9 Ekim, Nazilli tarihinde önemli bir gündür.9 Ekim; Ulu önder, büyük kurtarıcı Mustafa Kemal Atatürk’ün, şirin Nazilli’mize gelişi, Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin, sanayi hamlesinin ürünü ilk dokuma fabrikası, Nazilli Sümerbank’ı açtığı gündür.
Kurtuluş Savaşımız başarı ile sonuçlandıktan sonra, Gazi Mustafa Kemal Atatürk; “…askeri ve siyasi bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla taçlandırılabilirse korunabilir.” anlayışı ile eğitim ve kültür alanında, sanayide de büyük bir hamle için adım atılmıştır. Bu anlamda da, hammaddenin en bol yetiştiği, ulaşımın en rahat sağlanabileceği yer olarak seçilen Nazilli’de de ilk 5 yıllık kalkınma planı içerisinde Türkiye’nin ilk Basma Fabrikasının kurulmasına karar verilmiştir. Temeli 25 Ağustos 1935’te atılan Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası 18 ay gibi kısa bir sürede inşa edilmiş, 9 Ekim 1937’de Atatürk tarafından bizzat açılmıştır.
Atatürk’e göre fabrikalar, sadece üretimin yapıldığı alanlar değil, Aynı zamanda araştırma ve geliştirme yapılan birer AR-GE çalışmalarının yapıldığı laboratuvar, eğitim ve kültürel gelişimimize katkı sunacak birer okul, Her türlü sanat ve spor çalışmalarına destek sunan birer sosyal alan, kısacası salt üretimin gerçekleştiği bir mekan değil, koskoca bir kampüs olarak düşünülmüş ve o dönemde inşa edilen fabrikalar bu anlayışla yapılmıştır.
O dönemin koşullarında 8 Milyon TL’ye, dönemin Sovyet Rusya’sına inşa ettirilen fabrikanın parası da, Narenciye ihracı ile ödenmiştir. 800 tezgah ve 2500 işçi ile üretime başlayan Nazilli Sümerbank basma fabrikası, başlangıçta 20 milyon metre basma üretimi ile başlasa da, zamanla çalışan sayısı da, tezgah sayısı da kat be kat artmış milyonlarca metre kumaş üretimi gerçekleştirerek, adını tüm dünyaya duyurmuştur. Ülkemizin Tekstil alanında dünyada yüz akı olmuş, küçücük bir Anadolu kasabası Nazilli’nin adını tüm dünyaya duyurmuş, “Nazilli basmaları, Nazilli de dokunur. Mektup yazma sevdiğim askerde okunur…” sözleriyle başlayan, türküye konu olmuştur.
Sümerbank basma fabrikası, Nazilli’nin kültürel yapısının gelişmesine büyük katkı sağlamıştır. Küçücük bir Anadolu kasabası Nazilli çevre il ve ilçelerden gelen göç ile çok kısa sürede büyük bir gelişim göstermiş, adını tüm Türkiye ye duyurmayı başarmıştır.
Sümerbank, sadece basma üretiminin yapıldığı bir mekandan ibaret değildir. Kreşiyle;
çalışan işçi annelerin en büyük yardımcısı.1000 öğrencinin eğitim öğretim yaptığı; Sümer İlköğretim Okulu ile, Kütüphanesiyle; Nazilli öğrencilerinin en önemli başvuru kaynağı, Balo Salonuyla, Tiyatro ve Sinema Salonuyla, Tenis Pistiyle, İşçi Radyosu ile, 1300 konutluk işçi lojmanları ile, Lojmanlarda kalmayan çalışanları Fabrikaya taşıyan, Nazilli’ye simge olmuş, mini treni; Gıdı Gıdı’sı ile, Türkiye’nin ilk ızgaralı futbol sahasıyla, adını tüm Türkiye’ye duyuran ve dönemin en önemli Futbol Kulüplerini Galatasaray’ı, Fenerbahçe’yi, Beşiktaş’ı Nazilli de ağırlayan , Türk Futboluna Recep Adanır’ı, Rıdvan Dilmen’i armağan eden Sümer Sporuyla, kendi enerjisini kendisinin ürettiği enerji santrali ile, Saunası, Hamamı, Lokali ile gerçek bir sosyokültürel alan olmuştur.
Sümerbank ve Sümer kampüsü sayesinde Nazilli çok kısa sürede büyük gelişim göstermiş, Türkiye’nin en hızlı aydınlanan, çağdaşlaşan kentlerinin başında yer almış, bunun sonucu olarak da bugün ülkemizin yüz akı birçok aydın ve bilim insanı Nazilli’den yetişmiştir.
Son 20 yılda izlenen, özelleştirme politikaları nedeniyle, dönemim maliye bakanı, Kemal Unakıtan’ın; Sümerbank için; “Babalar gibi satarız…” düşüncesi sonucu, Ne yazık ki, O güzelim eser, kendi kaderine terk edilmiş, bugün eski işlevinden yoksun, büyük bir bölümü mesire alanı olarak sanki Sümer Mezarlığı olmuştur.
Bugün, Sümerbank Mezarlığına gidip de, harabe haline dönüşmüş o fabrika binalarını gören, o güzelim Sümerbank kampüsünden eser kalmadığını görüp, içi burkulmayan, hüzünlenmeyen bir tek Nazilli sevdalısının olacağını düşünemiyorum.
9 Ekim Nazilli için, Nazilli Sevdalıları için; Nazilli’yi Nazilli yapan, Nazilli’nin Türkiye de adından söz edilir, çağdaş bir kent olmasını sağlayan, Sümerbank’ın kurucusu ve Nazilli’ye 9 Ekim 1937’de bizzat gelerek açılışını gerçekleştiren; Mustafa Kemal Atatürk’ ü şükran ve minnetle anma günüdür. Nazilli’mizin gururu Sümerbank’ı da, babalar gibi satarak yok edenlere içimizden gelen duyguları her duamızda dile getirme günüdür.