NUMUNE TEK

Son dakika haberleri- Aydın'ın haber sitesi SES Gazetesi'nde


  • 09 Şubat 2018, Cuma 9:57
Ömer HakanYavaşoğlu

Ömer Hakan Yavaşoğlu

MEDENİYET İNSANI İRADEYE TABİ OLUP CENNET-DUYGULARLA MEŞGULDÜR (1)        

İnsanı ve davranışlarının nörobiolojik kaynağını iyi anlayabilmek için öncelikle beynimizin otomat sistem olan Limbik lob (iradedışı-bilinçaltımızın merkezi) ve irademizi temsil eden frontal lobumuzun fonksiyonlarınn iyi anlaşılması gerekiyor.
      Limbik sistem/lob (resim-1) duygusal beyin adı da verilen otomat-bilinçaltımızın nörobiolojik merkezini oluşturur. Vücudun tüm dış-yüzeylerinde bulunan reseptörler vasıtasıyla algılanan maddi uyarılar dışında, beynin iç orta-kısmında ve derinde bulunan yapılar tarafından psişik, duygusal-emosyonel uyarılar da mütemadiyen algılanmakta(hipotalamus) ve duygu-durumumuzu ve ona bağlı bir çok hormonal, otonomik ve zihinsel faaliyetlerimizi (ve immün-sistemin regülasyonunu) otomatik olarak düzenler.
     Duygu ile ilgili bu beyin yapılarının (Limbik sistemi oluşturan nöroanatomik bölgeler) başlıca fonksiyonlarını/görevlerini şöyle sıralayabiliriz :
         Üzülme-sevinme, gülme-ağlama, olaylardan etkilenme-etkilenmeme, mutluluk-mutsuzluk, zevk-acı, ödül-ceza, kızma, heyecanlanma, öfke, saldırganlık, yıkma-onarma, cinsel arzu-cinsel isteksizlik, acıkma hissi-tokluk, dostluk-düşmanlık, kin tutma-affetme, hırslı olma, merhametlilik-gaddarlık, çalışkanlık-tembellik, yapıcılık-yıkıcılık, vücudun su ihtiyacına göre susama, vücut ısısının belli bir aralıkta tutulması, kalbi hızlandırma-yavaşlatma, soluma sayısının artırılıp-azaltılması.
Yapılan nörobilim araştırmalarıyla beyinde ortalama 100 milyar nöron olduğunu tahmin ediliyor. Otomat bilinç-altımızın merkezi olan Limbik sistem; yukarıda sayılan görevlerini yerine getirebilmek için beynin yaklaşık 70 milyar nöronunu (yüzde 70) kullanıyor. Geri kalan 30 milyar nöron ise (yüzde 30) irademizi (bilincimizi) temsil ediyor. Beynimizin hükümdar fonksiyonlarını icra eden bu irade merkezi ön-beynimizi (Frontal lob) oluşturur.
      Kognitif nörobilimin dünyadaki önemli duayenlerinden olan Dr.M.Mesulam ‘da beynimizin yüzde 90 ının düşünce-duygu-davranışlarımızla meşgul olduğunu söylüyor. Ancak beynin yüzde 10 u ise istemli hareket ve duyularımızla meşgul. Şimdi zihni kurgulamamızı yapabiliriz:
        Otomat-bilinçaltı sistemimiz olan Limbik sistemimiz beynin yüzde 70 ini kullandığı için çok güçlü bir sistem. Temelde ego/nefs in de nörobiolojik olarak limbik sistemi kullandığı biliniyor. Daha anne karnında cenin 29.günde iken gelişmeye başlayan beyinde insula denilen(otomat sistemin parçası) bölgede egomuzu temsil eden bir data-bank/veri bankası oluşuyor (bir nevi beynin dıştan gelen bilgilere , ne cevap vereceğini içeren ego-hafızası).Tabi bu ego-hafızasını etkileyen başta annenin ruh-beden sağlığı, genetik, aile çevresi, sosyoekonomik şartlar vb. birçok faktörler var ancak bunu başka bir makalede ele alırız inşaallah.
         Nörobilimciler; bir insan herhangi bir karara vardığında aslında bu otomat sistemdeki in-put (giren) bilgiye göre out-put(çıktı) davranışın beyinde zaten altı sn.evvel oluştuğunu söylüyor. Yani büyük çoğunluk irademizi/frontal lobumuzu kullan(a)mıyoruz. Şimdi günlük yaptığımız davranışların yüzde kaçı otomat, kaçı iradeli acaba? Manasını düşünmeden iki dk.da bitirdiğimiz namazlarımızdan, araba kullanırken kırk tilki hesabı yoğun yapışmış düşüncelere, bir yandan karşımızdakine yapıştırdığımız laflardan hızla şükürsüz, teşekkürsüz yediğimiz yemeklere ve ila ahiri…Aslında büyük bir yüzdeyi oluşturuyor otomat davranışlar ama farkında değiliz…
       Oysa bir arkadaşımızın samimi eleştirisi karşısında, durup, düşünüp, hemen bir hafızayı yoklayıp, onun haklı olduğu noktaları hızla gözden geçirip gönlümüzle onu dinleyip gereğini yaptığımızda otomat sistem devredışı kalıp , frontal lob devreye giriyor. Yani şunu söylemek istiyoruz, frontal lobumuz yüzde 30 u denetlediği için çoğunlukla yüzde 70 in boyundurluğunda/tahakkümünde yaşıyor…Tabi ki bu ego nun güdümünde hayat yaşayanlar için söz konusu…İşte bu şahsiyetlerin asla mutmain ve dolayısıyla sağlıklı/makbul olması mümkün değil (Mearıc-19 gerçeği) çünkü, otomat bilinçaltı sisteme tabi olmak insanı şerefli kılan frontal lob fonksiyonlarını inaktif (devredışı) kılıyor. Ve bunun sonucunda mutluluk-stres terazisinde stres kimyasalları baskın oluyor (sonucu kaçınılmaz Burn-out sendromu=Tükenmişlik Sendromu yani depresyon habercisi ve mahşeri yalnızlığa mahkum olmuş ekserun-nas’dan-büyük çoğunluk- olan sağlıksız/na-makbul şahsiyet …) (DEVAM EDECEK)


 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
Nazilli Belediyesi Tanıtım
yukarı çık