İnsanın en başta gelen vazifelerinden biri helal dairede yaşamak, helal kazanmak ve helal yolda harcamaktır. Allah bizi imtihan etmek için bazı şeyleri haram, bazılarını da helal kılmıştır. Fakat helal dairesini o kadar geniş tutmuştur ki, harama girmeye ne ihtiyaç ne de mecburiyet vardır. Sonra haram daireyi mayınlı bölge gibi tehlikelerle doldurmuş, helal daireyi de meyvelerle dolu güllük gülistanlık bir bahçeye döndürmüştür. Birçok emir ve yasağı da sırf bizim iyiliğimiz, dünya ve ahiret mutluluğumuz için koymuştur.
Helal kazanç, helal rızık, helal yaşam İslam’ın şiarlarıdır. Helal kazanç, alın teri ister, beceri ister, ehliyet ister, kanaatkârlık ister.
Allah’a kul olabilmek, ibadetleri hakkıyla yerine getirmek ve mutlu bir hayat yaşayabilmek için, kazancın mutlaka helal olması gerekir. Nasıl ki, hakiki bal kıymetli ve şifalı ise, saf helal olan rızık da öyledir. Aile fertlerinin temiz yetişmesinde kazancın büyük etkisi vardır. Helal kazanç, aile fertleri açısından hamur için sağlam bir maya gibidir.
Yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Ey peygamberler! Temiz, helal rızık yiyin ve salih amel/güzel iş yapın.” (Mü’minûn suresi, 23:51)
Hz. Peygamber (s.a.v.) de: “Allah temizdir, ancak temiz olanı kabul eder; Allah peygamberlere neyi emretmişse müminlere de onu emretmiştir.” buyurarak bu ayeti okumuştur. (Müslim, Zekât, 65)
Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Ey inananlar! Size verdiğimiz rızıkların temiz/helal olanından yiyin ve Allah’a şükredin.” (Bakara suresi, 2:172). Başka bir ayette şöyle deniyor: “(Ey Muhammed!) De ki; çokluğu sizin hoşunuza gitse de pis olan ile temiz olan bir olmaz.” (Mâide suresi, 5:100 ). Bir başka ayette ise şöyle buyurulur: “Allah habis/haram olanın bazısını bazısı üzerine koyarak hepsini biriktirir ve onun sahibini cehenneme koyar. İste bunlar ziyandadır.” (Enfâl suresi, 8:37)
Hz. Peygamber (s.a.v.) bu son okuduğumuz ayeti okuduktan sonra bir kimseden bahsetti ve şöyle buyurdu: “Öyle ki, uzun süre yolculuk yapmış, üstü başı dağınık, tozlar içinde ellerini göğe doğru kaldırıp “Ey Rabbim, ey Rabbim!” diyerek dua eder, oysa ki, yediği haramdır, giydiği haramdır, haram gıda ile beslenmiştir; bu adamın duası nasıl kabul olunsun?” (Müslim, Zekât, 65).
İyi bir Müslüman olabilmek için az, öz ve helal yollardan gelen rızka razı olmak gerekir. Çok mal biriktirip dünya ve ahirette bunun hesabını veremeyecek durumda olmaktansa, az, fakat helal ve yetecek kadar kazanmak daha iyidir. Yüce Allah, çok mal kazanmadığı yahut çok mal biriktirmediği için hiç kimseyi sorguya çekmeyecek, fakat kişi eğer haram mal kazanmış ise ona mutlaka bunun hesabını soracaktır. Bu bakımdan şuurlu bir Müslüman helal kazanan, helal yiyen, helal giyinen ve helal yaşayan kimsedir.
Helal kazanmanın yolu çalışmaktan geçer. Çalışmak dünya hayatında güzel işler yapmanın ve başarmanın temelidir. Çalışmadan kazanmak yahut başarmak mümkün değildir. Yüce Allah dünya hayatını imar etmek için kullarına çalışacakları zamanları bağışlamıştır. Geceyi dinlenme vakti, gündüzü de geçimi sağlama ve yaşama vakti olarak yaratmıştır.
Yanında işçi çalıştıranlar da işçinin haklarına riayet etmeli ve günün şartlarındaki ücreti vermelidir. En önemlisi de Efendimizin, “İşçiye hakkını, alın teri kurumadan önce verin!” (İbn Mâce, 2/817) buyurduğu gibi işçilerin ücretlerini zamanında ödemelidir.
Müslümanların bütün çalışmalarının temelinde, sağlam bir niyet, güzel bir düşünce bulunmalıdır. Ticaret hayatına atılan bir kimsenin, önce Allah rızası için helal rızık elde etmeyi niyet etmesi, gerekli araştırmaları yapması, sonra da Allah’a tevekkül ederek adımlarını atması gerekir. Gelişigüzel tarzda ticarete atılmakla kişi başarı elde edemez.
Yüce dinimiz, dünya hayatında Müslümanların çalışmalarını ve başarmalarını istiyor. Hz. Peygamber (s.a.v.), hayat boyu hiç durmadan çalışmış ve bütün teşebbüslerinde başarılı olmuştur. Bizler de çalışalım, helal ve tertemiz kazanç elde eldim; aile fertlerimize helal rızık götürelim ve Allah’a iyi kullar olarak hayatımızı sürdürelim. Bizlerde çalışmaya devam edelim. Rabbimizin taksimine razı olalım. Çünkü helal mal kazanmak için çalışmak, bir mümin için ibadettir.