Memleketli Dernekleri

Merhaba sevgili dostlar,
1979 Ekim’inde İstanbul’da başlayan üniversite öğrenciliğimden itibaren 43 yıl, 10 aydır, gurbet eller, vatan-ı aslim oldu. Gurbette tek başına olmak gerçekten kolay değil. SDÜ Orman Fakültemiz Edebiyat Kulübü tarafından çıkarılan ‘KültüRvar’ isimli dergimizde yayınlanan “İstanbul’a Doğru” şiirimdeki şu kıtayı okurken hâlâ ağlamaklı olurum:
Gurbetin tatlı yanı nerde?
Yeni dertler katar, eski derde.
Bilirim ağlamak yakışmaz merde.
Başladı İstanbul hayatım…
Ankara’nın ve Karadeniz’in doğusunda kalan şehirlerden gelen arkadaşlarımın, kısa sürede, birbirini tanıyıp dayanışma içine girmelerini hep imrenmişimdir. Hele hele üniversite tahsilim sırasında, bu hissiyatım zirveye çıkmıştır. Ve hep kendime “Egeliler olarak biz neden böyle değiliz?” diye üzülmüşümdür.
Annemin babası köken olarak Erzincan/Kemahlıdır. Seferberlikte Nazilli’nin Pirlibey köyüne gelip yerleşmişler. Bu yıl yaptığım yaklaşık 10 bin km’lik yolculuğum sırasında ilk defa Kemah yol ayrımını gösteren trafik levhasını da gördüm; ‘gir içeri işte’ değil mi, fakat vakit dardı, bir yere yetişmemiz gerekiyordu, gitmedik, yine nasip olmadı. Velhasıl Kemah’ı henüz görmedim. İstanbul’da yaşadığım yıllarda, özellikle ilk yıllar, tanıştığım herkese belki karşılık bulurum diye “Aydınlıyım” dememe rağmen, misal Trabzonlu arkadaşlarım gibi olamadık. Sadece bizim sınıftaki Aydınlılar olarak bile dört yılda bir araya gelemezken, Trabzonlular, bütün fakültede birbirini tanıyor ve yardım ediyordu. Evet, dünya görüşü de neydi, Trabzonlu olmak onlar için yeterliydi.
İncelediğim ve şahsen gördüğüm kadarıyla bu bilincin oluşmasında hemşeri (memleketli) derneklerinin çok büyük katkıları var. Bu kendine özel sivil toplum örgütleri, neredeyse şehirden şehire değişen kültürel zenginliklerimizin muhafazası ve gelecek kuşaklara aktarılmasında olduğu kadar, şehirlerde yönetişim kültürü nün hayata geçirilmesinde de deve dişi gibi büyük katkılar yapabilirler.
Iğdır’a geleli sekiz ay oldu. Hâlâ bir Iğdırlı taş köfte yapıp getirmedi. Bozbaş yemeğini bir dostumun daveti üzerine yemek nasip oldu. Çok beğendik. Kısmet olursa önümüzdeki yıl mutfak uygulamalarında yerel tatların yapılmasını sağlayıcı çalışmalar yapacağız. Ayrıca ilimizdeki lokantaların sahipleri ve ustaları ile görüşüp, kendilerine özgü tatları mutfağımızda öğrencilerimize öğretmeleri için proje hazırlıklarımıza, tatil dönüşü hemen başlayacağız inşallah. Bir başka proje konumuz ise, bu defa çevre illerin yemeklerini ustalarından öğrenme ve hazırlama olacak. Öğrencilerimiz böylece komşu illerimize, Kars, Ağrı ve Van’a has yemekleri yapmayı da öğrenecekler. Tabi ki, Erivan ve Nahçıvan yemeklerini de. Çünkü Erivan da Nahçıvan da, Iğdır gibi, Kars gibi, Ağrı ve Van gibi kadim Selçuklu şehirleri…
Özetle, biz Iğdır’da Iğdır ve Iğdırlılar için koşturuyoruz. Üniversitenizle öğünebilirsiniz. Fakat varılacak daha çok hedefimiz var. Aydın başta olmak üzere gurbetteki bütün Iğdırlılara sesleniyorum. Yoksa hemen, Aydın’da Iğdır için çalışacak bir dernek kurunuz. Kültürünüzü yaşatınız. Yerel kültürler ne kadar zengin olursa, genel kültürde o kadar güçlü olur. Lütfen projelerimize nasıl destek olacaksanız, olunuz. İlk aklınıza gelen para ise lütfen unutun. Para isteme gibi bir niyetimiz kesinlikle yok. Fakülte olarak bütün amacımız yöre mutfağını ve mutfaklarını öğrencilerimizin uygulama derslerinde en iyi şekilde öğrenmeleri. Iğdır’a gelip sizde öğrencilerimize özel menülerinizle tanıştırabilirsiniz. Davet ediyoruz. Lütfen buyurun.
Farkındalık geliştirmekse, buyurun farkındalık. İnanın şahsen, memleketim Aydın’da düzenlenecek ‘Iğdırlılar Etkinlikleri’ne katılmadan görevimi tamamlayıp Iğdır’dan ayrılırsam çok üzüleceğim.
Yalnız Aydınlılar ve Iğdırlılar olarak, Karadeniz’in doğusundaki Ordu, Giresun, Rize ve özellikle Trabzonlulardan öğreneceğimiz çok şey var. Belki onların da bizden…
Iğdır kökenli artık Aydınlı olmuş kardeşlerim, lütfen bana yazın. Baba ocağını daimi olmasa da arada bir tüttürün. Tıpkı Karadenizliler gibi…
Yazılacaklar bitmez
Kısmetse yazmaya devam edeceğim.
Kalın sağlıcakla…

* Vatan-ı Asli: Hanefi mezhebine göre, bir insanın doğup büyüdüğü veya evlenip içinde yaşamak istediği veya yerleşip kalmak istediği yerdir (https://sorularlaislamiyet.com/kaynak/vatan-i-asli-ne-demektir-ve-hukmu-nedir).

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Musa GENÇ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aydın Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Aydın Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aydın Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizi nasıl buldunuz?