Bazı kimseler, ölmüş olan birinin amel defteri kapandığına göre, onun için dua etmenin, hayır işlemenin, faydalı eserler yapmanın, yaptırmanın, sadaka vermenin, kurban kesmenin veya Fatiha okumanın ne faydası vardır? diyorlar.
Bu ne kadar yanlış bir düşünce?
Bir kimse ölünce amel defteri kapanmaz. Yani ona sevap gönderen olursa kendisine ulaşır ve alır. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
“Bir mümin vefat edince her ameli kesilir. Yalnız üç amelinin sevabı, amel defterine yazılmaya devam eder. Bunlar, Sadaka-i cariye, faydalı kitaplarının ve temiz çocuklarının kendisi için ettikleri dua ve istiğfarların sevaplarıdır.”
Bu hadis-i şerif amel defterinin kapanmadığını gösteriyor. Burada bildirilen üç amel nedir?
Sadaka-i cariye, devam eden hayırlar, hayırlı işler, bıraktığı eser dolayısıyla insanların kendisi için ettiği dualar demektir.
Hepimiz biliriz ki, hayır ve hasenatın pek çok çeşitleri vardır. Sonu çabuk gelen hayırlar, faydası ancak birkaç kişiye dokunan iyilikler olduğu gibi sonu gelmeyen asırlarca sürüp giden ve faydası binlerce insanlara dokunan hayırlar da vardır. Böyle hayır müesseselerine yardımda bulunanların da kıyamete kadar amel defterleri kapanmaz.
Herkesin faydalanacağı ölmez eserler vücuda getirmek, ağaç dikmek, çeşme yaptırmak, köprü yaptırmak, hastahane yaptırmak bu kabil hayırlardandır. Lakin bunların hepsinin üstünde olan büyük bir hayır vardır ki, o da ihtiyacı olan bir yere Müslümanların ibadet edebilmesi için, onları bir araya toparlayabilmek için bir cami yaptırmak veya yapılan bu camiye herkesin kudreti nispetinde yardımda bulunmasıdır.
Peygamber efendimiz bir hadisi şeriflerinde; “Bir kimse bir mescit yaparsa velev ki en ufak da olsa Allah ona cenneti bir köşk yapar” buyuruyor.
Ayrıca Kur'an-ı Kerim’de " Her canlının ölümü tadacağı" buyrulmaktadır. Hz. Peygamber de bu ahiret yolculuğunda insanın peşinden üç şey "mal, evlat, amel "in mezara gittiğini mal ve evladın geri geldiğini, geriye sadece insan amelinin kendisi ile mezara gireceğini söyler.
Ayrıca ahiret günü ameli kötü olan bir çok kimse, Allah'tan muttaki kul olmaları için kendilerini tekrar dünyaya göndermesini istemektedir. Ama bu istekleri olumlu cevap bulamayacağından herkes bu dünyada yaptığı ile karşı karşıya kalacaktır.
Kişi ahiret gününde kendi yaptığı ile karşı karşıya kalmakla beraber amel defteri de kapanır. Yani kendisinin bu deftere olumlu ya da olumsuz bir şey yazdırması söz konusu değildir. Ama dolaylı yoldan amel defterine bir şeyler yazdırması söz konusu olabilir. Hz. Peygamber bunu veciz bir sözünde şöyle ifade etmektedir: "Kişi öldüğünde ameli kesilir, amel defteri kapanır. Ancak arkasında hayırlı evlat, onunla amel edilen ilim ve sadakai cariye bırakan kimsenin amel defteri kapanmaz."
Yani hayırlı evlat babasının, anasının arkasından hayır-hasenat, Kur'an okuma, okutma, topluma yararlı bir birey... gibi güzel işlerle uğraştıkça babasının ve anasının amel defterine bunlar yazılır. Baba hayattayken insanların faydasına olan ilmi öğrettiği için insanlar o ilimden faydalandıkları sürece amel defterine sevap yazılır.