Kibir

“Ayna ayna söyle bana, var mı benden daha güzeli" 

Kibir, kendini başkalarından üstün görmektir. Başkalarını beğenmeme ve kendini diğerlerinin üstünde görme davranışıdır. Kibirli insanın en belirgin özelliği kendisini aşırı beğenmesi. Kibirli kişiler, aynaya veya kendi fotoğraflarına baktıklarında “iyi ki varım, ne kadar da muhteşem bir varlığım" şeklinde düşünüp, bunu da toplumdaki diğer kişilerin, gözlerine sokacak derecede belli eden, kendilerine hayran insanlardır. 

Kibir bir davranış olarak dışarıya yansımayabilir. İnsan kendi içinde gizli bir büyüklenme hissine sahip olabilir. Bu his  genellikle gizliden gizliye yürütülür. İnsan kibrini genellikle ilan etmez. Hepimizin içinde bir şekilde büyüklük güdüsü vardır. Büyüklenme doğaldır, ancak aşırı olanı, yani temelsiz büyüklenme hoş görülmez. Kibrin ilanı ise ayıptır. Kibri ahlaksız kılan da ilan edilmesidir. Büyük olduğunu söylemek edepsizliktir. 

Yaşadığımız tecrübeler bize kibirli insan dendiğinde diğer insanları yok sayarak, bencilce ve saygısızca atılan her adımın hem bize hem de karşımızdaki insana büyük zararlar verebileceğini unutmadan hareket etmek gerektiğini ancak o zaman toplumun bir parçası olarak huzur içinde yaşayabileceğimizi öğretmiştir sanırım. Yoksa huzursuzluk ve problemlerle, istemediğimiz olaylarla karşılaşabilir, birlikte yaşamak imkânsız hale gelebilir. Hayatımızda ( kibirli ) eşleştirme yaptığımız kişiler var mı bilemem. Ben bu konuda, hatırı sayılır miktarda malzemeye sahip biriyim. Bu insanların, duruşlarından, yürüyüşlerine, konuşmalarından, davranışlarına kadar dışarıdan kolayca fark edilen kibirlilik hallerinden, maalesef ki tek gafil olan, kendileridir. Ayrıca kibirli kişiler, eleştirilmekten hiç hoşlanmazlar ve tetiklenip, tahrik edilmedikleri sürece gerek özel, gerekse de iş yaşamlarında ciddi bir davranış bozukluğu göstermezler. Hal böyle olunca, kibirli insanlarla sıkça karşılaşmış ve doğal olarak çatışmış olduğuma pek şaşırmamak gerekir. 

Shakespeare, Julius Sezar adlı eserinin o en bilinen sahnesinde "Et tu Brutus?" (Sen de mi Brütüs?) dedirtir Sezar'a. Sonra elbisesini başına çekip "Öyleyse öl Sezar!" diyerek kaderini mühürleyecek 23 hançer darbesine bırakır kendini.

Anlayana !....

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Atalay Kızılay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aydın Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Aydin Markaları

Aydın Ses Gazetesi, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (256) 213 16 50
Reklam bilgi

Anket Sitemizi nasıl buldunuz?