Afganistan’da Yeni-Muhafazakârlık ya da “Neo-Con”izm sonu

Neo-Conizm(Neo-Conservatif-Yeni-Muhafazakârlık);Neo-conservatif “klasik muhafazakâr doktrin ile ilgili olmaktan çok, Amerika’nın bugünkü statükosunu ideolojisi ile alakalıdır. Bu ideolojinin özünü, bugünkü Amerikan siyasi kurumlarında somutlaşan şekliyle ‘Amerikan değerleri’nin insanlığın nihai-evrensel durağı olduğu düşüncesi meydana getirmektir. Amerikan yöneticilerine kuvvet yoluyla ‘demokrasi ihracı’nı böylesine normal gösteren de budur(Mesut Mezkit, ‘Neo-Con’izmin Emperyalist Fikri, YFD Yayınları 2011 Aydın- shf.9).

Demiştik.

Afganistan’da -özelde ABD- genelde ise Batı’nın Vahşi Kapitalist zihniyetinin ortaya çıktığına şahit olmaktayız.

Onlar için insanın değeri yoktur.

Çıkarlar önemlidir.

***

Japon asıllı Amerikalı Francis Fukuyama Neo-conizmi şöyle açık etmişti: « Batı’nın ya da Batı Düşüncesi’nin zaferi, her şeyden önce batı Liberalizmi’ne alternatif olduğu varsayılan sistemlerin büsbütün tükenmesi olayında kendisini göstermektedir.

Belki sadece Soğuk Savaş’ın ya da savaş sonrası dünya tarihinin sona ermesine değil, fakat insanoğlunun ideolojik evriminin son noktasına ulaşması ve beşeri yönetim biçiminin son evresi olan batılı Liberal Demokrasi’nin evrenselleşmesi anlamında tarihin sonuna şahitlik etmekteyiz» (a.g.e.,shf.50).

Aslında burada söylenmek istenilen “Kapitalizmin Vahşi Yüzü” janjanlanmış halini “ötekilerine” dayatmaktır.

Nedir Kapitalizmin Vahşi Yüzü?

Daha evvel ifade etmiştik(a.g.e.shf:82):

Vahşi Kapitalizm: Modern kölelik

Kendi çıkarına her şeyi mübah görmekte...

Onlar için insan hayatının ehemmiyeti yok...

Yeter ki “kapital“ için orada bir şeyler mevcut olsun.

İşte, vahşiliğin varacağı nokta: Vahşi Kapitalizm.

Onlar niye düşünsün ki, fakir ülkelerin bîçare insanlarını...

Onlar için; açlığın ve sefaletin insan haysiyetinde açtığı yara bir şey ifade etmez.

Beyaz ırkın işine yarayacak ne var; mühim olan odur... her şey bahane...

Makyavelist sistemin bütününü kendilerine şiar edinmişlerdir. Her yol Roma’ya çıkar...

“Maksad için vasıtaları meşrudur” anlayışı bütün benliklerini sarmıştır...

Kapital'i için, kan ... göz yaşı... katliam... kadın... çocuk... ihtiyar; hâsılı bütün canlılar...

Hayat sahipleri, vahşi kapitalizmin emrindedir...

***

Tek dişi kalmış canavar, vahşi kapitalizmden aldığı güçle, cesaretle, bütün insanlığın hamiliğine soyunarak; beyaz ırkın hınzır bünyeleri iyice yağ bağlasınlar diye mazlum halkları, milletleri kendi çıkarlarına alt ediyorlar.

Onların ağlayan bebekleri, ağıt yakan anneleri, yüreğine taş basan babaları anlamaları mümkün değil.

Onlar, bütün varlıklarını bu insanların kanları üzerine kurmuşlardır. Mazlumların ah-û figânları tıkalı olan kulaklarına, kalpsiz yüreklerini sızlatması düşünülebilir mi?

Onlar için tarihin sonu; kendi vahşiliklerine tekrar başlamasının tarihidir. Bütün zenginliklerini borçlu oldukları tek şey olan müstemlekecilik; bugün yattıkları, kalktıkları, yedikleri, içtikleri, velhâsıl; her şeyleri, sömürdükleri geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerin özkaynakları sayesindedir.

Bir gün gelecek, kan kusturdukları bu insanların ahları, vicdanlarda makes bulacaktır. Bebeklerin, çocukların, tecavüze uğramış bütün beşerin yüreğindeki sızı, yakın bir vakitte vahşi kapitalizmin yüzüne şamar gibi inecektir.

İnen bu sillenin de tesiri öyle olacak ki; parçası dahi bulunamayacaktır.

Ya, huzur ve sükuna erdirecek, selamete ulaştıracak yolu bulup; bütün insanlığa hizmet edecekler; ya da, yok olup gidecekler...

Zulüm bâki değildir. Zulmedeni de bir gün mazlum hale düşürür.

Vahşi kapitalizm, varılabilecek son sistem değil; olsa olsa „Sona Vuslatta“ vâsıtanın meşruiyetin dibâcesidir.

Nasıl ki, dinsizliğin yegâne müdafii sosyalizm çöktü ise; sermayenin vahşi müdafaacısı kapitalizm de tarihteki yerini alacaktır. Çok yakın bir zamanda bunu herkes görecektir.

***

Afganistan’da bunun çok önemli işaretlerini görmekteyiz.

Ama Maocu Çin ve Komünist kalıntı Rusya’nın burada hâkimiyet kurma çabaları da beyhudedir.

Türkiye’deki “şeriat” cahillerine inat Batıcılık tarih oluyor.

Çünkü insanlık yok oluyor.

Yeni Türkiye ve Türk Fikri hareketinin engellenemez yükselişine şahitlik etmekteyiz.

Milli ve Yerli Türk Fikri Hareket mutlaka dünyaya yeniden hükümran olacaktır.

Hayalden bahsetmiyoruz. Kızılelma’nın varlığına işaret ediyoruz.

Vesselam.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mesut Mezkit - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aydın Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aydın Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aydın Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Aydın Ses Gazetesi, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 213 16 50
Reklam bilgi

Anket Sitemizi nasıl buldunuz?