Cennetin kapısında yazan 3 yazı

Bu yazımda sizlere Büyük İslam alimi ve Ehl-i Sünnet büyüğü Süleyman Cezuli'den (Kuddise Sirruh) dile gelen bir hikayeyi aktaracağım.
Peygamber Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem) Mir’ac sırasında Hak teala ile görüşmesinin sonunda, Süphan olan Hak teala şöyle buyurdu;
- Ey Habibim, benim katımda sen cümle yaratılmışlardan daha kereme nailsin. Kıyamet günü sana o kadar ikram edeceğim ki, cümle alem (Bütün yarattıklarım) hayret içerisinde kalacak.
Ey Resulüm, ister misin ki ümmetin için neler hazırladığımı göresin?
Habib-i Ekrem ve Nebiyy-i Muhterem Muhammed Mustafa (Sallallahü aleyhi ve sellem) büyük bir sevinçle ; “Çok isterim Ya Rabbi” dedi.
Allahü teala şöyle buyurdu;
- Kulum, elçim, eminim; Cebrâil sana göstersin.
Oradan döner dönmez Refref (Refref adındaki bir Cennet yaygısı üstünde, Allahü teâlânın dilediği yüksekliklere ulaştı. Mahiyetini bilmediğimiz bir kumaş veya binek) göründü. Refrefin üzerine oturdum o beni aşağıya götürdü. Sidre-i Münteha’ya kadar indim. Orada beni Cebrâil karşıladı ;
-Ya Resulullah buyurun size cenneti göstereyim.
Sonra beni alıp cennete götürdü.
Cennetin kapısında şunların yazıldığını gördüm;
- Sadakanın birine 10 sevap verilir.
- Borç verenin birine 18 sevap verilir.
Cebrâil’e sordum;
- Sadakanın birine 10 sevap, Borç verenin birine 18 sevap verilmesinin sırrı ve hikmeti nedir?
Şöyle anlattı;
- Ya Resulullah, sadaka bazen muhtaç olana düşer(denk gelir), bazen de muhtaç olmayana(denk gelir) .. Ama borç öyle olmaz..O mutlaka ihtiyaç sahibi olana, yani layık olana verilir. (Hakiki manada borç isteyen birisi, gerçek manada ihtiyaç sahibidir)
Cennetin kapısının üst çıkıntı kısmında, şu üç satır yazılı idi..
- LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDÜN RESULULLAH (Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed Allah’ın resuludür)
Bunun altında;
- Önce gönderdiğimizi burada bulduk. Yediğimiz yanımıza kar kaldı. Geriye bıraktıklarımızı kaybettik.
- Günahkar kullar, bağışlayıcı Rab.
Birinci satırın açıklaması şöyle;
- Şu mallarımız ki; Biz onları hayırlı yerlere harcadık. Fakirlere ve zaiflere sadaka olarak verdik. Bunların sevabını bugün burada hazır bulduk.
-Şu mallarımız ki , Biz onu dünyada yiyip bitirdik. Dünyada yanımıza kar kaldı. Buraya bir şey gelmedi.
-Şu mallarımız ki; Ne yedik ne yedirdik ne de kimselere verdik.Ölünce geride bıraktık. Burada hesabı oldu. Bunda da aldandık ve ziyan ettik.
İkinci satırın şerhi ise şöyledir;
Ümmet-i Muhammed çokça günah işler.
Hak teala, Onları hidayet nuruna İrşad etmek sureti ile pürnur edip, Resulullah’ın (Sallallahü aleyhi ve sellem) ümmetlik bölüğüne koydu.
Böylece Nur üstü nur saadetine mazhar eden Yüce Rabbımız, tam manasıyla bağışlayıcıdır.
Onların; küçük-büyük, gizli-aşikar ile bilerek ve bilmeyerek irtikâb ettikleri cürüm ve günahlarını, ayıp ve zenblerini (Hoş olmayan işlerini, kabahatlarını) af ve mağfiret edip; sırf lütuf, kerem, fazıl ve inâyeti ile meccanen (karşılıksız olarak) umumi rahmetine nâil eder.
Üstün cennetine koyar.
Cümle nimetlerin en azizi ve en lezizi büyük rızasına kavuşturur.
Bütün bunlarla Ümmet-i Muhammed’i sair ümmetlerden daha faziletli kılmış olur.
Nitekim bu manalarda Allahü teala Kur’ân-ı Kerim’de mealen şöyle buyurdu;
- “ Söyle; Ey kendi aleyhlerine haddi aşanlar, Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki o çok bağışlayandır. Çok merhametlidir.
Onun için ümidi kesmeyin. Başınıza azab gelmeden önce tevbe ile Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun. Sonra kurtulamazsınız.( Zümer Suresi : 53-54)
Hak teala başka bir Ayet-i kerimede mealen şöyle buyurdu;
- Siz; insanlar içerisinde çıkartılmış hayırlı ümmetsiniz.İyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeye çalışırsınız. Allah'a inanıyorsunuz.
Ehl-i kitap da inansaydı, kendileri için hayırlı olurdu. İçlerinden (Aralarında) iman edenler var ama pek çoğu fâsıklardır. (Al-i imran : 10)
(Haram işleyene, günah işlediği bilinene, açıktan günah işleyene fâsık denir. Hadis-i şerifte, (Fâsık övülünce, Rabbimiz gadaba gelir.) buyruldu [Beyheki]
Bu ayetlerde anlatılan mana, Ümmet-i Muhammed’e büyük müjdedir.
Şerhten sonra tekrar Resulullah’ın (Sallallahü aleyhi ve sellem) cennetin kapısında anlattıklarına dönelim..
Kapının önünde gördüklerini şöyle buyurdu;
- Cennetin kapısı kızıl altındandı. Her kanadının kalınlığı 500 yıllık yoldu. O kapının 400 çivisi, (Direği veya sütunu) vardı.
Bunlar inciden, lâalden, yakuttan ve zümrütdendi.
Her çivinin ortasında büyük bir halka vardı. Bu halka kırmızı yakuttandı ve gayet büyüktü.
İçinde 40 bin şehir vardı.
Her şehrin içinde de 40 bin kubbe vardı.Her kubbenin içinde ise 40 bin melek oturmuştu.
Bu melekler ellerinde ikişer tabak tutuyorlardı.
Birisi hulle (Cennet giysisi. Belden aşağı ve belden yukarı olan iki parçadan ibâret olan elbise.) birisi de nur doluydu.
Bunları Cebrail’e sordum, bana şöyle dedi;
- Ya Resulullah, Bunlar Adem’den 80 bin sene evvel yaratıldı.
Bu makamda ellerindeki tabaklarla o günden bu yana öylece beklerler, sırf sana ve ümmetine niyaz etmek için beklerler.
Kıyamet gününde izzet ve saadetle ümmetinle buraya teşrif buyurduğun, buranın eşiğine kadem bastığın zaman; bu melekler hoş geldin ve izzet ikram babında bu tabaktakileri saçarlar.
Bunlar size ve ümmetinize bu ikramda bulunabilmek için o gün bugündür kıyametin kopmasını bekler ve kıyametin kopması için dua ederler...
NOT: Burada bahsedilen cennet ADN Cennetidir.
Rabbim bizleri ve sevdiklerimizi de kavuştursun hepimizi burada buluştursun inşallah!..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cennet Özmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aydın Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aydın Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aydın Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Aydın Ses Gazetesi, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 213 16 50
Reklam bilgi

Anket Sitemizi nasıl buldunuz?