ENERYA
Kuruçeşme

Son dakika haberleri- Aydın'ın haber sitesi SES Gazetesi'nde

  • Dolar 4.7073
  • Euro 5.5003
  • GR ALTIN 197.15
  • ÇEYREK 321.76

  • 04 Aralık 2017, Pazartesi 8:44
MehmetTURAN

Mehmet TURAN

ABD’nin Emperyal Doktrini

Hürriyet vaadiyle veyahut da insan hakları ihlâlleri bahanesiyle işgal ettiği ülkeleri bir bir sömüren ABD, bu semirme canavarlığı ile kendi kuyusunu kazdığının farkında değildir. İnasan hak ve hürriyetleri arkasına sığınarak, vahşi kapitalizmi; bütün dünya üzerine hakim kılarak ve adına da “liberalizm” diyerek vahşiliğini örtmeye çalışmaktadır. Masum insanların kanları üzerinden kendi insanlarına hayat hakkı veren bu doktrinin Avrupa devletlerinin müstemleke anlayışından veya sömürme politikasından temel farkı şurasıdır:
   19.yüzyıl emperyalist ülkeleri fakir halkların, üçüncü dünya ülkelerinin hammaddelerini kendi ülkelerini taşıyarak sömürüyorlardı. Afrika’nın, Asya’nın, Güney Asya’nın ve diğer müstemleke ülkelerinin yer altı ver yer üstü tabii kaynaklarını; hem de buraların sahiplerini köleleştirerek kendi insanlarının göbeklerinde yağ tabakaları oluşturuyorlardı.
 ABD ise yeni bir vahşi kapitalizmin semirtme telâkkîsiyle; “ hürriyet” bahşetme adına kargaşalıkları -güya- önleme politikasını tesis etmişti. “Pax Americana,19.ve 20. yüzyıl emperyalist modellerinin aksine, hâkimiyeti altına aldığı ülkelerde düzen değil de düzensizlik durumunun sürüp gitmesini öngörüyor gibidir.
   Kapitalist Batı, sömürgeleştirme faaliyetlerini, asrın icaplarina göre yapmaktadırlar. Gerektiğinde gaddar bir emperyalist tavrın mevcudiyeti; şartlara göre timsah gözyaşlarıyla mazlum milletlerin korumacılığını deruhte ederler. Ancak, maksat aynıdır: Sömürmek. Cemiyetlerin, tekâmülündeki safhalar da olduğu gibi, buna benzer sömürme şekilleri de gelişmekte; kendi tabirleriyle modernleşmektedir. İlim ve mârifetin bütün insanlığa teşmil olmasından dolayıdır ki, aynı zamanda da iletişim vasıtalarının en küçük topluluklara kadar gelmesi sebebiyle de Batının (ABD) “hümanist” emperyalizm felsefesi de günyüzüne çıkıveriyor. Halbuki vahşi kapitalizmin ana felsefesi aynı, değişen herhangi bir şey yok. Sadece, ismi farklıdır.
  Bir asır evvel Oryantalizmin müessir olduğu dünya siyasetinden, düşünce kuruluşlarının hâkim olduğu vahşi kapitalizmin sosyo-politik bir tekâmülü olan Globalizm yeni bir sömürge vasıtası haline dönüşmüştür. IMF, Dünya bankası, G-7’ler gibi milletlerüstü teşkilatlar, ABD’inin emirleri doğrultusunda geri kalmış ülkelere demokrasi, hürriyet, istikrar vs. getiriyorlar. Önce yıkıp, daha sonra tekrar kahramanlık! Gösterişiyle inşa etme siyaseti… Böylece, bu şekil istikrar! Götürülen ülkeler, itaata hazır vaziyette sömürülmeyi beklemektedir.
   Müstemlekeciliğin ana gayesi olan fakir halkları sömürme felsefesi, “medeni” Batı’nın tekâmülündeki stratejisi, Avrupa ile ABD’de farklılık arz eder. Avrupa kapitalizmi, kurbağanın kaynar sudaki teslimiyetine benzer. Yani, kurbağayı ürkütmemek esastır. Kurbağayı( sömürgeleştirecekleri ülkeleri-milletleri-halkları) altı ateşlenmiş soğuk su dolu kazana oturturlar. Kurbağa (sömürgeye maruz kalanlar) zamanla ısınan ve kaynamaya başlayan sudan rahatsız olmamaya başlar; neticede kaynar suda haşlanır; ama yerinden kıpırdamaz. Kıpırdayamaz. Üzerlerine ölü toprağı serpilmişcesine uyuşukluklarına  “kuzu kuzu” devam ederler. Avrupaî kapitalizmin politikası budur. Dolayısıyla Vahşi Kapitalist arzularına menfaat sağlayacak ülkelerin haklarına, hayat tarzlarını, sanatlarını, felsefi itikatlarını, yeme-içme vs gibi usullerini; yani iktisadî-sosyal-kültürel ideolojilerini şırınga ederek istila ederler. Yumuşak bir sömürme şekliyle mazlum milletlere yaklaşırlar. Onlara, kendi sistemlerini ilmî disiplinlerle dilini, âdetlerini, geleneklerini, göreneklerini, tarihî şahsiyetelere bağlılıklarını, dinin cemiyetteki hâkimiyet sahasını tespit ederek; güya, onları “medenileştirme” adına sömürür(dü)ler. Sistemli bir dönüştürme siyaseti takip ederler. Yani, ana prensip; köleleştirilecek ülkelerin insanlarını kendilerine “benzetme” politikasını yürütürler. Daha sonra da müstemleke ülkelerini terk ederek yerli işbirlikçiler vasıtasıyla yer üstü ve yer altı kaynaklarını tükettiler ve halende kılcal damarlarında kalan son kandamlasını da vampir gibi emmektedirler.
  ABD’nin sömürme politikası ise bundan tamamen farklıdır. ABD “pragmatik” düşünceyle hareket eder. Oradaki halkların hayat seviyesi, gelenek ve görenekleri gibi “oryantal” bir yaklaşım tarzına tevessül etmez. Sömürdüğü ülkelerin kendine özendirerek köleleştirme siyasetini gütmez. Nasıl bir yol izlenirse kendine menfaat temin edilir; bütün mesele bundan ibarettir. “Avrupa emperyalizmin ilk sömürgecilik çağının zorla iktisadî ”ilişki” sini kapitalist ilişkiye dönüştürülmesine eşlik eden veya bu ilişkiyi evrensel-siyasi, hukukî kültürel, ideolojik-değer ve kurumlarla benzeyerek empoze etmeye çalışan tutumuna karşılık, ABD kendi ”arka bahçeleri”nde ne böyle bir özendiriciliğe soyunmuş ne de o ülkelerin kendisiyle ekonomik-toplum-kültürel rezonansını güçlendirecek bir “düzen” oluşturmaya gayret etmişti. Orta ve Güney Amerika’yı kendi “arka bahçesi” olarak ilân eden 1821‘deki Monreo Doktrin’ den neredeyse günümüze kadar sayısız darbeler, iç savaşlar, ardarda gelen dikta yönetimleri ile çalkalanıp duran Orta ve Güney Amerika’da ABD kendi somut iktisadî çıkarına, sömürü kaynaklarına dokunulmadığu sürece kayıtsız kalmayı, çıkarı zedelendiğinde ise doğrudan zor kullanmayı veya yerli bir zorbalıklığı vasıtasıyla çıkarını güvence altına almayı yeğlemiştir. ABD, kendi isteği ile iktidarı ele geçiren ve bütün rakiplerini tasfiye edip veya sindirerek ”istikrarı” sağlanmış bir zorba yönetimin, bu gücünden cesaret alarak ABD’nin iktisadî çıkarlarından bir parça taviz talep etmeye yönelmesi halinde, o “istikrar”ı bozmakta da tereddüt etmez.
  Kısaca şununu demeye getiriyoruz: ABD’nin sömürme politikası için gerekli olan şartlar ne ise onu muktezi hale göre yerine getirmeden ibarettir. Köleleştirmesinin husule gelmesinde metod mühim değildir. Ehemmiyet arz eden hususun, maksada nasıl varılacaktır. Yani Makyavelist bir fikri yapısı mevcuttur:”Gayeye vuslat, vasıtaları meşru kılar “ prensibini hayata geçirmektir. Bunu da şimdiye kadar çok iyi yapmıştır. Bu tartışmalar ise sömürge siyasetinin muhtevasıdır. Ancak, şu da unutulmamalıdır ki; zulümle âbâd olunmaz; mutlaka zulümlerle hükmetmeye çalışanlar; eninde sonunda ve çok kısa bir zamanda yıkılırlar.


 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Cumhurbaşkanı kim olmalı?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 34 24 3 7 42 75
2 Fenerbahçe 34 21 9 4 42 72
3 İstanbul Başakşehir 34 22 6 6 28 72
4 Beşiktaş 34 21 8 5 39 71
5 Trabzonspor 34 15 10 9 12 55
6 Göztepe 34 13 10 11 -1 49
7 Demir Grup Sivasspor 34 14 7 13 -8 49
8 Kasımpaşa 34 13 7 14 -1 46
9 Kayserispor 34 12 8 14 -11 44
10 Yeni Malatyaspor 34 11 10 13 -7 43
11 Akhisarspor 34 11 9 14 -9 42
12 Aytemiz Alanyaspor 34 11 7 16 -4 40
13 Bursaspor 34 11 6 17 -5 39
14 Antalyaspor 34 10 8 16 -19 38
15 Atiker Konyaspor 34 9 9 16 -4 36
16 Osmanlıspor FK 34 8 9 17 -11 33
17 Gençlerbirliği 34 8 9 17 -17 33
18 Karabükspor 34 3 3 28 -66 12
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Kocaeli Birlik Spor 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 34 10 6 18 -16 36
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17
NAMAZ VAKİTLERİ
özge
yukarı çık