KURUÇEŞME

Son dakika haberleri- Aydın'ın haber sitesi SES Gazetesi'nde


  • 06 Ocak 2018, Cumartesi 10:41
HikmetÂDEM

Hikmet ÂDEM

KUR’AN VE SÜNNETTE MÜNAFIĞIN HASLETLERİ

Münafık, İslâm toplumunda -çeşitli sebeplerden ve menfaati icabı- kendini müslüman göstererek Allah'a, Rasûlüne ve mü'minlere düşmanlığını gizleyen kimsedir. "Nifak, kalbte olursa küfür, amelde olursa suçtur."Bu bakımdan, münafıklardaki nifak hâli îtikâdî ve amelî olarak iki grupta toplanır:

1)- İtikâtta Nifak

Kur'an-ı Kerim'de karakterize edilen, dünyada iken müslüman muamelesi görüp, âhirette kâfirlerden daha kötü muameleye tâbî tutulmasına sebep olacak olan nifak halidir. (Nisâ, 145)Böyle bir nifaka, Elmalılı Merhum:  "Akîdenin hilafına îmanda mürâîliktir" der. ( VI, 4997)

Kur'an-ı Kerim insanları mü'min, kâfir, münâfık olmak üzere üç grupta toplar (Bakara, 1-20) ve insanların en kötüsü ve ikiyüzlü olanı şeklinde tarif edilen münafıkların şu özelliklerinden söz eder:

a)İslâm toplumu içinde Bozguncudurlar

 "Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiğinde; "biz ıslah edicileriz" derler", Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir, lâkin anlamazlar (Bakara, 11-12)

b) Normal Müslüman gibi inanmadıkları gibi inananlarla alay ederler

*"Müslümanların inandıkları gibi inanın, denilince; "biz de o beyinsizlerin inandığı gibi mi inanacağız?" diye itiraz ederler. İnananlarla yan yana gelince de; "sizinle beraberiz" derler. Fakat reisleri ve şeytanlarıyla baş başa kalınca; "biz onları aldattık" diye alay ederler" (Bakara, 13-15).

c) İnanmadıkları halde Allahı ve mü’minleri aldatmaya kalkarlar

İnsanlardan öyleleri de vardır ki, inanmadıkları halde "Allah'a ve âhiret gününe inandık" derler. Onlar (kendi akıllarınca) güya Allah'ı ve müminleri aldatırlar. Halbuki onlar ancak kendilerini aldatırlar ve bunun farkında değillerdir. (Bakara, 8-9)

d)-İman ile küfür arasında bocalarlar

Onlar küfür ile iman arasında bocalayıp dururlar. Ne bunlara (mü’minlere) ne de şunlara (kâfirlere) bağlanırlar. Allah, kimi saptırırsa ona asla bir çıkar yol bulamazsın.(Nisa,143)

e)-Kendileri gitmedikleri gibi İnsanları Allah yolundan döndürmek için yalan yere yemin ederler.

Allah’ın resulünün çağrısına uymayarak seferden geri kalanlar yerlerinden ayrılmamış olmaktan dolayı sevinç duydular; canlarıyla mallarıyla Allah yolunda savaşmak istemediler, üstelik "Bu sıcakta sefere çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennem ateşi çok daha sıcaktır" anlayabilselerdi! (Tevbe, 81)

f)Menfaatlerine göre şekil alırlar, dönektirler

Münafıklar, sizinle ilgili olup bitenleri çok yakından izler ve devamlı olarak havayı yoklarlar: Şayet Allah size bir zafer lûtfederse, “Biz de sizinle beraber değil miydik?” derler. Eğer karşınızdaki kâfirlere zaferden bir pay düşecek olsa, bu defa onlara, “Biz, (mü’minlere katılmamak ve onları içten vurmak suretiyle) size yardım edip bu zaferde daha önemli bir pay sahibi olmadık mı, sizi mü’minlere karşı korumadık mı?” derler. Allah, Kıyamet Günü sizinle onlar arasında hükmünü verecektir. Allah, kâfirlere mü’minler aleyhinde asla yol vermez. (Nisâ, 141)

Hulasa

*Münafıklar bir taraftan da maddî kazanç sağlamak için ahlâk dışı davranışlara başvururlar. (Nûr, 33)

*Münafıklar Allah'ı unutup cimrilik yaparak ellerini yumarlar. (Tevbe, 67)

*Bir belâya uğrayıp sıkışınca hemen fitneye düşerler. (Ankebût, 10)

*Felâketin dönüp kendilerine çarpmasından korkarak aralarında fısıldaşırlar. (Mâide, 52, 53)

*Olayların akışı münafıkların lehine ise, itaatla koşa koşa Peygamber'in yanına gelirler. (Nûr, 49)

*"Allah'a, Peygamber'e inandık, itaat ettik" diyen münafıklar (Nûr, 47; Münafıkûn, 1); diğer taraftan Hz. Peygamber'e isyanı ve düşmanlığı fısıldaşırlar (Mücâdele, 9-10).

*Onlar aynen şeytanlara benzerler. (Haşr, 16); Zira tabiatları gereği Allah'a ve Peygamber'e muhalefet üzeredirler (Mücadele, 20); fakat kalblerindeki gizlediklerini ortaya çıkaran âyetlerin inmesinden de çok korkarlar. (İnfitâr, 4-5; Tevbe, 64)

*Kötü sözlerin müslümanlar arasında yayılmasını isterler, kötülük yapınca sevinirler; (Nûr, 19); *Yapmadıkları şeylerle övünmekten hoşlanırlar (Âli İmrân, 188);

 *İslâm toplumu içinde yalan-yanlış uydurma haber yayarlar (Ahzâb, 60-61);

*Cihada çıkacaklarına yemin ettikleri halde iş fiiliyata dökülünce kaçarlar. (Nûr, 63) Çünkü düşman korkusundan baygınlığa düşerler (Münâfıkûn, 19); böyle bir ortamda kaçacak delik ararlar. (Tevbe, 57)

*Savaşta şehid düşen olursa; "Allah lutfetti de iyi ki savaşta bulunmadım" diyen münafıklar, eğer ganîmet bölüşülecekse, "ah keşke ben de şu ganîmete erseydim" diye iç geçirirler. (A'râf, 72, 73)

2. Amelî Nifak

Bazı tutum ve davranışlarıyla itikadî nifaka kısmî bir benzeyiş içinde bulunmakla beraber inançlarında açık bir nifakın söz konusu olmadığı müslüman kişilerin hal-i pür melalidir. Hadislerde geçen münafık türü amelî (ahlâkî) yönden olan nifakı vurgulamaktadır. Meselâ: "Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, vadettiğinde vaadinden döner, kendisine bir şey emanet edildiğinde emanete hıyanet eder" (Tirmîzî, Îman, 14) hadisi ve benzerleri, îtikâdî nifaka yaklaşılmaması için alınan tedbirler ve tenbihler mahiyetindeki emirlerdir. Zîra, amelî nifak çoğalınca ileride müslümanın îtikâdî nifaka yaklaşma tehlikesi doğabilir.

Onların amel ve ibadetlere karşı tavırları açıkça şöyle ifade edilmektedir:

*“ Münafıklar Allah’a oyun etmeye kalkışıyorlar. Halbuki Allah onların oyunlarını kendi başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıklarında üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah’ı da pek az hatıra getirirler”. (Nisâ, 142)

*"Münafıklara sabah ve yatsı namazlarından daha ağır gelen namaz yoktur. Halbuki bu iki namazın cemaat sevabını bilselerdi, sürüne sürüne de olsa, onlara gelip hazır olurlardı." (Buhari, Tecrid, II,  283)                                                                                                                                                                 

Hadis-i Şeriflerde münafık alâmetleri

*"Dört şey kimde bulunursa hâlis münafık olur. Kimde bunlardan biri bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendisinde münafıklıktan bir haslet vardır. Bunlar: Kendisine bir şey emanet edildiği zaman hiyanet etmek, söz söylerken yalan söylemek, söz verdiğinde sözünü tutmamak, hasmına karşı haktan ayrılmaktır."(Tecrid-i Sarih, 1, no: 32)

*"Yalan, nifak kapılarından biridir." (Ramuz el-Ehadis, no: 1443)

*"Ümmetim için en korktuğum, güzel konuşmasını bilen ve kalbi gafil olan münafıktır." (Ramuz  1535)

*"Haya ve dikkat imanın iki şubesidir. Bezâ (açık-saçık) ve lüzumundan fazla konuşmak) münafıklığın iki şubesidir." (Tirmizi Terc. 3, no: 2096)

*"Mü'min yiğittir, zekidir, dikkatlidir, itaatlidir, acele etmeyendir, âlimdir, takva sahibidir. Münafık ise, insanları arkalarından çekiştiren ve yüzlerine karşı dil uzatan bir cehennem odunudur. Şüpheli şeylerde durmaz, harama riayet etmez, tıpkı gece odun toplayan kimse gibi, nereden kazandığına, nereye harcadığına ehemmiyet vermez." (Ramuz, 2860)

*"Mü'min rüzgârdan etkilenen ekin gibidir; devamlı belâ içinde olur. Münafık ise, kesilinceye kadar etkilenmeyen çınar ağacına benzer." (Ramuz: 4817)

*"Kim insanlara, Allah korkusundan daha fazla korku gösterirse, o münafıktır." (Ramuz: 5957)

*"İnsanların en şerlisi, şunlara bir yüzle, diğerlerine başka bir yüzle gelen iki yüzlüler( münafıklar)dir." (Seç. Hadisler, Diyanet Y. 101, 102)

*"Mü'min, günahını üzerine düşüverecek bir dağ gibi görür ve günahtan böylece korkar. Münafık ise, günahını burnunun üzerine konuş uçan bir sinek gibi görür." (Buhari, Deavat, 4)

HÂSIL-I KELAM

Münafıklar hakkında Hz. Allah şöyle uyarmaktadır: "O münafıkların dış görünüşlerine aldanma. Onların liderlerini gördüğün zaman, yakışıklıdır, gövdeleri hoşuna gider. Konuşurlarsa güzel konuşurlar, dinlersin. İşte onlar sıra sıra dizili kereste gibidirler. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar" (Münafıkûn, 1-4).

Binaen aleyh Müslüman, münafıklık özelliklerini bilmeli, bu tür özellikleri taşımaktan şiddetle kaçındığı gibi bunlarla  dostuk kurmamalıdır. Yoksa zamanla onun davranışlarından (huyundan ve tüyünden) kapmak kaçınılmazdır. Zira insanı münafıklığa sevkeden şey dünyevî menfaatler ve şeytanî telkinlerdir.

  1. üç buçuk münafığın oyuncağı olmaya devam eden körler ve avanaklar topluluğu değildir. İzzet ve itibarımıza tekrar kavuşabilmek için, bu dâvânın en sinsi ve en tehlikeli düşmanları olan münafıkları tanımak ve onların oyununu bozmak zorundayız. Müslümanların hâlâ birtakım canbazlık ve sahteliklere kanıp şeytanların oyuncağı olmaya dikkatli ve rikkatli olmak mecburiyetleri vardır. Her şeyden evvel müslüman, ferâset sahibidir. Herkesin ve her şeyin yerini en hassas şekilde tayin eden bu manevî sezgi gücüne, yani ferâset ve basirete erdirecek Kur'an'a sarılmalıyız. Yeter artık! "Mü'min, bir delikten iki defa ısırılmaz." Nebevi hikmetli sözüne sarılma zamanının uzatmaları da geçmek üzeredir.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Cumhurbaşkanı kim olmalı?

NAMAZ VAKİTLERİ
özge
yukarı çık