NUMUNE TEK

Son dakika haberleri- Aydın'ın haber sitesi SES Gazetesi'nde


  • 05 Ekim 2018, Cuma 9:26
Hüseyin BarışÖZSOY

Hüseyin Barış ÖZSOY

AVUSTURYALI KADIN

Bir ülkenin tarihine geçen ama kendi halkı tarafından asla o ülkeden kabul edilmemiş birisi. 2 Kasım 1755 tarihinde  Viyana’da doğan bu kadın, Avusturya İmparatoru 1. Franz Joseph ile Maria Theresa’nın onbeşinci çocuğuydu. Henüz onbeş yaşındayken Fransa’nın müstakbel kralı Berri Dükü Louis (XVI.) ile evlendi. Henüz 4 yıllık evliyken Kral XV. Louis çiçek hastalığından ölünce, kocası XVI. Louis ile beraber Fransa tahtına geçtiler. Piyangodan çıkan kraliçeliği halk tarafından kabullenmedi ve ona hep Avusturyalı kadın dediler. 

Genç yaşta oturduğu Fransız Kraliyet tahtının verdiği güçle, paranın gerçek değerini bilmeyen bu kadın yeni kıyafetler, pahalı mücevherler alıyor ve bulduğu her fırsatta kumar oynayarak zenginliğin tadına sonuna kadar bakıyordu. Hatta yirminci doğum gününde üç gün üç gece süren kumar partisi vererek sarayı kumarhaneye çevirdiği biliniyor. Zaten halk içinde kabullenilmeyen bu kadın elde ettiği güçle yakın dost ve arkadaşlarını yüksek makamlara getiriyor, iyiden iyiye antipati topluyordu.

14 Temmuz 1789’da dünyanın geleceğini yeniden şekillendiren ayaklanmanın ateşi yakıldığında Avusturyalı kadın ne olduğunun farkına bile varmadan, kraliyet ailesinin sembolü olan Bastil Hapishanesi isyancılar tarafından ele geçirilmiş, hapishane müdürü ve aşırı sağcı iki politikacı linç edilerek öldürülmüştü. Kral XVI. Louis ve karısı olanları duyduğunda “Bu bir isyan mı?” diye sorduklarında aldıkları cevap “Hayır efendim. Bu bir devrim.” olmuştur.

21 Haziran 1791’de Avusturya’ya kaçmaya çalışan devrik kral ve kraliçe Varennes köyünde ele geçirildi. Sonunda XVI. Louis vatana ihanetten giyotinle başı kesilerek idam edilince Avusturyalı kadında çocuklarından ilk kez ayrılıp hücreye konuldu. Devrim mahkemelerinde devletin parasını Fransa’nın iç ve dış düşmanlarına dağıtmakla suçlandı. Devlete sadakatla hizmet ettiğini savunsa da, devrimciler tarafından çok hakarete uğradı.  Hatta her gün yattığı hücrenin penceresinin önüne getirilen öz oğluna “Kahrolsun kraliyet, yaşasın cumhuriyet” diye bağırtılarak manevi işkence gördü. Uzun süren mahkemeler sonucunda vatana ihanet suçuyla idama mahkum edildi. 16 Ekim 1793’te Fransa’nın başkenti Paris’te Concorde meydanında henüz 38 yaşındayken giyotinle idam edildi.

Dünya tarihinde adı anıldığında “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” sözüyle akla gelen Marie Anoinette, genç yaşta elde ettiği güç ve paranın esiri olmuş ve bu sebeple de idam edilmişti. 

Özetle insanlık tarihi ibretlik hayat hikayeleriyle doludur. Genel yada yerel yönetime aday olan herkes bilmeli ki, talip olunan makam henüz oturmamış karakterlerin elinde çok kolay bir şekilde felakete dönüşebiliyor. Hizmet değilde, güç tamahı ile heves edilen bu makamlar, eninde sonunda sahibini sarhoş edip felaketine yol açıyor. Hizmet anlayışından uzak, sadece güç için bu yola çıkanlara tavsiyem şudur;
“Siz başkalarının feleketlerinden ibret alın ki, başkaları sizin felaketinizden ibret almasın.”

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
Nazilli Belediyesi Tanıtım
yukarı çık