Rutin, fıtrata aykırıdır…(6)

Kognitif(bilişsel) nörobilim, biolojik-psikiyatri, soyut nöroloji, Nöro-kuantoloji, moleküler bioloji, kuantum–bioloji, evren-bilim, nöro genetik,vb birçok adını bile saymakta zorlanacağımız bilim dalları bilinç konusu üzerinde çok büyük AR-GE yatırımlarıyla ciddi bilimsel çalışmalar yaparak bilincin mahiyetini anlamaya çalışmaktalar. Sanal zeka(robota bilinç nakli olamıyor!) araştırmalarında gelinen nokta tahminlerin çok ötesinde olmasına rağmen bu BİLİNÇ meselesi gelecek yaşamlarımızın dizaynı içinde ayrıca çok daha önemli.
Tabi bizim konumuz bilinç/şuur ama bizim amacımız; herbirimizin yaşamları boyunca yaşadığı “günlük rutin bilinç/şuur durumu”nu anlamak , irdelemek ve dahi onun, bizi zincirleyip içine gömdüğü “bilinç kozası”ndan nasıl halas olup özgürleşebileceğimizi tartışmak.
Her birerlerimizin, sabah yatağımızda gözlerimizi açar açmaz hissettiğimiz ve gün boyunca devam ederek uyku ile ortadan geçici olarak kaybolan “Günlük Alışılmış Bilinç Durumu(GABD)” gerçekte rutin ve bir türlü yakamızı bırakmayan bir gölge gibi tüm yaşamımız boyunca bizi takip eder.
Dünyada “Transpersonel/Ben-Ötesi Psikoterapi”nin kurucusu olan Maslow’la beraber çalışmış ve bu ekolün Türkiye kurucusu zülcenaheyn bilge-psikiyatristlerinden olan Dr. Mustafa Merter hocamız bu GABD nu ilk kez orijinal psikiyatrist dr.Charles Tart ‘ın kullandığını vurguluyor.Ve sonra kendisi tüm batı psikiyatri ekolleri ve doğu ekollerini sentezlediği”NEFS Psikolojisi” adlı eserinde (bknz.kaknüs yayınları,1.basım,2014,İst) bu GABD nu kendi kültürel kodlarımıza göre güncellemiş ve yeni şemalar ve bölümler ekleyerek “Emmare Katına Göre Bilinç Durumu”olarak adlandırıp çok orijinal bir yumurta-metaforu ile çok güzel bir şema üzerinde alt-orta –üst bilindışı kavramlarını tarif edip nefis bir anlatımla izah etmiş uzun uzun.
Bu giriş biraz teknik ve bilimsel olarak ağır gelebilir size ama insanlar bu gezegende var oldukları andan itibaren bilinç/şuur un anlamını izleklerini;arkeoloji, jeoloji ,kültler ,kadim medeniyet ve uygarlıklar,sanat ,felsefe, nöroanatomi, pskioanaliz ,psikoloji gibi sayısız bilim dallarını kullanarak anlamaya çalışmışlar ve dijital çağda artık birçok şey aydınlığa kavuşmaya başlamasına rağmen sağlam referanslara dayan(a)mayanlar için bilinç konusu üzerindeki belirsizlikler hala çok fazladır.
Ancak bendenizin de böyle bir şeye cesaret etmesi/yeltenmesi(günlük-rutin şuurun tarifi /GABD ve ondan halas olmanın yollarını) basit bir iddiadan çok öte, otuz bir yıllık mesleki tecrübe ve araştırmaları, okudukları birçok farklı alanlardan sentezleyerek(Ben ütesi psikioterapi, NLP, Kognitif Nörobilim,Nöro-kuantoloji, sanat-felsefesi, nöro-bioloji, nörogenetik, Kur’an , güzel sanatlar ve musiki nazariyatı kadim bilgelik-öğretileri,İbn-Arabi ve Mevlana,Hacı Bektaş ve uzak doğu-felsefeleri vd..)acılar çekerek tefekkür-imbiklerinden damıttıkları bu konuyu kesin bir dille çözmüş olduğu için değil, aksine bir bakış-penceresi sunması ve elde ettiği zihin/gönül kazanımlarını bu konuya ilgi duyanlarla paylaşmasından ibarettir.
Yani biraz zor ama sıkıntılı bir konuya girmiş bulunduğumuzdan(mayınlı tarlada çok dikkatli yürümek zorundayız) sıkıcı olan giriş kısmını mecburen uzun tutmak zorunda kaldık. Şimdi tekrardan sadede gelmeye çalışalım :
Öncelikle size Dr.Mustafa Merter hoca’mızın adı geçen eserinde bilincin hareketlerini kolay anlamak için verdiği “mutluluk-asansör” modelinden bahsedeyim. Şimdi GABD iyice anlamak için; şuurumuzu/bilincimizi zeminde duran bir asansör olarak farzedin (sabah uyandınız herşey yerli yerinde ve kendi evinizdesiniz, eşiniz, coçuklarınız, eşyalarınız, odanız, eviniz, aynadaki yüzünüz tıpkı siz, herşey yerli yerinde ve GABD aynen mevcut) .Her insan teki yaşam gailesini ve rızkını temin için bu rutine ne kadar-zorunlu ve muhtaç olsa da(bu ayrı bir yazı-konusu)gerçekte bu rutin-şuur durumundan kurtulmak için bilinç asansörü ile yükselip bu hissi aşmaya çalışıyor farkında veya farkında olmaksızın(hayatınızda sürekli değişkenlik yapma isteği altında ve farklı hobi ve faaliyetler ve yeni heyecanlar altında gerçekte hep bu dürtü yatmaktadır).
Günlük pratik yaşamlarımızdan somut örneklendirme ile devam edelim : Hepimizin yaşamda herşey monoton ve tekdüze/yeknesak ve koşturmacalı GABD halinde giderken,aniden sürpriz şekilde bizi sevindiren, çoşturan veya aniden hüzünlendirip, aksine ağır öfkelere umutsuzluklara mahkum eden şuur değişimlerimiz olur …Tabi bizim yazı konumuz daha çok şuur-asansörümüzü yükselten durumlar olsa da düalite/ZIT lar prensibi hakikatince her iki bilinç durumu birbirini takip ederek_CEM olma özelliği- zıt şekilde zuhur edeceği için şuur-asansörünün -10, -200, -300 gibi zemin altı düzeylere inişlerinden de bahsedeceğiz. Çünkü yükselen –bilinç-asansörünün çıktığı seviyede kalabilmesi (gerçek kalıcı huzur için bu mutlak gereklidir)yine aynı çıktığı-seviye kadar inmesine bağlıdır.
Yaşamımızdaki örnek-GABD dan çıkaran ilk ve en vurucu olay “evlilik” olsun. Düğün anında ,sonrasında, balayında, ilk geçen üç-beş ay ve/veya yıl içindeki cicim aylarıyla hızla hayli yükseklere çıkan şuur-asansörümüz(diyelim +1800 lerde) belli bir süre sonra herşey sıradanlaşmaya başladığımızda bile (şuur-asansörü zemine indiğinde) ezici çoğunluğumuzda asla sorgulama başla(ya)maz.
Şuur asansörümüzü hızla yükselten başka örnekler de verelim, o kadar çok ki: Şiddetli özlem duyduğunuz gerçek dostunuzdan bir haber aldığınızda… Yıllarca çocuğu olmayan bir annenin ikiz bebeklerini kucağına aldığında… Amansız bir hastalıkla pençeleşen eşinizin günün birinde mucizevi şekilde iyileştiğinde… Çok kızgın ve öfkeli olduğunuz bir arkadışınızı kalbinizi affettiğinizde… Dokuz –on yıldır rüyalarınızda görüp de gidemediğiniz Hac yolculuğu müjdesi aldığınızda… Yıllarca dirsek çürütüp alınteri ve gözyaşlarınızla çalışıp emek verdiğiniz mesleki eğitiminizi bitip de mezuniyet diplomasını aldığınızda… Yıl boyu emek verip ilaçlayıp,suladığınız, altlarını temizleyip çapalayıp,meyve bahçelerinizin zeytinlerinizin, incirlerinizin, üzüm bağlarınızı bol ürün verip onları gerçek değeriyle pazarladığınızda… Yaz sıcağında35-40 derecede işinizde çalışarak tuttuğunuz meşakkatli orucunuzu ezanla açtığınız andaki iftar sevincinde… Afrika Nijer’de susuz yaşayan bir köy halkına bir yıl içinde güçlükle biriktirdiğiniz alınterinizle duyuru/ilan yapmadan su kuyusu açtırıp onların sevincini gördüğünüzde…
Farkındaysanız herkes için sayısız örneklerle doldurulabilir şuur-asansörlerimizin yükselmesi (dikkat ederseniz gerçekmutluluk,şükran duygusu /bu şuur düzeyi kalbin ama “akleden kalb”in bir fiili/eylemi amma velakin sonucu zihin/gönül dünyamız yaşıyor)...
(devam edecek)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ömer Hakan Yavaşoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aydın Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Aydin Markaları

Aydın Ses Gazetesi, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (256) 213 16 50
Reklam bilgi

Anket Sitemizi nasıl buldunuz?