Nazilli Belediyesi Hangar Cafe
Sol Sabit
  • 05.01.2017
Davut TÜRKKAN

Davut TÜRKKAN

İNSANLIK NEREYE GİDİYOR?

 

                Geçen hafta 2016 yılının insanlık adına çekilmiş acı fotoğraflarından olan tabloyu ortaya koymaya çalıştık. Tabloda iç açıcı fotoğraflar yoktu maalesef. Acı vardı, hüzün vardı, gözyaşı vardı. Dileğimiz 2017’nin sonunda ortaya çıkacak tabloda sevgi, mutluluk, huzur ve barışın olduğu fotoğrafların yer almasıydı.

                2017’nin daha ilk saatlerinde, 2017’nin insanlık tablosuna gönül rahatlığıyla ekleyebileceğimiz bir fotoğraf çekilemedi maalesef. Masum insanlar üzerine, içinde hainliğin, ihanetin, kindarlığın kol gezdiği, insan görünümlü  …  tarafından, acımadan,  canice, vahşice ateş açıldı. Son rakamlara göre 39 kişi hayatını kaybetti. Onlarca kişi de yaralı.

                Dünya üzerindeki hiçbir sistem, hiçbir inanç, hiçbir anlayış yok yere canına kıyılmasına müsaade etmez. Velev ki bu Müslüman bir ülkede  bir eğlence mekanında eğleniyor olsa bile. İnsanların günlük yaşayışları ile alakalı olarak inancımız gereği ahirette mükafat mı, ceza mı alacağının kararı yüce yaradana ait bir durumdur.

                Bir takım çevrelerin, sözüm ona aydınların insanlık dışı olan bu olayı, insanlığın kurtuluş reçetesi olan İslam’a, İslam’ın inanç sistemine mal etme çabaları anlamsız ve maksatlıdır.

                Bu olayı ülkemizin çevresindeki olaylardan bağımsız düşünmek elbette mümkün değil. Bunu anlamak için uzman olmaya gerek yok. Ülkemizin coğrafi konumunu, içinde bulunduğu şartları, yanında veya karşısında olan ülkeleri hesaba katmadan bu olayı değerlendirirsek yanılırız.

                Bundan 100 yıl öncesine göre insanlığın, gelişme, değişme, büyüme, rahat, huzurlu, müreffeh bir yaşama kavuşma adına ilerleme kaydettiğini her fırsatta dile getiriyoruz. Çevremize, yaşadığımız şehre, binalara, kaldırım taşlarına, teknolojiye baktığımızda bunun gerçekten doğru olduğuna inanabiliriz. İnanmalıyız da.

                Sanayide, teknolojide insanlık adına kayda değer bir ilerleme kaydederken insanlığın, insanlık adına ilerleme kaydettiğini söylemek zor geliyor bana. Neden mi? Çünkü: Türkiye’deki, Suriye’deki, Ortadoğu’daki, Afrika’daki,  insanlığın yok sayıldığı fiillerin hepsinin altında gelişmiş ülkeler var. Nerede kan var, gözyaşı var, yokluk var, sefalet var, altında gelişmiş ülkeler var. Güya gelişmiş ülkeler, oralara huzuru, adaleti, refahı götürecekler. Bu söylemden öte geçen bir durum değil. Hatta düşünce aşamasına bile gelmiş değil.

                Yunus Emre;     

İlim ilim bilmektir. İlim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsin. Ya nice okumaktır” Diyor.

                    İnsanlığa zulüm olarak, kan olarak, gözyaşı olarak geri dönen / dönecek ilim varsın olmasın.

                      Güçsüzün elinden alıp, sofrasından çalıp, bizim olacak lokma varsın olmasın.

       Gelmiş olduğum nokta beni, insanlıktan çıkarıyorsa bu gelişme varsın olmasın.

                      Gelişirken, yukarıya tırmanırken tutunduğum eller kanlı olacaksa varsın olmasın.

 

                Kendisi için düşündüğünü, mümin kardeşi için düşünmeyen, kardeşi açken kendisi tok yatamayan, veren elin alan elden üstün olduğunu bilen, bir canı katletmenin (inancın sınırları dışında) bütün insanlığı katletmek olduğunu bilen insanlara ne oldu da, öldürmek, sofrasından ekmeğini almak, sefalete sürüklemek normal bir davranış haline geldi?

NERDE HATA YAPILDI DA İNSANLIK, İNSANLIĞINI KAYBETTİ?

Güzel günler sizlerin olsun…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.