Garpark
UĞUR SOĞUTMA

Son dakika haberleri Aydın'ın haber sitesi SES Gazetesi'nde

  • Dolar 3.5167
  • Euro 4.0139
  • GR ALTIN 140.84
  • ÇEYREK 231.27

  • 19 Ekim 2016, Çarşamba 15:53
Op. Dr. Ayşe TUZLACI

Op. Dr. Ayşe TUZLACI

MİGREN (2)

 

 

Migren Belirtileri:

 Baş ağrısı; migrenin belirtilerinden biridir

Genellikle (%45) tek taraflı, yoğun ve zonklayıcı tarzda bir baş ağrısıdır.

Görme bozuklukları; Kör noktalar, parlayan ışıklar veya şekiller görülebilir.

Aura olarak adlandırılan bu belirtiler, %10'unda görülür.

Aura ile birlikte olan migrene klasik migren denir.

Bulantı, kusma, halsizlik, uyuma isteği, karında şişkinlik, kabızlık veya ishal

Işığa karşı aşırı duyarlılık (fotofobi)

Sese karşı aşırı duyarlılık (fonofobi), konuşurken takılma

Kokuya karşı aşırı duyarlılık (ozmofobi)

 

Migrenli bir kişide boyun ve omuzlarda sertleşme, el ve ayaklarda karıncalanma,

konsantrasyon güçlüğü, konuşma güçlüğü ve nadir olarak paralizi (felç durumu)

veya şuur kaybı, depresif ruh hali da olabilmektedir.

 

Migrenin genel tıbbın içinde çeşitli tipleri vardır:

1- Klasik Migren: Aura (ön belirtiler) ile birlikte olan migrendir. Migrenli erişkinlerin %15 kadarında klasik migren görülür.

2- Yaygın Migren: Aurasız migrendir. Migrenlilerin yaklaşık %80'inde yaygın migren vardır.

3- Menstrüel Migren: Adet döneminin başlangıcında veya adet döneminde görülür; başka zaman görülmez. Çalışmalar menstrüel migrenin genellikle aurasız olduğunu göstermektedir.

4- Diğer: Bu üç migren tipi dışında, daha nadir görülen çok sayıda migren tipi de vardır; ancak bunlar tüm migrenlerin yalnızca %5'ini oluştururlar. Bunlara örnek olarak baziler migren, hemiplejik migren, oftalmoplejik migren, retinal migren ve post-travmatik migren sayılabilir.

Tamamlayıcı tıp perspektifinden bakacak olur isek, Geleneksel Çin Tıbbı ve akupunktur açısından da baş ağrısı nedenleri pek çoktur:

  1. Yapısal olabilir. Burada kişinin sadece genel vücut yapısı değil, döllenme esnasında anne-babanın sağlık durumu veya annenin hamilelikteki sağlık durumu da işin içindedir.
  2. Rüzgarlı soğuk hava, rüzgarlı sıcak hava, rüzgarlı rutubetli hava koşulları veya kişinin alışık olduğu hava koşullarından başka bir yere seyahati gibi hava durumuna bağlı olabilir. Rüzgar, eskilerin değişi ile yel ve rutubet nedeni ile olan bu baş ağrıları boyun ve omuz tutulmaları ile birliktedir.
  3. Sinirlilik, endişe, korku, şok veya aşırı zihinsel yorgunluğa bağlı ruhsal nedenler olabilir.
  4. Aşırı çalışmaya bağlı olabilir. Yoğun, şiddetli, zonklayıcı, bulantı ve kusmanın eşlik edebildiği, görme problemlerinin ve ruhsal gerginliğin de olabildiği ağrılardır. Çok uzun saatler ve stres altında çalışanların hafta sonu çektiği ağrılar bu gruba girer.
  5. Aşırı cinsel aktiviteye bağlı olabilir.
  6. Yeterli beslenememe, aşırı sıcak karakterde (baharat, acı, alkol, kırmızı et gibi) beslenme, aşırı rutubet ve ödem yapıcı (yağlı, kızarmış, süt ve süt ürünleri ve şekerli gıdalar gibi) besinleri aşırı tüketme, çok tuzlu yemek, çok hızlı yemek, aşırı kakao ve kahve tüketmek gibi diyete bağlı olabilir. (Günümüzde kronik baş ağrıları ve migren için başka bir besinsel faktör de gıda duyarlılığıdır. Kişiye özel bir test olan "gıda intolerans testi" yapılıp, o kişiye hangi gıdaların uygun hangilerinin uygun olmadığı tespit edilir. Uygun olmayan gıdalar belirli sürelerle diyetten çıkartılır. Kronik hastalığı olan kişilerin gıda duyarlılık testini yaptırıp diyetlerini ona göre düzenlemeleri hastalıklarının tedavisine çok destek olmaktadır.)
  7. Geçirilmiş kazalar daha sonra özellikle ağrıları belli bir bölgede lokalize olan kronik baş ağrılarına neden olabilir.
  8. Özellikle bayanlarda adet dönemlerinde daha da şiddetlenen hormonal kaynaklı olabilir.

Neden ne olursa olsun kronik baş ağrısı olan kişinin süregelen zaman içinde sinirleri ve bedeni yıpranır. Yaşam kalitesindeki düşüş hem kişiyi ve hem de tüm aile bireylerini çok olumsuz etkiler. Uzun yıllar başarılı olamayan tedaviler artık bıkkınlık ve umutsuzluk yaratır.

Migren ve kronik bir baş ağrısı tedavisi öncesi hastalarımızdan göz vekulak-burun-boğaz muayenesi, bir de tüm dişlerin köklerini değerlendirebileceğimiz panaromik diş grafisi isteriz. Öncelikle baş ağrısının altında yatan bir organik problemin olup olmadığını anlamamız gerekir. Çünkü tedavide öncelik altta yatan organik problemi ortadan kaldırmaktır. Diş köklerinin ise akupunktur ve tamamlayıcı tıp açısından ayrı bir önemi vardır. Dişlerin organlar ile sinirsel bağlantıları vardır ve problemin olduğu dişler bu organ bağlantıları nedeni ile bize ilgili organlar hakkında da bilgi vermekte tedavimize yol göstermektedir.

Tüm bu ön kontroller, muayene ve detaylı bilgi alma sonucunda tedavi planlanır. Kronik bir durum için kural 2 kür tedavidir. Bir kür 10 seanstan oluşur. Birinci kür haftada 2 seans olmak üzere tamamlanır. İkinci kür ise haftada bir, iki-üç haftada bir ve daha sonrasında ayda bir olmak üzere toplam 6 ay kadar devam eder.

Genellikle son çare olarak akupunktur tedavisine başvuran hastalara, ön görüşme ve ilk muayenede duydukları % 80 başarı şansı pek inandırıcı gelmez ama yine de bir mucize beklerler. Genel olarak baktığımızda, 20-30 yıllık dirençli bir problemi çözebilmeyi bir anlamda bu kategoride değerlendirmek mümkündür ama bu bilimsel bir tedavi yöntemidir ve yüzdeler ile başarı şansı vardır. Kişiler, ilerleyen seanslarda sadece ağrılarının geçmekle kalmadığını, bunun yanında sindirimlerinin ve uykularının düzeldiğini, daha rahat ve daha sakin olduklarını, kendilerini daha zinde hissettiklerini gördükçe çok şaşırırlar ve geçen yıllara yanarlar. Ama zararın neresinden dönülse kardır.

Tedavinin devamında genellikle şöyle bir durum ortaya çıkar. Hastamıza nasıl olduğunu sorduğumuzda iyi olduğunu, sorguladığımızda ise ilaç aldığını söyler. Bu yılların alışkanlığıdır. Kişi, hafif başlayan bir ağrısı olduğunda hemen ilaç alır. Çünkü yıllardır o aşamada ilacını almadığında veya da aldığı halde ilacın işe yaramadığını, ağrının tırmandığını ve hayatını sekteye uğrattığını bilir. Aslında, şimdi öyle olmayacaktır. Başı ağrıyacak gibi olup vücutta bir mücadele olacak ve ağrı kaybolacaktır. Daha sonraları ise o ağrılar hiç başlamayacaktır.

Bir migren veya kronik baş ağrısı olan kişinin başarılı bir akupunktur ve tamamlayıcı tıp tedavisinden sonra, çok nadir olarak -böyle kronik bir başa ağrısı olmayan kişinin başının ağrıması kadar- baş ağrıları olabilir.

Kronik baş ağrısı veya migreni olan kişilerin, bu konuda tamamlayıcı tıbbın yapacağı işler olduğunu unutmaması gerekir. Sadece baş ağrısı değil tüm kronik ağrılar için akupunktur ve tamamlayıcı tıp yöntemleri başarılı bir tedavi şansı sunabilmektedir.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

Öz Ege
yukarı çık