KURUÇEŞME

Son dakika haberleri- Aydın'ın haber sitesi SES Gazetesi'nde

  • Dolar 4.6942
  • Euro 5.4861
  • GR ALTIN 191.17
  • ÇEYREK 311.76

Pamuğun bugünü ve geleceği

Emek Yaşar Karakulak'ın pamuk ile ilgili yazı dizisi başlıyor.

Pamuğun bugünü ve geleceği
  • 23 Şubat 2018, Cuma 11:01

Tarımda kuraklığın yaşandığı 2007 yılıydı. Büyük Menderes'in bazı bölümleri tamamen kurumuş, pamukta sulama gerektiği gibi yapılamamış, barajlardan Söke Ovası'na bırakılan sulama suyunun yetersiz olduğuna dikkat çekmek isteyen üreticiler, protestolarını çevre yolunu keserek, gömleklerini yakarak gösteriyordu. Zor yıllardı. Üreticilerin ve sektörün ekonomik olarak kaybettiği, tarla fiyatlarının dip yaptığı, üreticilerin borçlarını ödeyemedikleri için onlarca intiharın yaşandığı o yılları "Allah bize bir daha yaşatmasın" dedirten 2007 yılından sonra, kuraklığın sona erdiği, üreticinin yavaş yavaş toparlanmaya, ekonomik kayıplarının geri almaya başladığı 2010 yılına gelindi. Ben bu yılın adını, 'Pamukta umut yılı' koymuştum. Gerçekten o yıl, pamuk fiyatlarının önceki yıllara göre en yüksek seviyeye çıktığı, bu nedenle pamuk üreticisinin yüzünün güldüğü bir yıl olmuştu. Pamuk üretiminde 2010 yılına benzer 2016-2017 hasat sezonu yaşandı. Tekstilci yakın zamanlarda ilk kez yerli pamuğun tümünü aldı. Pamuk üretmekten memnun olan üretici ekim alanlarını arttırarak, pamuk üretimine olan küskünlüğüne son verdi. Yaklaşık 8 yıl sonra, pamuk üretiminin bu gününü ve geleceğini sektöre sorduk. Aldığımız yanıtlardan, okuduğunuz röportaj ortaya çıktı.
  Pamuğun bugünü ve geleceği konusunda ilk konuğum Söke Ticaret Borsası Başkanı Salih Deniz Günal oldu. Bize pamukla ilgili çok şey anlattı. İşte Salih Deniz Günal Başkan’ın anlattıkları.

  EMEK YAŞAR: Pamuk üretiminde 2017 sezonunu sektörünüz açısından değerlendirir misiniz?
  S. DENİZ GÜNAL: Geçtiğimiz sezon Türkiye genelinde uzun zamandır pamuk ekim alanlarının bir miktar arttığı bir dönemdi. O anlamda genelde pamuk üretiminde çevre il ve ilçelerimiz üretim artışı gözledik. Bununla beraber çevremizde maalesef verim düşüklükleriyle karşılaştık. Ama fiyatların yükselen trentte olması, özellikle malını satmayıp bekleten çiftçilerimizde, o açığın bir miktar kapatmasına vesile oldu. Fakat bu artış, bir miktar dünya fiyatlarından yüksekliğinden olduğu gibi, bir miktar da dövizin TL karşısında değer kazanmasından kaynaklandı. Bu nedenle, 'Bütün kar çiftçinin yanına kaldı' diyemeyiz. Çünkü bu durum, aynı zamanda üründe maliyet artışına da sebep oldu. Aslında çiftçi açısından tatminkar bir yıl oldu diyebiliriz. Çırçırcılar açısından da öyle. Bölgemizde bir miktar çırçırcı fazla. Bu nedenle çırçırcılar açısından sektör, rekabet olması nedeniyle bir miktar sıkışık gidiyor. Bir miktar pamuk dışarıdan getirilmesiyle bu açık kapanıyor. Bununla beraber malını stokta bekleten, malını stoklayabilen çırçırcılar açısından da iyi bir sezon geçti diyebiliriz.

  E.Y: Pamukta makinalı hasadın öncesini ve sonrasını, varsa sorunlarını değerlendirir misiniz?                                    
  S.D.G: Bir kere kontaminasyon açısından çok ciddi olumlu şeyler oldu. Artık eskisi gibi insan kaynaklı yabancı madde pamuğun içine girmiyor. Makina parçası, yağ gibi ufak tefek şeyler olabilir ama, bunlar bugüne kadar hiç şikayet almadığımız şeyler. Ancak muhtelif araştırmalar bu tarz şeylerin olabileceğini gösteriyor. Bu durum Türk pamuğunun tekstilci tarafından kullanılabilirliğini artırdı. Daha güvenle yaklaşıyorlar. Diğer taraftan tarla üretimi açısından inanılmaz derecede maliyet düşüklüğüne, bu işin sürdürülebilirliğine katkı sağladı. Elle toplanan pamuğa göre, rutubetli ve çepelli pamuğu işleme konusunda fabrikaların altyapı eksiği vardı. Temizleme grupları 2005 ile 2010 yılları arasında hemen hemen tüm fabrikalarda tamamladı. Makina pamuğu el ile toplanan pamuğa göre çok dayanıklı bir pamuk değil. İçinde barındırdığı rutubetten dolayı bunların daha süratli işlenmesi gerekiyordu. Eski fabrikalar kapasite artırdı, teknolojisi eski olanlar teknolojilerini yenileme yoluna gitti. Yeni fabrikalar açıldı. Bu sayede bölgemiz çırçırcılık anlamında Türkiye'de en iyi noktalardadır  diyebiliriz. Bizim fabrikacımız, buradaki makinacıların da desteğiyle bir fikir birliği yaparak, denemeler AR-GE'ler yaparak, mevcut el pamuğuna uygun fabrikayı, makinalı pamuk işlemeye uygun hale getirdi. Yapılan çalışmalar sonucu iplikçimize gayet kaliteli mal tedarik edebiliyoruz.”
  
  E.Y: Pamuk toplama makinalarına nemölçer olarak bilinen GPS cihazının takılmasının olumlu ve olumsuz yanlarını değerlendirir misiniz?
  S.D.G: Makinalı hasat başladığından beri bizim en büyük derdimiz rutubet. Rutubetli pamuk depoya girdiğinden itibaren çok süratli bir şekilde bozulmaya başlıyor. Hem renk kaybı,  hem elyafta mukavemet kaybı, çürümeler, çekirdeğinde kalite düşmesinden dolayı gıdanın dışına kadar çıkabiliyor. Bu anlamda bununla mücadele edilmesi gerekiyordu. Artık rutubetli pamuğun toplanamayacağı, toplanmaması gerektiği gün gibi aşikar. Bugün odalar ne yapar diye soruluyor. Bu soruya bakarsanız Söke pamuğunun kalitesinin yükseltilmesi ilk hedeflerden bir tanesidir. Bu cihazları uygulayan firma maalesef doğru zamanda doğru miktarda makinaya bu cihazı takamadı. Sonuç vermeyen cihazlar oldu. Diğer taraftan, bu sistem adilane bir sistem, çünkü makinanın bulunduğu yerdeki rutubeti ölçüyor. Siz ovaya belli noktalara sabit olarak serpiştirebilirsiniz. Aldığınız veriyle o  kararı verirsiniz ama o noktada rutubet varsa bunun 500 metre ilerisindeki tarlayı cezalandıramazsınız. Pamuk kendi ağırlığının 21 katı kadar su taşıyabilen bir ürün ve nemden çok etkilenen bir ürün. Bizim malımızı daha kaliteli bir şekilde işleyebilmemiz ve daha kaliteli pazara sunabilmemiz için rutubetli pamuğu bir kere aklımızdan çıkarmamız lazım. Makinalı hasada geçtiğimiz zamandan beri sıkıntımız yok. Ama İzmir Borsasında bakıyorsunuz 43 renk, 53 renk pamuklar çıkıyor. Bu mallar rutubetli toplandığı için, çırçırcı bunu fark edemediği için, deponun köşesinde kaldığı için veya teknik sebeplerle zamanında işleyemediği için, bazen de işletme yönetim hatası olduğu için. Bunları bertaraf edebilmek hepimizin sorumluluğunda.

  E.Y: Ege pamuğu tescillenerek marka haline geldi. Bazı çırçırcıların önümüzdeki sezonda “BEYAZ GARANTİLİ KONTAMİNASYONSUZ PAMUK”satışı için hazırlıklar yaptıkları basına yansıyor. Söke'deki çırçırcılar Beyaz Garantili Kontaminasyonsuz pamuk satışı konusunda hazır mı?
  S.D.G: Altyapı olarak elimizdeki imkanlar olarak hazırız. Kontaminasyon demek, pamuğun içerisinde özellikle naylon gibi maddelerin pamuğun içinde kalması ve bunların iplik safhasına geçerek kumaş safhasına, boyama safhasında da boyanın tutmamasına sebep olmakta, özellikle en büyük sıkıntı bu. Ama kontaminasyon çok geniş bir kavram. İplikçinin en çok korktuğu konu, pamukla aynı renkte olan naylon ip bir şekilde pamuğun içinde kalıyor. Yüzlerce metre kumaş içerisinde belirli miktar boya tutmadığı zaman o kumaş kalitesiz hale geliyor. O safhaya kadar verilen bütün emek çöpe gitmiş oluyor. Bunun için tarladan itibaren pamuğun içerisine özellikle naylon ipler olmak üzere başka yabancı maddenin karışmaması gerekiyor. Biz zaten bu konuyu önemli ölçüde çözmüşüz. Bizim bu saatten sonra garanti verebilme kabiliyetimiz çok yüksek. Diyeceksiniz ki, benim malımda kontaminasyon çıkarsa  sizden bütün pamuğumu geri almayı taahhüt ediyorum, veya şu kadar tazminat ödemeyi kabul ediyorum. Bu garanti, iplikçi için önemli bir etken olur. Bunu başarabilirsek Türkiye'de bu durum belki de en hayırlı işlerden biri olacaktır. Model olacaktır. Diğer bölgeler de burayı takip edecektir. Tıpkı GPS'de olduğu gibi. Bakıyoruz dışarıdan gelen pamuklara, bizim kadar iyi olmadığı halde bizden daha iyi fiyatlara sattığı dönemler oluyor. Konjonktür önemlidir ama sizin elinizdeki mal ne kadar sağlamsa, sizin peşinde dolaşan alıcı da o kadar fazladır. Bunu da unutmayacağız.
  
  E.Y: Söke pamuğu kendi piyasasında tercih edilen doğal bir markaydı. Ege pamuğunun bir marka olarak tescillenmesi, Söke pamuğunun tercih edilirliğini etkiler mi? Söke Pamuğunun markalaşma ihtiyacı var mı?
  S.D.G: Var tabi. Biz Söke pamuğu olarak bir markayız. İnsanlar Söke'de ne pamuk çıktığını biliyor, bunu tüketenler biliyor. İplik fabrikaları Söke'den mal aldığı zaman yaklaşık olarak hangi kalitede alacağının farkında. Biz bu kaliteyi biraz daha standart hale getirebiliriz. Sapmaların dışına çıkarmadan olabilir. Şimdi Türkiye'de gelişen yeni bir kavram var, coğrafi işaret. Coğrafi işaret konusunda Söke pamuğunu yapalım mı, yapmayalım mı değerlendirmelerimiz devam ediyor.
  
  E.Y:
Pamuk satışında emanet sistemi ve lisanslı depoculuk hakkında ne düşünüyorsunuz?
  S.D.G: Tarladan çıkan mal eskisi gibi stoklanamıyor diye bahsetmiştik. Çiftçi bunu hiç stoklayamıyor, döküyor pamuğu. Dökülen pamuğun yüklemesi ve boşaltması büyük eziyet. Aynı zamanda dayanan pamuk değil. Bunu bir şekilde çırçırcıya teslim etmesi lazım, o malın çırçırlanması lazım. Bölgede yeteri kadar rekabet olduğu için önceden döktüğü malın pazarlığını yaparak istediği şartlarda çırçırcıya teslim ediyor ve istediği zaman fiyatı takip edip, istediği zaman fiyatlandırmasını yapıp parasını alabiliyor. Artı bir maliyeti var, riski var. Diğer taraftan çırçırcının iplikçiye emanet vermesi, iplikçiyi İzmir Ticaret Borsasına gelmekten uzaklaştırıyor. İzmir'deki alıcı rekabetini azaltıyor ve bu bizim aleyhimize gelişen bir durum. Bundan memnun değiliz. Olmamasını arzu ediyoruz. Fakat bu işin bir yasağı da yok. lisanslı depoculuk bunu çözdü. Bir kere malınız sigortalanıyor. Malınıza bir şey olmayacağı konusunda bir garantiniz var. Fire konusunda fire derdi yok. Diğer taraftan o malın bedelinin yüzde 70 kadar bankalardan kredi çekebiliyorsunuz. Kredi ihtiyacınız var ise, malınızı da ucuza satmak istemiyorsanız, direk kredi imkanınız var. Bu gerçekten inanılmaz güzel bir şey. Burada Barış Kocagöz'ün büyük emeği var. Kendisine buradan saygıyla teşekkür ediyorum. İzmir Ticaret Odası bu işe zamanında sembolik giren kurumumuzdu. Fakat misyonunu tamamladıklarını düşündüler, hisselerini devretmek istediler. Biz Söke Ticaret Borsası olarak onların hisselerini devraldık. Lisanslı depoculuğun gelişmesi için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Önceki yönetimde deponun Söke'ye yapılması ile ilgili bir çalışma olmuştu. Arazi durumu ile ilgili bazı durumlar aşılamadı. O yüzden olmadı. Ben bu işe başladığımdan bu yana bir balya bile emanet pamuk göndermedim. Bu bir yönetim şeklidir, benim yönetimimde de böyle bir şekil yok. (DEVAMI YARIN)


 

HABERE AİT RESİMLER

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
sanalbasin.com üyesidir
ANKET

Cumhurbaşkanı kim olmalı?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 34 24 3 7 42 75
2 Fenerbahçe 34 21 9 4 42 72
3 İstanbul Başakşehir 34 22 6 6 28 72
4 Beşiktaş 34 21 8 5 39 71
5 Trabzonspor 34 15 10 9 12 55
6 Göztepe 34 13 10 11 -1 49
7 Demir Grup Sivasspor 34 14 7 13 -8 49
8 Kasımpaşa 34 13 7 14 -1 46
9 Kayserispor 34 12 8 14 -11 44
10 Yeni Malatyaspor 34 11 10 13 -7 43
11 Akhisarspor 34 11 9 14 -9 42
12 Aytemiz Alanyaspor 34 11 7 16 -4 40
13 Bursaspor 34 11 6 17 -5 39
14 Antalyaspor 34 10 8 16 -19 38
15 Atiker Konyaspor 34 9 9 16 -4 36
16 Osmanlıspor FK 34 8 9 17 -11 33
17 Gençlerbirliği 34 8 9 17 -17 33
18 Karabükspor 34 3 3 28 -66 12
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Çaykur Rizespor 34 20 9 5 30 69
2 MKE Ankaragücü 34 18 9 7 21 63
3 Boluspor 34 18 6 10 23 60
4 Ümraniyespor 34 17 8 9 14 59
5 Erzurum BB 34 14 11 9 12 53
6 Gazisehir Gaziantep FK 34 15 8 11 19 53
7 Altınordu 34 15 8 11 10 53
8 Balıkesirspor 34 16 7 11 10 52
9 İstanbulspor 34 14 8 12 6 50
10 Vartaş Elazığspor 34 13 9 12 9 48
11 Giresunspor 34 13 8 13 6 47
12 Adanaspor 34 12 7 15 -15 43
13 Adana Demirspor 34 11 8 15 -3 41
14 Eskişehirspor 34 12 8 14 7 41
15 Denizlispor 34 10 8 16 -4 38
16 Samsunspor 34 7 15 12 -14 36
17 Manisaspor 34 7 3 24 -49 12
18 Gaziantepspor 34 2 4 28 -82 1
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 34 23 7 4 48 76
2 Menemen Belediyespor 34 22 8 4 42 74
3 Afjet Afyonspor 34 21 7 6 31 70
4 Sivas Belediyespor 34 19 10 5 28 67
5 Keçiörengücü 34 19 7 8 36 64
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 11 7 26 59
7 İnegölspor 34 17 8 9 12 59
8 Sarıyer 34 13 5 16 -1 44
9 Tokatspor 34 11 10 13 -8 43
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 9 14 -3 42
11 Kastamonuspor 34 12 4 18 -3 40
12 Eyüpspor 34 11 6 17 -10 39
13 Tuzlaspor 34 10 8 16 -9 38
14 Bodrumspor 34 10 8 16 -14 38
15 Amed Sportif 34 10 10 14 -4 37
16 Bucaspor 34 10 9 15 -9 36
17 Kocaeli Birlik Spor 34 4 4 26 -48 13
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 1 32 -114 -17
    Takımlar O G B M Av P
1 Altay 34 19 9 6 30 66
2 Bandırmaspor 34 19 7 8 22 64
3 Gümüşhanespor 34 19 7 8 25 64
4 Sanliurfaspor 34 19 6 9 21 63
5 Sakaryaspor 34 17 10 7 15 61
6 Bugsaşspor 34 15 11 8 20 56
7 Hacettepe Spor 34 15 11 8 16 56
8 Konya Anadolu Selçukspor 34 15 10 9 7 55
9 Niğde Belediyespor 34 14 7 13 -1 49
10 Kırklarelispor 34 11 9 14 -9 42
11 Kahramanmaraşspor 34 9 12 13 -14 39
12 Zonguldak Kömürspor 34 9 11 14 -14 38
13 Pendikspor 34 9 10 15 -13 37
14 Fethiyespor 34 8 12 14 -9 36
15 Fatih Karagümrük 34 10 6 18 -16 36
16 Nazilli Belediyespor 34 7 8 19 -24 29
17 Karşıyaka 34 6 9 19 -22 21
18 Silivrispor 34 2 11 21 -34 17
NAMAZ VAKİTLERİ
özge
yukarı çık