Yol Hikayeleri (98) - Çağın Vebası, Coronavirüsün getirdikleri

Google’a bakarsanız sadece geçen yıl Amerika Birleşik Devletlerinde 80 bin kişinin gripten ölmüş olduğunu görebilirsiniz.
Sonra bu gün yani 14 Mart 2020 Tıp Bayramında tecrübeli bir doktorumuzun yayınlamış olduğu verilere göre Hamburg Üniversitesi bir araştırma yapmış. 2020 yılının ilk 2 ayında dünyada kaç kişi hangi hastalıktan ölmüş liste yapmışlar. Hamburg Üniversitesi’nin tespitine göre 2020 yılının ilk 2 ayında dünyada 2 bin 360 kişi Corona Virüsünden ölmüş. 69 bin 602 kişi soğuk algınlığından, 140 bin 584 kişi sıtmadan,153 bin 696 kişi intihardan, 193 bin 479 kişi trafik kazalarından, 240 bin 950 kişi HİV kaybından, 358 bin 471 kişi alkolden, 716 bin 498 kişi sigaradan, 1 milyon 177 bin 141 kişi de kanserden ölmüş.
Yukarıdaki bilgileri bir kenara koyup Yeni Korona’yı hafife almadan, ciddi tedbirlerle inşallah bu tehlikeli dönemi çok fazla yara almadan atlatabiliriz diye düşünüyorum. “Bize bir şey olmaz.” “Biz Hakkın korumasındayız.” gibi fazlaca özgüveni bir kenara bırakıp yetkililerin ve bilim insanlarının uyarılarını yeterince ciddiye alarak gerekli tedbirleri hayatımıza uygulamamız gerekiyor.
Ayrıca her söylenene inanmamak da gerekiyor. Bu olay Çin’in Wuhan eyaletinde başladı. Yanılmıyorsam Çin’de bu hastalıktan 3 bin 100 kişi hayatını kaybetti. Bu arada Çin nüfusu 1.5 milyar. Ama sabah haberlerinde bir katılımcı doktor Dünya’da nüfusun yüzde 40’ının bu virüsten etkileneceğini söyledi. Bu gün tehlikeyi atlatmış görünen Çin’e bakıyorum, bir de sabahki konuşmacıya bakıyorum hangisine inanacağıma şaşırıyorum mesela. Yetkililerin sosyal medya ve TV'lerde dolaşan bilgi kirliliğini bir an önce sona erdirmesi gerekiyor.
Aslında Yeni Koronavirüsü’nün bir biyolojik silah olduğunun herkes gibi bende farkındayım. Bu hastalık sayesinde Çin ekonomisi, Rusya ekonomisi nakavt, Avrupa ekonomisi nakavt olma yolunda. Görünüşte ABD’de de bir çok eyalette hastalık yayılmış durumda ama ABD Doları değer kazanmaya devam ediyor. Euro bile düşüşe geçiyor zaman zaman. Zaten bu işin sonunda kim kazançlı çıkarsa Yeni Koronavirüsünü onun piyasaya sürdüğünü düşünmek gerekiyor. Bu arada dikkatimi çeken hususlardan biri İngiltere’nin bu virüs konusunda yeterince ciddi tedbir almıyor oluşu, ikinci husus ise İsrail’in bu hastalıktan hemen hiç etkilenmemiş olması. Şu ana kadar İsrailoğulları’nda hayatını kaybeden birini duymadım şahsen. 2011’de İkiz Kuleler’deki saldırıya benzer bir senaryo olabilir mi?
Bu arada ne yaparsak yapalım kesinlikle elimizi yüzümüze götürmeyeceğiz. Bunun yerine kolumuzun iç kısmıyla kaşıntımızı gidermemiz ya da hapşırırsakta kolumuzun iç kısmına hapşırmamız yada kağıt mendile hapşırmamız gerekiyor. Geçen süreçte anladığımız kadarıyla Covid-19 Koronavirüsü en çok el sıkışmayla yani tokalaşma,sarılma gibi el temasından geçiyor. Aramıza virüs girdi artık, uzunca bir süre kesinlikle birbirimizle tokalaşmaktan uzak durmamız gerekiyor. Ola ki dalgınlığımıza geldi unuttuk ve tokalaştık kesinlikle elimizi yüzümüze götürmeden ellerimizi sabunlu suyla en az 20 saniye köpürterek yıkamamız gerekiyor. Çünkü virüs elden bulaşıyor, ama elimizi yüzümüze götürdüğümüzde hastalık başlıyor,yani zararlı hale geliyor. Bu arada en yakınlarımızla bile aramızda en az 1 metre ama normalinde 1,5 metre mesafe bırakmamız gerekiyor. İhtiyaç oldu marketten alışveriş yaptınız, poşetlerinizi eve sokmadan 1-2 saat dışarıda açık ve kuru havada bekletmeden kullanmamamız gerekiyor. Dışarıda özgürce gezdiğimiz kıyafetlerimizi eve gelir gelmez dezenfekte etmemiz gerekiyor. Başlıca korunma yolları sosyal mesafe 1,5 metre, fiziksel temassızlık ve çok sık sabunlu suyla el yıkamaktan geçiyor bence. Ki Sağlık Bakanlığının konuyla ilgili yayınladığı “KORONAVİRÜSTEN NASIL KORUNULMALI?” isimli broşürde de “Ellerle ağız, burun ve gözlere dokunulmamalı” diyor. Aynı broşürde insanların sıkça temas ettiği yüzeyler ve nesneler temizlenmeli ve dezenfekte edilmesi gerektiği de belirtiliyor.
Bu arada uzmanlar Covid-19 Koronavirüs’ün loş ve rutubetli ortamları sevdiğini, aydınlık ve havalandırılmış temiz ve kuru ortamları sevmediğini belirtiyorlar.
Bol su tüketilmeli,dengeli beslenmeli ve uyku düzenine dikkat edilmeli.
Arkadaşlar kendi OHAL’imi icra etmiş olduğum 15 günlük dönemde okuduğum “Biyolojik Terör CHEMTRAILS” isimli bir kitap var. Usta Yazar Kürşad Berkkan bu kitapta aslında çok faydalı bilgiler vermiş ancak 440 sayfalı kitabın 376'ncı sayfasından itibaren bu gün içinde bulunduğumuz Biyolojik Terör’den nasıl korunmamız gerektiği konusunda bilgilerde veriyor.
Berkkan her şeyden önce bedenimizi alkali seviyede tutmamız gerektiğini söylüyor. İlave ediyor; "Yaşam sıvımız olan kanımız ve diğer vücut sıvılarımız kendi doğallıklarında hafif alkali seviyededir. Bu alkali düzeyini korumak için günlük beslenme vücut sıvılarında oluşan asidi, alkali minerallerle doğru oranda birleştirir ve onları nötr hale getirerek dengeleme yapar.Bu dengelemenin düzgün olmadığı durumlarda ise bedenimiz alkali durumunu kaybeder ve hücrelerin çalışma prensiplerinde sorunlar çıkmaya başlar ve bundan sonra da hastalık süreçleri baş gösterir.
Alkali beslenme vücudun doğal dengesini stabil tutar ve biyolojimizin korunmasına yardımcı olur. Doğru beslenme vücut sağlığının korunabilmesi için en önemli etkenlerden biridir….” Diyor.
Aynı kitabın 381'inci sayfasında ise Berkkan; "Sağlıklı beslenme ve diyet ile ilgili bilinen en temel şeyler aslında aynıdır. Bol su içmek, mümkünse hormonsuz olanından bol sebze meyve yemek,protein miktarı karbonhidrat miktarından,karbonhidrat miktarı yağ miktarından (Tabii ki doymuş yağ oranı düşük,doymamış yağ oranı yüksek yağlar) fazla olacak şekilde öğünlere bölmek,asitli,şekerli,kafeinli yiyecek ve içeceklerden uzak durmak,öğün atlamamak,öğünlerin saatlerine dikkat etmek en temel olanları denilebilir.
Sağlıklı beslenme sonucu vücudun ph dengesi 7,36 ile 7,44 arasında alkali seviyesinde yer alır. Asit oluşumuna neden olan gıdalarla beslenme sonucu bu denge bozulur ve vücut tekrar denge sağlayacağım derken hayati önem taşıyan bazı minerallerin (potasyum, magnezyum, kalsiyum, sodyum) kaybı meydana gelir. Bu dengesizlik asidoza (asidik ph seviyesi) yol açar ve asidozda ölümle sonuçlanabilecek pek çok hastalığa neden olur” diyor. Neticede Covid-19 Koronavirüs başta olmak üzere tüm hastalıklardan korunmanın başlıca yolu vücudumuzun bağışıklık sistemini mesela günde 1 su bardağı limonlu sıcak su,elma sirkesi yada karbonatla güçlendirmekten geçiyor.
Selam ve Saygılarımla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Halit Tükenmez - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aydın Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Aydin Markaları

Aydın Ses Gazetesi, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 213 16 50
Reklam bilgi

Anket Sitemizi nasıl buldunuz?