HAKAN ÇAĞLAR ERÜRKER

Son dakika haberleri- Aydın'ın haber sitesi SES Gazetesi'nde


  • 24 Ekim 2018, Çarşamba 9:17
ŞenolBABACAN

Şenol BABACAN

İSVEÇ’TEN İZLENİMLER (SAYGI)

İçinde bulunduğumuz Ekim ayı içinde, bir dizi iş ve dost ziyareti için bir haftalık Avrupa turundaydım.

Dostlarım İsveç’in Jönköping kentinde yaşıyorlar.

Marianna ve Nahir ilkokula giden evlatları William için okulda bir kermes düzenleneceğini ve benim gelmek isteyip istemediğimi sordular.

Büyük bir mutlulukla kermese katılacağımı söyledim.

Kermes yerini görünce çok şaşırdım. Kermesi şehrin işlek caddelerinden birinde değil, okulun kendi bahçesinde sadece velilerin akrabalarına özel yapmalarına rağmen oldukça kalabalıktı.

Marianna bir gün önceden kendi elleriyle hazırladığı kurabiyeleri satılması için standa bıraktı.

Bazıları kitap satıyor, bazıları ikinci el paten satıyor, bazıları da evlerinde hazırladıkları yiyecekleri satıyordu.

Sınıf için harcayacakları maksimum parayı toplayıp kendilerinin ve çocuklarının hoşça vakit geçirecekleri güzel bir gün geçirmek herkesin ortak gayesiydi.

Balık tutma ve şişe devirme oyunları çok eğlenceliydi. Deniz figürlü bir perdenin arkasına saklanan hediye paketlerine doğru bir olta uzatılıyorlardı. Velilerin hazırladığı bu hediyeler çocuklar tarafından gizlice oltaya takılıyordu. Katılımcı hediyesini alıp bağışını yapıyordu.

 Şişe devirme oyunu da amatörce hazırlanmış bir bowling oyunu.

Bağış karşılığı şişeleri devirmeye çalışılıyor başarılı olanlar velilerce hazırlanmış küçük hediyeyi hak ediyordu.

Veliler ve çocuklar bire bir etkinliğin içinde yer alıyorlardı.

Bu kermeste tanık olduğum en önemli iki ayrıcalıktan ilki, her şey önceden planlanmış herkes hangi etkinlikte ve hangi konumda görev yapacağını bildiğinden hem hiç gürültü yoktu hem de her kafadan bir sesin çıktığı tartışma ortamları. İkincisi ve en önemlisi de, büyüklerden torunlara kadar ellerimizden düşmeyen cep telefonlarını hiç görmedim bu etkinlikte.

Bizde olsa çocukların gözüne kaçardı telefonun kamerası,‘Olmadı bi daha, bi de teyzen çeksin bak oğlum bu tarafa, ablana ver telefonu bir selfie yapsın da durum paylaşacağım’ nidalarını çokça duyardık.

Kültür diyeceğim de, önceden böyle kültür mü vardı? Yorum sizin.

Kermes dağıldığında bir Lübnan Lokantasında yediğim bulgur pilavının tadı muhteşemdi.

Akşamüzerine doğru dostum Nahir, daha önceden ayarladığı biletleri çıkardı ve ‘Buz hokeyi maçına gidiyoruz’ dedi.

Kinnaps Arena’ya Beşiktaş forması ile gidip şehrin takımı HV71’i desteklemek çok eğlenceliydi.

Desteklediğin takımın kazandığı elit bir seyirci topluluğuyla maç izlemenin keyfi tarif edilemez.

7.000 kişilik Arena tıklım tıklım doluydu ve hiç polis görmedim. Sivil kıyafetli 16 güvenlik görevlisinin olduğu organizasyonda insanların tek gayesi vardı.

Hafta sonunda hoşça vakit geçirmek.

Bizler bunu başarabilecek miyiz sizce?

Ne dersiniz?

Bu da mı kültür yoksa yine işin ucunun dayandığı yer ‘Saygı’ mı?

Yorum sizin.

Saygılarımla.

(Devamı Gelecek)

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
Nazilli Belediyesi Tanıtım
yukarı çık