Arkadaşlarım diyor ki; “Ege Et'i neden yazmıyorsun”. Ege Et'i neden yazmayayım ki, yıllarca Kuyucaklılara hizmet vermiş Ege Et’in zarar ediyor gerekçesi ile kapatılması Kuyucaklıları şoke etti. Aslında aldığımız bilgiler Kuyucak’taki Ege Et’in zarar etmediği yönünde ancak zarar ediyor bile olsa Ege Et’in kapatılması Büyükşehir açısından siyasi bir hata olarak görülebilir. Çok fazla detaya girmeden Ege Et’in yeniden açılmasını Kuyucaklıların ısrarla beklediğini Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Özlem Çerçioğlu’nun dikkatine özellikle sunmak istiyorum.
**
Gelelim asıl konumuza yukarıda sözünü etiğim gibi yağmur yağdığında özellikle biraz kuvvetli yağmur yağdığında Kuyucak ilçe merkezi ana caddelerde yaya olarak karşıdan karşıya geçmek pek mümkün olmuyor. Zira alt yapı yetersiz olduğu için özellikle İnönü Caddesi'nin batı yakasında ve Atatürk Caddesinde kanalizasyon için yeterli sayıda ve sıklıkta mazgallar olmadığı, yani yağmur suları yeterli sürede yer altına alınamadığı için yağmur suyu neredeyse caddelerin yarısını kaplıyor. Özellikle İnönü Caddesi, Uğur Mumcu Parkı altına gelen bölümde caddenin kuzey tarafında sular çok birikiyor. Dikkatli gidilmezse o su birikintisinde kaza yapmak işten değil.
Birde bu arada Devlet Demiryolları İstasyonu ile İlçe Hastanesi arasında DDY Tünelinin üstüne gelen yol var. Araştırmalarımız bu yolun Aydın Büyükşehir’in sorumluluğunda olduğunu gösteriyor. İlişikte fotoğraflarını göreceğiniz bu yolun tez zamanda topraktan kurtularak asfaltlanması gerekiyor. İzninizle arkadaşlar bu konuyu da Büyükşehir Belediyemizdeki ilgili arkadaşlarımın dikkatine sunmak istiyorum. Zira İstasyon Caddesinin bu bölümü geçen araçların ömrünü kısaltmaya devam ediyor. Belki bu güne kadar dikkatlerden kaçmış olabilir.
Yanı sıra arkadaşlar yine İnönü Caddesi’nin Hükümet Konağı köşesinde Atatürk Caddesi ile kesiştiği kavşak var. Daha önce hatırlatmıştım, buraya park yasağını fiilen engelleyebilecek dubalar yerleştirilene kadar da yazmaya devam edeceğim. Kuyucaklılar hatırlar, yıllar önce bu kavşakta 2 adet ölümlü trafik kazası ve onlarca da yaralamalı kaza yaşandı. Hükümet Konağı karşısında İnönü Caddesi üzerinde tam köşeye park eden sürücülerimiz nedeniyle bu kavşakta Atatürk Caddesi’nden İnönü Caddesi’ne çıkış, özellikle batıya çıkış tamamen işkence. Çünkü sürücü arkadaşlarımız 5-10 dakikalık bölgedeki kısa işleri için tam köşeye araçlarını park ediyorlar, Atatürk Caddesi’nden İnönü Caddesi’ne çıkmak isteyen sürücüler de köşeye park eden araçlar yüzünden batı yönünden gelen araçları göremediği için kaç sefer salavat çekiyorlar bilmiyorum. Unutulmaması gereken Azrail (a.s.)'in bu kavşakta nöbet tuttuğu gerçeğidir. Yeniden bir ölümlü trafik kazası yaşanmaması için ısrarla bu konuyu yazıyorum. Umarım ilgililer bu uyarılarımızı dikkate alırlar.
Aslında Kuyucak'taki tehlikeli kavşaklar bununla sınırlı değil, Yeni Mahalle’den İtfaiyenin üzerinden Arif İzgi Caddesi’ne çıkmak istediğinizde caddenin güneyinde ve alt köşesinde park eden araçlar nedeniyle benzer bir tehlike burada da görülüyor. Yani Tariş’in üstünden caddeye çıkmak için çok dikkatli olmak gerekiyor. Zira o köşede de park eden araçlar var ve kuzeyden gelen araçların gelişini görmek çok zor.
Benzer bir problemi Çok Amaçlı Pazaryeri’nden İnönü Caddesi’ne çıkarken de görebilirsiniz. Caddeye çıkışta genelde sol tarafta cadde kenarında park eden araçlar nedeniyle bu kavşakta hayati tehlike arz ediyor arkadaşlar.
Sürücü Arkadaşlarıma şöyle bir hatırlatmada bulunmadan geçemiyeceğim. Öncelikle bu kavşakların daha güvenli hale getirilebilmesi için yapılacak hiçbir masraf insan hayatından daha değerli olamaz. Sürücü Arkadaşlarıma hatırlatırım ki, işiniz acele olabilir. Ya da çok fazla yürümek zorunda kalmak istemeyebilirsiniz. Sadece tercihinizi merak ediyorum. Hatalı yaptığınız park nedeniyle Allah Korusun ölümlü bir trafik kazasına sebep olursanız hiç vicdanınız sızlamayacak mı? İşimizin acele olması yada fazla yol yürümemek için (Ki fazla yol yürümek sağlıktır aslında) hatalı yapılan park nedeniyle ölümlü bir trafik kazasına sebep olarak vicdan azabı çekmek mi güzel, yoksa 2 dakika fazla zaman yada 100 metre fazla yürüyerek gönül rahatlığı içinde yaşamak mı güzel?
Yabancıların uzayda tatil programları yaptığı, başka ülkelerin Ay’da patates, pamuk yetiştirdiği bir dönemde Türk Halkı olarak böyle basit problemlerle daha fazla uğraşmak istemiyoruz artık. Sevgili yöneticilerimizden samimi anlamda gerçekten hizmet beklemenin hakkımız olduğunu düşünüyorum. Bizde Avrupalılar, Amerikalılar gibi 50 yıl 100 yıl bozulmadan hizmet verecek yollar, yaşam merkezlerinin önümüzdeki 200-300 yılına hitap edebilecek kanalizasyon teşkilatları istiyoruz. Kısaca biz yöneticilerimizden kalıcı eserler bekliyoruz.
Bizde gençlerimizin ürettiği projelerin yabancı ülkelerden önce kendi ülkemizde değerlendirilmesini istiyoruz. Sevgili yöneticilerimiz belki çok şeyler istediğimizi düşünebilirler, ancak yazılı 35 bin yıllık tarihi olan ve dünyaya medeniyet dağıtmış bir millet olarak daha kaliteli hizmetler beklemek hakkımızdır diye düşünüyorum.
Selam ve Saygılarımla...