce, hayatı en değerli kılan şey nedir?
Güven duygusu ve saygı.

*En son okuduğunuz kitap?
Umut Üren’in yazdığı ‘Avrupa Hunları’ adlı kitabı okudum.

*En beğendiniz söz?
Güçlü olan mutlaka ve her zaman haklı değildir.

*En sevdiğin renk?
Kahverengi

*Hangi konu açıldığında sıkılırsınız?
Aile sorunları konusunda açıldığında sıkılırım.

*Hayatta bir korkunuz var mı?
Çocukların başına kaza, hastalık gibi kötü bir şeyin gelmesinden korkarım.

*Bir şeyin orijinaline sahip olmak isteseydiniz, bu ne olurdu?
Safkan bir at.

*Bir film çekseniz ismi ve konusu ne olurdu?
İsmi ne olurdu bilmiyorum ama konusu ise insanlık tarihi üzerine olurdu.

*Yapmaktan keyif aldığınız şeyler nelerdir?
Sohbet etmekten hoşlanıyorum. Halı sahada top oynamak, kahvehanede arkadaşlarla okey oynamaktan keyif alıyorum.

*20 yaşındaki kendinize ne söylemek isterdiniz?
Sporla daha çok ilgilenseydim derim. Daha çok kitap okusaydım, daha çok yer gezip vizyonunu geliştirseydin diye kendimi öğütlerdim.

*Gençlere bir çağrınız var mı?
Gençlerimiz, umutlarını kaybetmesinler, umutsuzluğa kapılmasınlar. Kendilerine güvensinler, en güzel şekilde kendilerini yetiştirerek ülkemize sahip çıksınlar.

- Aydın Ses Gazetesi, bölümünde yayınlandı
https://www.sesgazetesi.com.tr/roportaj/11190337/semih-cakir-bilinmeyenlerini-ve-ozel-yasantisini-sese-anlatti