Kuşadası'nda 'komünist zulmü' anlatıldı

Kuşadası Ukrayna Kültür Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Olena Burgaç, Svitlana Potapenko-Yıldırım, Natali Potapenko, Jenya Çağlar 1930-1933 yılları arasında Ukrayna'da yaşanan ‘Holodomor Katliamı’nı anlattı. Burgaç, EKODOSD’da düzenlenen etkinlikte ulusal felaketin ayrıntılarını katılımcılarla paylaştı.

Enver Önder
Enver Önder Tüm Haberleri
Haber albümü için resme tıklayın

Etkinliğe, ilçede yaşayan Ukraynalılar ve vatandaşlar katıldı. Burgaç, Holodomor’un açlıkla öldürmek anlamına gelen Ukraynaca bir kavram olduğunu, 1932-1933 yılları arasında yaşanan ve milyonlarca insanın hayatını alan ulusal felakete verilen isim olduğunu kaydetti.

"HOLODOMOR GERÇEĞİ BİLİNMELİ"


Olena Burgaç, anlaşılması zor olan Holodomor gerçeğini üzülerek anlatmaya çalışacağını söyleyerek, “Ukrayna’yı gezen bir Türk turist, bloğunda şöyle bir şey paylaştı: ‘Elinde 5 buğday başağını tutan o çarpıcı kız çocuğu heykelini ilk gördüğümde beni çok etkilemişti. O bölgeyi defalarca ziyaret ettim ve her seferinde oradan geçtiğimde bu heykelin fotoğrafını çektim. Yaz, kış ve bahar ayları. İlk gördüğüm zaman neyi simgelediğini anlamamıştım. Sonrasında Ukrayna tarihinde yaşanan açlık ve kıtlık ile ilgili olduğunu öğrendim. Fakat anlattığı meseleyi yine anlamamıştım. Çünkü böyle bir şeyin olabilirliğine pek ihtimal verememiştim. Okumalar yaptıkça ‘Holodomor’ gerçeğini öğrendim. Açıkçası yine kafamda tam oturmuyordu. Nasıl olabilirdi? Böyle bir şey nasıl yaşanabilirdi, aklım almıyordu.’ Ben bu gerçeği sizlerle paylaşacağım” ifadelerini kullandı.

“KOMÜNİST REJİMİN KASITLI POLİTİKASININ BİR PARÇASIYDI”


Burgaç, şunları kaydetti: “Ukrayna’da her sene kasımın son cumartesi günü, 1932-1933 yıllar arasında gerçekleşen Holodomor kurbanları anılmaktadır. Bu tarihte Ukrayna ile birlikte tüm dünya, yas etkinliklerinin düzenlendiği yerler ya da kendi evlerinde, kurbanlara saygı göstermek amacıyla mum yakmaktadır. Bu durum açlık, kuraklık ya da mahsul yetmezliği gibi doğal afetlerin bir sonucu olarak ortaya çıkmadı. Bu, Ukraynalıların fiziksel olarak yok edilmesine yönelik Komünist rejimin kasıtlı politikasının bir parçasıydı.”

“UKRAYNA, KOMÜNİZME KARŞI BÜYÜK BİR DİRENİŞ GÖSTERDİ”


Burgaç, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “1917’deki Ekim Devriminden sonra komünistler eski Rus İmparatorluğu’nun birçok bölgesinde iktidarı ele geçirmeyi başardılar. Bilhassa, özgürlüğünü yeni elde etmiş olan bağımsız Ukrayna Halk Cumhuriyetini de birkaç yıl süren acımasız bir mücadele sonucunda işgal ettiler. Komünistler, Ukrayna milli hareketine kültürel alanlarda bazı ödünler vermek ve bu sayede kukla bir komünist rejim kurmak suretiyle Ukrayna’daki kontrollerini sağlamlaştırdılar. Ukraynalılar bu kültürel özerkliğin avantajlarından yararlandı. 1920’lerde Ukrayna, Avrupa odaklı modern kültürün hızlı gelişimini deneyimledi; Ukraynalılar, Ukrayna’nın bağımsız bir ekonomik aktör olduğu düşüncesine dayalı bir ulusal eğitim sistemi oluşturdular. 1920’lerin sonundan itibaren Komünist rejim etkisini sağlamlaştırdı ve bu kültürel yükselişe karşı bir hücum başlattı. Stalin hızlı bir sanayileşme programına girişti. Ülkede kendi otoritesine karşı olabilecek muhalefeti güçlü baskıcı mekanizmalarını kullanarak yok etti. 1917-1921 yılları arasında oldukça kısa bir devletçilik tecrübesi olan Ukrayna Komünizme karşı büyük bir direniş gösterdi. Ukrayna yanlısı eğitimli elitlerin yanı sıra güçlü bir ulusal bilince sahip ve ekonomik açıdan bağımsız köylüler vardı. Josef Stalin’in liderliğindeki hükümet Ukraynalıların direnişinin SSCB’nin var olmasına karşı büyük bir tehlike yarattığını düşünüyordu. Bu tehlikenin ortadan kaldırılması için en korkunç yöntemlerden biri olan ‘açlık’ seçildi."

“ÖLEN İNSAN SAYISININ 7-10 MİLYON ARASI OLDUĞU BİLİNİYOR”


Burgaç, tarihsel olarak Ukrayna’nın “kara toprak” olarak bilinen çok verimli ve geniş topraklara sahip olması nedeniyle, Sovyetler’in “ekmek sepeti” olarak görüldüğünü aktardı. Burgaç, Ukrayna’nın, Sovyet tahıl üretiminin yüzde 27’sini, devlete teslim edilen toplam tahılın ise yüzde 38’ini, tahıl dışında diğer Sovyet bölgelerine önemli miktarda sebze, et ve süt sağladığını söyleyerek yaşanan olaylardan kesitler sundu. Burgaç, “İstatiksel olarak 1933 yılında her gün açlıktan 34 bin 560 kişi, her saatte bin 440 ve her dakika 24 kişi ölmekteydi. Holodomor nedeniyle ölen kişilerin sayısına dair belirsizlik meselesi günümüzde de güncelliğini korumaktadır. Ne var ki, farklı kaynaklara göre kurbanların sayısı 7-10 milyon kişi arasındadır. Ayrıca dünyada 16 ülke Holodomor’u soykırım olarak tanımıştır. Bunlar arasında Kanada, ABD, Portekiz, Vatikan, Polonya, Estonya, Letonya, Litvanya, Gürcistan, Avustralya, Meksika, Kolombiya, Ekvador, Peru ve Paraguay bulunmaktadır” diyerek her yıl kasım ayının 4. cumartesi gününün Ukrayna’da ‘Holodomor Kurbanlarını Anma Günü’ olarak kabul edildiğini sözlerine ekledi.



14 Eyl 2020 - 14:18 Aydin/ Kuşadasi- Gündem

Muhabir Enver Önder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Aydın Ses Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Aydın Ses Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Aydın Ses Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Aydın Ses Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Aydin Markaları

Aydın Ses Gazetesi, Aydin ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (256) 213 16 50
Reklam bilgi


Anket Sitemizi nasıl buldunuz?