Millete ihanet -2

Önceki yazımın devamı olarak bu hafta neden böyle bir konuya değindiğimi sizinle paylaşacağım.

Önce şöyle başlayalım; Diyelim ki bir devlet memuru ile ilgili başınıza bir haksızlık geldi veya mağdur oldunuz, süreç aynen şöyle işliyor. Siz bu mağduriyetinizi elinizde bulunan somut delillerle bulunduğunuz ilin cumhuriyet başsavcısına yazılı veya sözlü anlatıyor ve şikayetçi oluyorsunuz. Sayın savcı, delilleri ve sizin ifadesini inceleyip eğer bir suç unsuru veya şüphe varsa, o da soruşturma başlatmak için ilin mülki amirinden izin istiyor (İşte sizin şu isimdeki memurunuz hakkında şikayet var, delil var, soruşturma istiyorum) şeklinde… Mülki amir ise (Dur bakalım bir suç var mı? bide benim müfettişlerim baksın) deyip dosyayı görevlendirdiği müfettişe yolluyor. Müfettiş tarafları dinliyor rapor sunuyor ve mülki amir soruşturma izni vermiyor. Evet bu süreç hep böyle işliyor ta ki konu medyaya, yerel basına düşünceye dek. Eğer biraz sivri dilli, gözü pek ve birazda çevreniz yok ve sosyal medyaya hakim değilseniz olay kapanıp gidiyor. 

Allah aşkına eğer suç veya şüphe olmasa koskoca cumhuriyet başsavcısı soruşturma izni ister mi? Kovuşturmaya yer yoktur der kapanır. Madem bir şeyler var ortada neden izin verilmiyor? İllaki medyada mı yayınlasın, yerel basında mı yer alsın?  İllaki rezil veya ifşa olması mı lazım? Yani adalet izni medyanın elinde mi?  

Madem öyle bu köşeden ilan ediyorum; Aydın sigara denetim ekiplerinden EE, ES ve SB isimli şahısları ifşa etmeden bırakmayacağım. Mülki amirin vermediği izni, yerel basın, sosyal medya ve halkın yardımıyla alacağım. 

Size de tavsiyem bu olacaktır, eğer bir haksızlığa uğrar iseniz, önce ne savcılığa gidin nede resmi bir kuruma; Önce İSPAT sonra İFŞA edin. Edin ki yasal süreç nasıl işliyor o zaman görün.

Bunu yaparken de şunu beklemeyin. Sanmayın ki o memurun burnundan fitil fitil getirecekler bir soruşturma, memura bir sarı zarf gider ilki uyarı olur. (Suça göre değişir). Evet belki onun için dünyanın sonu olmaz ama belki o suçu bir daha işlemez. 

Ama Allah korusun aynı memuru devlete karşı bir hainlik bir suç içinde olsun, bir kararname ile bir daha ne kendi nede yedi sülalesi o devlet kapısına ayak atamaz. İşte değerli devlet büyüklerimiz devletimize gösterilen bu hassasiyeti halkımız için de bekliyoruz, devlet halk için var ise devlete ihanet nasıl büyük bir suçsa, devlet memurlarının halka karşı işlediği suçlar da, millete ihanet olup aynı statüde olsun.

SAYGILARIMLA… 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Akın Obabeli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aydın Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

1 yıllık yayın süresi ve makul bütçesi ile markanızı parlatın.

0 (256) 213 16 50
Reklam bilgi

Anket Sitemizi nasıl buldunuz?