Türkiye için tarımın öncelikli bir faaliyet alanı olduğunu ifade eden Milletvekili Yavuz, “Özellikle son yaşanan Kovid-19 salgını da tekrar göstermiştir ki gıda güvenliği ve güvenilirliği, diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemiz için de hayati bir meseledir. Ülkemiz tarımı, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde
Tarım ve Orman Bakanlığımızca uygulanan politikalar ve verilen desteklerle son 17 yılın 14'ünde büyümüş, 2003-2019 döneminde yıllık ortalama yüzde 2,8 büyüme gerçekleştirmiştir” dedi.

“BİN 827 TARIM ÜRÜNÜ İHRAÇ EDİLİYOR”

2019 yılı büyümesinin ise yüzde 3,3 olduğunu belirten Yavuz, “2002 yılında 37 milyar TL olan tarımsal hasılamız, 7,5 kat artarak 2019 yılında 275 milyar TL’ye yükselmiştir. 2002 yılında 3,7 milyar dolar olan tarımsal ihracatımız, 2019 yılında 18 milyar dolara yükselmiştir. Tarım alanında dış ticaret fazlası 5,3 milyar dolar olan Türkiye, 193 ülkeye, bin 827 çeşit tarımsal ürün ihraç etmektedir. Bununla birlikte, her ne kadar kendi kendine yeten bir tarım sektörümüz bulunmakta ise de gıda güvenliğini temin için yapılması gereken çalışmalar uzun vadeli planlamayı gerektirmektedir. Tarımsal üretimin kesintisiz olarak muhafazasını ve artan ihtiyaçlara cevap verecek ölçüde büyümesini teminen, tarım topraklarımızın daha sıkı korunması için yeni tedbirlerin alınması icap etmektedir. Bu doğrultuda, hazırlanan teklif ile tarım topraklarının daha sıkı korunabilmesi amacıyla, 5403 sayılı toprak koruma ve arazi kullanımı kanununun ihlallerine yönelik daha sıkı denetim ve caydırıcı yaptırımların düzenlenmesi hedeflenmektedir” diye konuştu.

“YAPTIRIMLAR AĞIRLAŞTIRILDI”

Toplum sağlığını korumak amacıyla önemli çalışmaların da gerçekleştiğini kaydeden Yavuz, “Diğer taraftan toplum sağlığını korumak amacıyla insan sağlığı için tehlike oluşturan gıda ve yem ürünleri ile taklit ve tağşiş yapılmış ürünlerin piyasaya arz edilmesiyle alakalı olarak teklifte öngörülen değişiklikle, bu ürünleri üreten, piyasaya arz eden gıda işletmecilerine yönelik yaptırımlar ağırlaştırılmaktadır. Aynı doğrultuda bilimsel dayanağı ve kanıtı olmayan, genellikle konu hakkında uzmanlığı bulunmayan kişiler tarafından, tüketicinin tüketim alışkanlıklarını olumsuz etkileyen, yazılı ve görsel medya üzerinden hızla yayılan, gıdalar hakkında yanıltıcı, yanlı, yanlış yönlendirici bilgiler ile gıdada bilgi kirliliği oluşturan beyanlarla, tüketicide endişe, korku ve güvensizlik yaratılmakta olduğu görüldüğünden
teklif ile tüketici haklarının etkin bir şekilde korunabilmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Bunun yanı sıra hazırlanan kanun teklifi ile genel olarak sahipli arazilerde ağaçlandırmanın teşvik edilmesi, bozuk orman alanlarında odun dışı ürünlerin mamul ya da yarı mamul olarak işlenmesi amacıyla tesis ve orman bitkisi fidanlıkları kurulmasına, mantar ve tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği yapılmasına izin verilebilmesi, şeker piyasasındaki denetleme faaliyetlerinin etkinliğinin arttırılması, tütün mamulü olmamakla birlikte tütün mamulü üretiminde kullanılan makaron, sigara filtresi ve yaprak sigara kâğıdının üretiminin ve piyasaya arzının tarım ve orman bakanlığının görevleri kapsamına alınması, tütün mamulü üreticilerine yüzde 30 yerli tütün kullanım zorunluluğunun getirilmesi, gibi hususlar düzenlenmektedir” şeklinde konuştu.

“AVRUPA’NIN LİDERİ KONUMUNDAYIZ”

Ülkelerin yükselişinin de, çöküşünün de tarımla başladığını dile getiren Yavuz, “Bunun için güçlü Türkiye’nin yolunun güçlü tarımdan geçtiğini asla unutmamak zorundayız. Özellikle cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle tarımsal üretimdeki başarımızı taçlandırdık. Hayvancılıkta, 48,5 milyon küçükbaş ile Avrupa da birinci, 17,9 milyon büyükbaş ile ikinci sıradayız. Süt üretiminde ise yine Avrupa'da üçüncü sırada olan ülke konumundayız. 18 milyar dolar tarımsal ihracat ve 5,3 milyar dolar dış ticaret fazlamız ile tarımda şu an Avrupa’nın lideri konumundayız” dedi.