Kış mevsimi, mü’minin ilkbaharıdır. Hadis

Kışın alametlerinden birisi de karın yağmasıdır. Kış mevsimi denince aklıma Hz. Muhammed (SAV)’in bir müjde ihtiva eden hadisi geldi.

Ebû Said el-Hudrî radıyallâhu anh’den rivâyet edildiğine göre Nebi sallallahu aleyhi ve sellemşöyle buyurmuştur:

“Kış mevsimi, mü’minin ilkbaharıdır.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 75.)

Hadis Alimi Prof. Dr. İsmail Lütfi ÇAKAN Hocamız, bu hadisi şöyle açıklıyor:

Kış mevsiminin, mü’min için ilkbahar oluşu, gecelerinin namaz, gündüzlerinin de oruç için müsait olmasıyla açıklanmaktadır. Hiç şüphesiz bu, diğer mevsimlere kıyasla, genel ve gerçekçi bir değerlendirmedir.
İlkbahar, tabiatta diriliş ve canlılık demek olduğu ve yazı müjdelediği için sevilen ve istenen bir mevsimdir. Bu temel gerçekten hareketle, kış mevsimini “mü’minin ilkbaharı” olarak niteleyen hadisimiz, bu mevsimi gece ve gündüzleriyle kulluk açısından yoğun olarak değerlendirmeye çağırmakta, dolayısıyla mü’minin hayatında manevi bir canlılığa vesile olmasını teşvik etmektedir. Hemen her canlının kış uykusuna yattığı, yani faaliyetlerinin belli ölçüde kısıtlandığı bir mevsimde mü’minin uyanıklığı ve diriliği elbette ona yeni, yepyeni bir bahar yaşatmış olacaktır. Nitekim hadisin Ebû Ya’la’dan gelen rivayetinde şu ilaveye yer verilmektedir:

“Gecesi uzundur, onu ibadetle ihya eder; gündüzü kısadır onu da oruçlu geçirir.”

Yine Deylemî’nin Abdullah İbn Mes’ud radıyallahu anh’den naklettiği hadiste de şöyle buyurulmaktadır:

“Kış mevsimine merhaba! Onda rahmet vardır, ibadet eden için gecesi uzun; oruç tutan için de gündüzü kısadır.”

Keza Enes b. Malik radıyallahu anh’den rivayet edilen hadiste de “Kış orucu, soğuk ganimet (veya âbidler ganimeti)dir” [el-Aclunî, Keşfu’l hafâ, II, 5] buyurulmaktadır.

Kış mevsiminin, mü’min için ilkbahar oluşu, gecelerinin namaz, gündüzlerinin de oruç için müsait olmasıyla açıklanmaktadır. Hiç şüphesiz bu, diğer mevsimlere kıyasla, genel ve gerçekçi bir değerlendirmedir.

Önemli olan, kış mevsiminin sunduğu fırsatın farkında olabilmektir. Öte yandan bilindiği gibi
“Namaz, dinin direğidir.”
Uzun kış gecelerini, bu din direğini güçlendirme gayretleriyle geçirmek, mü’mine ilkbahar diriliği ve bereketi kazandıracaktır. Geçmiş ihmallerin telafisi, zikirler, tevbe ve istiğfarlar, Kur’ân kıraati ve Allah rızası için kılınacak nafile namazlar hep uykusuz kalma endişesi çekilmeyen kış gecelerinin kazancı olacaktır. Bu ise, kış gecelerinde kulluk açısından bilenmek, donanmak yaza ve hasada hazırlanmaktır.

“Oruç kalkandır” ama zor ibadettir. Çünkü bütün gün boyu devam etmektedir. Mü’mini her türlü kötülükten koruyan böylesi bir ibadetin, daha kısa sürede yerine getirilebilmesi, uygulama kolaylığı yanında netice bakımından diğer günlerde tutulan oruçlardan asla farklı değildir. İşte bu kolaylık, “gündüzleri sâim, geceleri kâim” mü’min olmakta son derece yardımcı bir unsurdur. Bu da hiçbir zaman küçük görülmemelidir. Oruç borçlarının ödenmesi ve daha fazla nafile oruç tutulması, her zamandan çok bu günlerde gerçekleştirilmelidir.

Televizyon ve internet başında tüketilecek bir kış mevsimi ile elbette hadisimizde dikkat çekilen “ilkbahar”a ulaşılamaz. O halde şimdi, gece ve gündüzlere daha bir dikkatle sahip çıkma zamanıdır.
Ayrıca “uzun ve soğuk kış geceleri”nin, uzununu kısaltan ve soğuğunu daha da artıran bizi internet ve sosyal medya belâsını da hesaba katacak olursak, hadisimizin tesbit ve teşvikinin önemi kat kat artar.

Geçmişte yerli, millî ve dinî kültürün nakli yolunda değerlendirilen uzun kış gecelerini, gezek dediğimiz tefsir, hadis okumaları ile geçiren değerli büyüklerimiz yerine bugün elimizde, 24 saat yanımızda bir uzvumuz gibi olan internet, sosyal medya başında tüketilecek bir kış mevsimi ile elbette hadisimizde dikkat çekilen “ilkbahar”a ulaşılamaz.

O halde şimdi, gece ve gündüzlere daha bir dikkatle sahip çıkma zamanıdır. Elbette bunun milletçe ve ümmetçe alınacak tedbirleri ve ferdî planda geliştirilecek önlemleri vardır.

“İlkbahar”larının, akıl almaz gereksizliklerle heder edildiğini gören mü’minler, her halde işe bu noktadan başlamayı daha fazla geciktirmeyeceklerdir.

Allah mü’min gönüllerin ve mü’min yuvaların yardımcısı olsun.

2 Şubat 2022 Çarşamba günü Üç Aylar başlıyor. Yani 1 Recep 1443.
3 Şubat 2022 Perşembe günü Regaib Kandilini idrak edeceğiz.
Üç aylarınız mübarek olsun.

Cuma’nın selamı, rahmeti ve bereketi hepinizin üzerine olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Vehbi Akşit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aydın Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Aydın Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aydın Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizi nasıl buldunuz?