Saçmalayan ben miyim?

Bazı şeyleri yazmak zordur. Bazı şeyler hakkında söylenecek çok şey vardır ama hani derler ya söylesem olmaz, sussam gönül razı değil, öyle bir kafada yazıyorum şu an. Son kelimeyi yazdığımda aslında söylemek istediğim şeyleri söylemeyeceğim, söyleyemeyeceğim muhtemelen. Yine ne anlama geldiğini benim bile bilmediğim konular hakkında kelimeleri çarpıştıracağım. İçim, ellerime isyan edecek. Klavyeye her dokunuşumda hedefinden şaşmış bir kurşun gibi yanlış harfleri dizeceğim arka arkaya. Ama öyle ya da böyle bunlar benim kelimelerim olacak. Söyleyemediğimi sandığım şeyleri söylemenin yolu belki de budur. Belki de söylemek istediklerimi bana söyletmeyenlerle aramdaki zeka farkını bu şekilde ortaya koyabilirim. Kim akıllı kim aptal ben bilemem ama sonuç olarak bu köşede yazılan her saçmalık benim eserim. Beni onlardan ayıran şeyde bu. O yüzden it ürüyecek, kervan yürüyecek. Bugünün haramileri yarının mahkumları olacak. Yine Köroğlu’nu yazacak tarih. O zalim Bolu Beyi’nin adını kimse hatırlamayacak. Yine mazlumun sözü bilinecekte, zalimin sözü küfür sayılacak sonunda. Eminim ki benim yazdığım bugünün saçmalıkları, yarının itirafları olacak. Amaç içimdeki beni insanlara anlatmak değil, amaç içimdeki beni anlayabilecekleri bulmak. O yüzden bu yazıyı okuyup ta beni yadırgayan, yargılayanlar hiç ama hiç umurumda değil. Çünkü ben saçmalıklarımla güzelim.

Ekonomiden bahsetsem olmayacak, küresel totoşların tüm dünyaya yutturup şimdide özür dilediği pandemi sersemliğinden zaten çok bahsettik. Ülkede gülecek ne bir olay kaldı nede dosdoğru bir sanat dalı. Her şeyimizi çaldılar. Aslında çalmadılar. Bizi ölümle korkutup bizim teslim etmemizi sağladılar. Şimdi bu yeni dünya düzeninde ot gibi yaşamaya, daha doğrusu yaşıyormuş gibi yapmaya çalışıyoruz. Bilende bilmeyende bu adi kumpasın acısını yaşıyor maalesef. Şimdi oturup eskiyi yad edelim, hatıraların efkarlı gölgesinde güzel günleri özleyelim. Bu arada o efkarın gölgesinde birazcık demleneyim falan demeyin sakın. Ona da zam geldi. Hemen rakı güzellemesi yapıyorum sanıp beni linçlemeyin. Çay demlemekten bahsediyorum. Yersen…

Ya da boşverin eskiyi yad etmeyi artık o da çok pahalı biz en iyisi mi uyumaya devam edelim. Rüyalarımıza sayaç takılıp, güzel rüyalardan zevk vergisi alınmadan görebildiğimiz kadar mutlu rüyalar görelim. Kabuslar nasılsa yanımıza kar kalacak. Hadi iyi uykular…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Barış Özsoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aydın Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Aydın Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aydın Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sitemizi nasıl buldunuz?